BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.

Süt kâsesindeki gül!..

Menkıbeler
Abdüllatif Uyan
Facebook
Behâeddîn Zekeriyyâ hazretleri “rahmetullahi aleyh” Hindistan velîlerinden olup, kabr-i şerîfi Mültan’dadır.
Henüz çocukken kalbi “ilim öğrenmek” aşkıyla yanıyordu.
Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinden çok istifâde etti.
Bu velîden aldığı “feyizleri” saçtı insanların kalbine.
Hocası, insanları irşat için Mültan'a gönderdi onu.
Ancak oranın halkı istemediler.
"Burada, senin gibi âlimler çok var. Onun için sana ihtiyaç yoktur" mânâsını ifâde etmek düşüncesiyle içi tam dolu bir kâse “süt” gönderdiler kendisine.
Bundaki gizli mânâyı ve ince nükteyi anladı... Kâsenin üzerine bir “gül” koyup iâde etti. Yâni "Biz de o âlimlerin ‘gül'ü olarak buraya geldik" demek istedi.
Onlar bunu gördüler.
Fevkalâde duygulandılar...
“Bu, alelâde bir âlim değil” dediler.
Ve Mültan'daki âlimlerin hepsi, onu büyük bilip “talebesi” oldular seve seve.
● ● ●
Bu zât, bir gün dostlarına;
“Emr-i maruf, yani dîne hizmet etmek kime nasip olursa, çok sevinsin, çok şükretsin” buyurdu.
Dostları;
“Bu iş, çok mu sevaptır efendim?” dediklerinde;
“Elbette... Bir beldede küfre karşı emr-i maruf yapılırsa, Allahü teâlâ o beldenin hak ettiği azâbı tehir eder. Emr-i maruf yapılmayan beldeye ise azâb-ı İlâhî gelir” buyurdu.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
600246 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/abdullatif-uyan/600246.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Reklamı Geç
KAPAT