Mezhepler tarihi uzmanı olan Şahin, "Osman Erbaş komutanımın ilahiyatçı olduğumu öğrendiğinde ilk sorusu 'namazlarımı rahat kılıyormusun' olmuştu. Türkiye’nin sıkıntılı bir süreçten geçtiği ve askeri vesayetin seçilmiş yöneticiler üzerinde baskı kurmaya çalıştığı, muhtıra, cumhuriyet mitingleri ve Onuncu Yıl Marşı ile farklı projelerin yürütülmeye çalışıldığı o sancılı günlerde Osman Erbaş Paşa’nın nasıl bir vatan sevdalısı, bu memleketin has evladı olduğuna ve İslam’a duyduğu saygıya canlı şahitlik ettim" diye konuştu.
,
Samimi bizden biriydi

Osman Paşa'nın şehadet haberini aldığında büyük üzüntü yaşadığını ifade eden Doç Dr. Hanifi Şahin şunları anlattı:
"2008 yılının Nisan ayında Çorlu 105. Topçu alayında askerlik görevim başladı. Henüz 10-15 gün olmuştu, rütbeleri yeni yeni tanıyordum. Bir gün öğle yemeği esnasında tüm asker yemekhanede yemek yerken olağandışı bir hareketlilik oldu. Önde bir komutan arkasında diğer rütbeliler içeri girdi, masaları dolaştı. Biz de kısa dönem olarak sanırım 100 kişi civarındaydık. Komutanlardan biri yemek yediğim masama oturdu, ben kısa künye için ayağı kalktım ki işaret edip oturttu.
Sonradan Osman Erbaş olduğunu öğrendiğim komutanımla aramızda şöyle bir diyalog geçti:
-Evladım kimsin sen? 
-Hanifi Şahin, Erzurum emret komutanım.
-Askere niye bu kadar geç geldin?
-Doktoramı ancak bitirdim?
-Ne mezunusun?
-İlahiyat fakültesi 
-Namazlarını kılabiliyor musun?
-Evet.
-Nerede?
-Alayın mescidinde.
-Engel çıkaran oluyor mu?
-Hayır komutanım.
-Askere gelmeden önce orduya bakışın nasıldı?
-Tereddüt içindeyim, ne desem... (Çünkü henüz başörtüsü kamuda serbest değil, eşim ve ablam başını askerin verdiği şekle sokarak ancak alaya, yemin törenime girebilmişti. 10. Yıl Marşının sembolik bir aparat olarak mesaj ulaştırmak için olur olmaz yerlerde okunduğu günlerdi.)
-Çekinme evladım, konuş.
-Komutanım, dışarıdayken ordunun din ve dindarlarla mücadele etmeyi kendine vazife addettiğini, namaz kılınmasına müsaade etmedikleri şeklinde bir algı var bende.
-Yazık, ordumuzu halkımıza düzgün anlatamamışız. Benim ailemin sizlerden farkı yok.
- (Belli yapıları kastederek) Bizim mücadelemiz, bunlarla... Yoksa halkımızın inancıyla bir problemimiz yok, yaşayış itibariyle Yozgat’taki ailemin sizinkilerden bir farkı yok, biz bu halkın içinden, sizlerin arasında çıkıp bu işlere talip olmuşuz, hepsi bu.
Afiyet olsun deyip kaktı gitti. Yanımdaki daha tecrübeli askerlere komutanın kim olduğunu sordum.
105. Topçu Alay Komutanı Kıdemli Albay Osman Erbaş dediler. Onu terhisime yakın son kez alay ictimasında görmüştüm, ta ki düne kadar.
İsmini hiç unutmadım, bende uzun süre tanıdığım bir Anadolu insanı intibaı bırakmıştı. Bugün haberlerde ismini ve resmini görünce anladım ki bu komutan benim, bizim komutanımız. Başta komutanımız olmak üzere hep birlikte şehadete yürüyen kahraman vatan evladına rahmet olsun, Rabbim mekânlarını cennet eylesin."