PKK’lı teröristler tarafından 1 Ekim 2011’de Şırnak’taki evinin önünden kaçırılan Uzman Çavuş Kemal Ekinci, 19 ay boyunca Kuzey Irak’ta tutulduktan sonra bırakılmıştı. Ekinci, TSK’nın kurtarma operasyonu sırasında terör örgütünün Gara’da 13 vatandaşı katletmesinin ardından ilk defa basına konuştu. Bir kaymakam adayı ve 6 askerle birlikte alıkonulduğu 19 aylık süreçte yaşadıklarını aktaran Ekinci, terör örgütünün zorla alıkoyduğu kişilere nasıl davrandığını anlattı. Ekinci, teröristlerin esirleri öldürdüğü takdirde devletin üzerine suç atma planını 10 yıl önceden yaptığını ifade etti.

Terör örgütünün silah zoruyla kendilerini devlet aleyhine konuşturmaya çalıştığını belirten Ekinci, örgüt militanlarına “Bizi öldürün” dediklerinde militanların kendilerine “Biz sizi öldürürüz. Sonra devlet uçak gönderip öldürttü deriz" diye cevap verdiğini dile getirdi.

Uzman Çavuş Ekinci teröristler tarafından defalarca öldürülmek istendi
Askeri sınavlarda başarılı olunca 2009’da Şırnak’ta uzman çavuş olarak göreve başlayan Kemal Ekinci, ilk olarak evinin önüne 80 kilo patlayıcı konularak öldürülmeye çalışıldı. Bomba patlamayınca teröristler tarafından evinin önünde infaz edilmek istenen Ekinci, olayı gören bir annenin “Sakın öldürmeyin onu” demesiyle infaz edilmekten kurtuldu. Vatandaşların olayı görmesi üzerine teröristler Ekinci’yi, araca koyarak kaçırdı. Kırsal araziye silah zoruyla çıkarılan Ekinci, ihtiyacını giderme bahanesiyle teröristleri alt ederek kaçtı. Ekinci teröristlerden uzaklaştığı esnada yardım istemek için yaklaştığı çoban kılıklı kişi ise örgütün sözde bölge sorumlusu çıktı. Ekinci’nin sağ bacağını sopayla vurarak çatlatan sözde bölge sorumlusu terörist, Ekinci’yi tekrar teröristlere teslim etti. Sağ bacağı çatlak şekilde 23 gün yürütülen Ekinci, ardından Kuzey Irak’ta bir mağarada tutuldu.

“Teröristler psikolojik baskı yapıyordu”
Kaldıkları mağaranın yerin 300 metre altında olduğunu belirten Ekinci, eskiden su kaynağı olan ardından kuruyan mağaraların teröristler tarafından barınak olarak kullanıldığını söyledi. Askerler şehit olduğu zaman teröristlerin gelip kendilerine psikolojik baskı yaptığını anlatan Ekinci, “Fiziksel olarak baskı ve işkence yok. Örgüt psikolojik savaş verir. Onlar şehit olan askerlerimize ‘Çürük elma’ diyordu. Biz de onlara ‘leş’ diyorduk. Bizi öldürmek istediklerinde de ‘Devlet buraya geldiği an sizi infaz ederiz. Bu olayı da devlete lanse ettiririz’ diyorlardı. Devlet hiçbir zaman kimsenin kötülüğünü istemez ve kimseye zarar vermez. 10 Mart 2013 tarihinde mağaranın içerisinde bir hareketlilik başladı. “Bizi ne yapacaksınız” dediğimizde “Bilmiyoruz” diyorlardı. Anlaşılması zor bir süreçti. Bizi Kuzey Irak’ta Barzani’nin emniyet güçlerine teslim ettiler. Oradan da Habur Sınır Kapısı’na geldik. Habur Sınır Kapısı’ndan da devlet tarafından teslim alındık” dedi.

“Devletin üzerine attıkları çamur er ya da geç kendilerine döndü”
Gara’da şehit edilen 13 vatandaşı en iyi kendilerinin anlayabileceğinin altını çizen Ekinci, damdan düşenin halinden damdan düşenin anlayabileceğini vurguladı. Gara’da tutulan sivillerin yaşadığı acıyı kendisinin de yaşadığını aktaran Ekinci, “Psikolojik olarak sürekli baskı altındaydık. Sürekli sıkıntı içerisindeydik. Ölecek miyim yoksa kalacak mıyım? Bu sorular insanı çok yıpratıyor. 13 arkadaşımızı katlettiler. Onlar bu arkadaşlarımızı katlederken yine her zamanki politikalarını yapmak istediler. İşte ‘Devlet uçağı gönderdi uçakla vurdu. Devlet roket attı. Roketle vurdu’ yalanına sarıldılar. Devlet hiçbir zaman bir vatandaşının saçının kılına zarar gelmesini istemez. Devletin üzerine attıkları çamur er ya da geç kendilerine döndü. Çok şükür o şehitlerin naaşları ailelerine büsbütün olarak teslim edildi. Devlet uçakla roketle vurmuş olsaydı beden bütünlükleri bozulmuş olurdu. İnşallah rabbim o arkadaşlarımıza ve ailelerine yaşatılan o acının yüz bin katını kendilerinden çıkarır” ifadelerini kullandı.

“Silah zoruyla devleti karalatmak istediler”
Mağarada tutulduğu esnada kendi medyalarından bir gazeteci geldiğini sözlerine ekleyen Ekinci, örgütün silah zoruyla devleti karalatmak istediğini ifade etti. Militanların “Devleti karalarsanız telefonla ailelerinizle görüştürürüz” dediğini paylaşan Ekinci, “Ailemizden haber almak istiyorsak kendi kanallarına konuşmamızı röportaj vermemizi istiyorlardı. Siz kimsiniz? Ailem terör örgütünü neden muhatap alsın? Doğmamış bir çocuğu görememek çok zor. Çocuğun emeklediği dönemleri bilemiyorsun. Yani çocuk ne halde ailen ne halde bilemiyorsun. Geldiğimde 2 yaşında bir kız çocuğunu kucağıma aldım. Çocuk ilk zamanlarda soğuk bir şekilde bakıyordu. Ben de ilk başlarda zorlandım. Eşimle ve ailemle buluşmayı anlatamam. Ailem de başta zorlandı. Çünkü 2 yıldır oradaydım. Benim nasıl bir tepki vereceğimi tahmin edemiyorlardı. İlk başlarda baya temkinli yaklaştılar” şeklinde konuştu.

“Ne kadar acı çeksem de terör örgütünden merhamet beklemem”
Örgüt kendini iyi niyetli göstermek için fiziksel baskıda bulunmadığını ifade eden Ekinci, örgütün asla iyi niyetli olmadığını belirtti. Kamerayı açıp karşılarına silahlı terörist oturttuklarını anlatan Ekinci, “Kendi istediklerini konuşmamızı istiyorlardı. Bunu zaten yapmış olsaydım zaten ülkeme dönmemin hiçbir anlamı kalmazdı. İşte hazırladıkları metinde ‘Devlet bize sahip çıkmıyor’ gibi devleti karalama tarzında cümleler vardı. Ancak devlet bizim başımızın tacıdır. Ben ne kadar acı çeksem de terör örgütünden merhamet beklemem. Onların gözünde biz düşmanız onlarda bizim için düşmandır. Benim bacağımda hala hasar var. Çok yürüdüğümde zorlanıyorum. Ben gittiğimde orada bir kaymakam adayı, başçavuş, uzman çavuş ve bir polis arkadaşımız vardı. Sürekli 5’imiz beraberdik. Onun haricinde 3 er vardı ama onlar bizden ayrıydı” dedi.

“Gara’da devletin üzerine çamur atmak istediler”
Örgütün zora girdiğinde kaçıp çamur atma sistemi olduğuna dikkat çeken Ekinci, “Örgüt hiçbir zaman kimseye merhamet etmez. Hiçbir ırkı dini gözetmeksizin merhamet göstermez. Kendi çıkar ve emeli doğrultusunda bu işleri yapar. Devletimizin büyüklüğü her zaman gözler önündedir. Devletimiz oraya gitti. ‘Devlet bunları alırsa biz kötü duruma düşeriz’ diyerekten 13 arkadaşımızı katlettiler. Bunu da bize söyledikleri gibi ‘İşte uçak geldi vurdu. Roket attılar, vurdu öldüler’ deriz şeklinde yaptılar. Bizim devletimiz hiç kimsenin kılına zarar gelmesini istemez. Devletin üzerine çamur atma planı yapıyorlar. Gara’da aynı şey oldu. 13 arkadaşımızı katleden alçaklar yine aynı çamuru atmaya çalıştı” diye konuştu.