Eskişehir’in Alpu ilçesine bağlı Ağapınar mahallesinde su olmasına rağmen mahallenin biraz dışında kalan evlere su gelmiyor. Susuzluğun yaşandığı bölgede 50 kişi yaşıyor. Tam 4 yıldır suya muhtaç bırakılan vatandaşlar, kar kış demeden temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kilometrelerce su taşıyor. Genç yaşlı demeden su dolu kovaların sırtlandığı bölgede bulaşık, çamaşır, banyo gibi insani ihtiyaçlar ise zor karşılanıyor. Küçükbaş hayvanlarının da su ihtiyacını karşılamaya çalışan vatandaşlar, tam anlamıyla yaşam mücadelesi veriyor. Her su damlasının önemli olduğu köyde yaşamaya çalışan vatandaşlar, dört gözle suya kavuşmak istiyor. Temiz su kaynağı olmadığı için susuzluk çeken Afrika ülkelerini akla getiren bu durum çözüme ulaşmayı bekliyor. İlgili kurumlara sorunlarını defalarca anlatmalarına rağmen unutulmaya terk edilen insanlar, yetkililerden yardım bekliyor.

"Çocuklarımız yıkanamıyor her Allah’ın günü su taşıyoruz"
Konuyla ilgili konuşan mağdurlardan Sıddık Akkaya, suya hasret kaldıklarını ifade etti. Akkaya, "4 yıldır su sorunu yaşıyoruz. Mahallede su alamayan 10 hane var. Bizim suyumuz yok. Uzaktan su getiriyoruz. Bizim çektiğimiz çileyi bir biz bir de Allah bilir. Belediyeye gidiyoruz, ‘sen köy sınırları dışındasın’ diyorlar. Bizi hep bu şekilde kandırıyorlar. Biz burada vatandaş olduğumuzu hissetmiyoruz. Su sorunumuz çok büyük. Çocuklarımız yıkanamıyorlar. İleride okul açıldığında öğrenciler yıkanmadan okula gidecekler. Suyu mezarlıktan dolduruyoruz ya da komşulardan alıyoruz. Her Allah’ın günü su taşıyoruz çilemiz böyle bitmeyen bir çile. Bize kapı numarası veren belediye, paramızı alan belediye bize su vermiyor. Ne kadar uğraştıysak da su gelmiyor" diye konuştu.

"Korona virüsten değil susuzluktan korkuyoruz"
Korona virüsün yaşandığı bu günlerde suları olmadığı için temizlikten yana dert yanan Ceylan Akkaya, "4 senedir burada yaşıyorum ve suyumuz yok. Korona virüs var ama temizlik yapamıyoruz. Her yere başvurduk ancak gidebileceğimiz bir yer kalmadı. Biz şu anda çaresiziz. 3 tane çocuğum var. Su getirip götürmek büyük dert arabamız da yok. Kara kış çökmüş biz ne yapabiliriz. Her gün su taşımak zorunda kalıyoruz. Su olmadığı için hiçbir şey yapamıyoruz, musluk da çalışmıyor. Çocuğuma bakamıyorum, temizlik yapamıyorum. 3 tane kızım var bilmiyorum artık ne yapacağız. Seneye kızım okula başlayacak ve ne yapacağımı bilmiyorum. Korona virüsten değil susuzluktan korkuyoruz. 2 tane bidonumuz var ona doldurduğumuz sularla idare etmeye çalışıyoruz. Perişan olmuş durumdayız" şeklinde konuştu.