BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

BAŞARILI İKİ KADINI BİRLEŞTİREN PROJE: Topraktan tabağa

Çalışan, üreten bütün insanlar değerlidir. Ama kadınlar için erkek egemen toplumlarda bunları yapabilmek daha zor ve o yüzden daha önemlidir. Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle ülkesine ve bölgesine değer katan iki kadından bahsetmek istiyorum: Ceyda Bölünmez Çankırı ve Ebru Baybara Demir. Bunların buluşma noktası ise; Topraktan Tabağa Projesi...
Ceyda Bölünmez Çankırı, 5 Eylül 1978 tarihinde Ankara’da doğdu. 1999’da aile şirketinde çalışmaya başladı. 2 çocuk annesi... 26. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisine seçilinceye kadar ailesine zaman ayırabilen bir iş kadınıydı. TBMM idare amirliğine seçilen ilk kadın milletvekili olma unvanı alan Çankırı, Mardin ve Güneydoğu Anadolu’nun bütününde halkın ve bilhassa kadınların üretime katılması, bölge ürünlerinin değer kazanması gibi çok önemli düşünceleri hayata geçirmeye çalışıyor. Çankırı, milletvekillerinin sadece kendi bölgelerini değil tüm Türkiye’yi her anlamda tanıması gereğinden hareketle, her çarşamba 81 ilin mutfağını Meclis’e taşıyor.
Ebru Baybara Demir da, sosyal girişimci, yemek ve mutfak kültürü araştırmacısı ve yazar. 2001 yılında Dünya gazetesi tarafından verilen “Türkiye’nin başarılı İş Kadını Ödülü ile başlayan başarı öyküsü 2017 yılında dünyanın en itibarlı mutfak kültürü yarışması Basque Culinary World Prize’da (Bask Dünya Aşçılık Ödülleri) ‘’Harran Gastronomi Okulu Projesi’’ ile aday gösterilene kadar sürer. Demir tarafından Mardin’de açılan restoran işletmesi Cerciş Murat Konağı, Mardin mutfağının dünyaya açılan yüzü.

İki başarılı kadının kesişme noktası ise Mardin Valisi Mustafa Yaman. Bu konuda şüphesiz  kamu iradesinin desteği çok önemli. Öğrendiğimiz kadarıyla Mustafa Yaman, benzeri birçok projenin arkasında duruyor. Özlenen istenen Vali modeli.
Proje, tam olarak yerel, özel, kamu, sivil birlikteliği. Dünyanın da oldukça dikkatini çeken konu, Mardin’de “Tarladan Tabağa” sloganı çerçevesinde hayat bulmuş. Aktörler Ceyda Bölünmez Çankırı ve Ebru Baybara Demir.
Projenin temelinde ‘‘Gerçek tohum; toprağa bereket, bizlere şifa, çocuklarımıza gelecek demek’’ mottosu var. Ebru Baybora Demir; “Yaşayan Toprak, Yerel Tohum” projesiyle Güneydoğu Anadolu bölgesinde yerel tohumla üretim yapan küçük çiftçileri desteklemeyi hedeflemiş. Amaç yerli tohumlarla üretimi sürdürebilir kılmak, toprağı ve doğayı korumak. Proje, Ceyda Bölünmez Çankırı’nın himayesinde yürütülüyor. İki kadın farklı alanlarda çalışıyor olsalar da ortak noktaları sağlık, iş, aş ve memleket sevdası. Amaçları da üretmek, ülkeye değer katmak.

Ayvalı kavurma böyle olur
Malzemeler:
1 kg kuzu kuşbaşı
1 kg ayva
2 yemek kaşığı tereyağı /sadeyağ
5-6 diş sarımsak
İsteğe göre pul biber
Yeteri kadar tuz.

Kuşbaşı et yıkanır,  üzerine tereyağı ve yeteri kadar tuz eklenir, yüksek ateşte pişirilmeye başlanır. Ateş yüksek olmalıdır ki et hemen kendini çekip suyunu içerisinde muhafaza edebilsin. Bu şekilde etimiz önce mühürlenecek sonra saldığı suyunu çekip eklediğimiz tereyağı da kavruluncaya kadar pişirilecek. Kavrulan ete sarımsak ve pul biber eklenerek iyice kavrulana kadar karıştırılacak. Kavrulduktan sonra üzerini geçmeyecek kadar sıcak su ekleyerek pişirmeye devam ederiz. Bu su, etimizin daha yumuşak olmasını sağlayacaktır. Ardından dört parçaya böldüğümüz ve çekirdeklerini temizlediğimiz ayvalarımızı sırayla etin üzerine dizip tencere kapağını kapatırız. Bir miktar ayva, etin buharı haşlanıp yumuşayana kadar pişirildikten sonra ateşten alınır ve ayvalar ile birlikte servis edilir.

10 kişilik kaburga dolması
Malzemeler:
1 adet kuzu
kaburgası
(sağ taraf) 2,5 kg

Kaburganın içi için;
500 g kuzu kuşbaşı et
1,5 su bardağı pirinç
1 su bardağı soyulmuş badem
1 demet maydanoz
1 tatlı kaşığı toz yenibahar
1 tatlı kaşığı toz karabiber
1 çorba kaşığı toz reyhan
1 yemek kaşığı sadeyağ
Yeteri kadar tuz

Mühürlemek için;
Sıvı yağ
1 kâse yoğurt
2 kaşık domates salçası

Yapılışı:
Kuzu kuşbaşı et  yıkanır ve  tencereye koyulur. Sadeyağ eklenir ve orta ateşte pişmeye bırakılır. Et önce suyunu salacak ve çekecek ve içerisine konulan yağ ile kavrulacak. Bu arada bademler haşlanır, kabukları soyulur. Yağda kavrulur. Et piştikten sonra tencereden alınır ve içerisinde kalan yağa pirinç konulur ve kavrulur. Üzerine bir çay bardağı sıcak su eklenerek yarım pişirilir ve üzerine kavurduğumuz kuzu etini, kavrulmuş bademleri, ince kıydığımız maydanozu, toz yenibahar, toz karabiber ve toz reyhanı koyup karıştırıp soğumaya bırakırız. Kuzu kaburgasının et ile kemik arası, kemik tarafı da delinmeyecek şekilde cep gibi açılır. İç harcı soğuduktan sonra kaburga içi doldurulur, etrafı dikilir. Bir kâse içerisinde yoğurt ve salça iyice karıştırılır. Hazırlanan bu sos dikilen kaburganın her tarafına sürülür. Geniş bir tencerede yağda kızartılarak mühürlenir. Kaburgaya yarısına gelecek kadar kaynar su eklenir ve orta ateşte pişiririz. Dilerseniz hazırlayacağınız şehriyeli bulgur pilavı ile servis edebilirsiniz.

Narlı kurutulmuş domates salatası
Malzemeler:

Kurutulmuş domates sosu  için;
1 çay bardağı dolusu kurutulmuş domates
Yarım çay bardağı nar ekşisi
Yarım çay bardağı zeytinyağı
1 çorba kaşığı isot
1 tatlı kaşığı toz sumak
1 adet limon
Salata için: Roka, maydanoz, 2 adet domates, 2 adet nar

Yapılışı
Sos için kurutulmuş domates ile tüm malzemeyi karıştırıp yarım saat bekletiriz. Sosladığımız kuru domatese roka maydanoz ve kabukları soyulmuş domatesi küp küp keserek ilave ederiz. Üzerine nar tanelerini ekleyerek servis ederiz.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
601128 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/adnan-sahin/601128.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT