BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Nargile ateşi ülkeyi yakıyor

SİGARA ve NARGİLE her ikisi de ÇOK zararlı. İnsanlar sigara yerine daha az zararlı olduğu düşüncesiyle nargile tercih ediyor. Ama nargile içmek her ne kadar daha çok tercih edilse de sigara ile karşılaştırdığında kesinlikle daha zararlı imiş. Nargilede duman, suyun altından çekildiği için su sanki dumanı temizliyor, toksinlerden arındırıyor gibi görülse de nargiledeki su içeren kısımdan dumanı çekip soluduğunuzda akciğerlerinizdeki basınçta bir değişiklik meydana geliyor ve bu sebeple çektiğiniz duman akciğerlerinizin her noktasına daha rahat bir şekilde dağılıyormuş. Uzmanlar diyor ki, nargile kullanımında kişiler fazla oranda KARBONMONOKSİT, KATRAN ve en azından 80 zararlı kimyasal maddeyi de vücutlarına almış oluyorlar. Bunların içinde 27 farklı kanserojen madde olduğu iddiası da var. Nargilenin bu kadar zararlı olmasının altına yatan ise yine araştırmalara göre içerdiği NİKEL, KOBALT VE KURŞUN oranının sigaradan çok daha yüksek olması.
SİGARADA 30-80 ng kurşun bulunurken, NARGİLEDE bu oran 6870 ng. SİGARA DUMANINDA 45-125 ng ARSENİK varken, NARGİLEDE 165 ng imiş. Nargile içerken insanlar güvende olduklarını düşünüyorlar. Şişede duran suyun zamanla renk değiştirmesi insanların zehrin suda kaldığına inanmasına sebep oluyormuş. Tıpkı filtreli sigaradaki durum gibi. Ayrıca nargilede kullanılan tütün genellikle aromalı ve o aromayı tutturabilmek için tütünün içerisine ŞEKER, AROMA gibi birçok kimyasal katkı maddesi ekleniyor. Bu maddeleri yakmak ve dumanını içinize çekmek şüphesiz KANSER için davetiye diyor bu işin bilenleri. Uzmanlara göre nikotin bağımlılığı insan beyninin henüz gelişmeye devam ettiği 18-25 yaşlarda beynin fiziksel, biyolojik ve kimyasal özelliklerinin değişmesine sebep oluyor. Ülkemizde özellikle gençliğin yarısı nargile kullanıyor. Daha çarpıcı olan ise ülkemizde nargile içimi tütün ürünleri yasalarını delmenin bir metodu hâline getirilmiş. Tütünle mücadele konusunda Sayın Cumhurbaşkanı’nın ısrarlı çabaları ile Türkiye ciddi anlamda başarılı olmuş durumda. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bağımlılıkla terör birbirine benzer. Bunlarla etkin mücadelenin yolu, sivrisineklerle uğraşmak, yanında bataklığı kurutmaktır. Bunu başarmamız lazım” sözleriyle hassasiyetini dile getirmiş. Türkiye’de nargile tütünü satışı ve tüketimi izne bağlıdır. Aynı şekilde Türkiye, DUMANSIZ HAVA SAHASI ÇALIŞMALARI kapsamında tütün ve tütün ürünlerine savaş açmış durumda. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu çok değerli mücadelesini nargile konusunu öne çıkararak daha da güçlü bir şekilde devam ettireceğini umuyor ve diliyorum. Çünkü geleneksel ‘tütün ürünü’ ya da ‘meyve içiyoruz’ diye daha az zararlı gösterilerek gençlerin beyinlerine ömür boyu sürecek bağımlılık sokuluyor, yani geleceğimiz yok ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmaları sonucuna göre bir nargile kullanımı ortalama 1,5-2 saat sürmektedir. Bu süreç ise en az 50 ile 100 sigaraya eşdeğer.
Çarpıcı bir tespit ise son beş yıldır mantar gibi biten nargile mekânlarında yemek satılması ve bu mekânların rüküşlüğün zirvede olduğu oryantalist lüks dekorlar içinde giderek çoğalması. Dikkat çekici husus sanki tütün alkolden daha sağlıklı, daha haysiyetli bir şeymiş gibi bu mekânların alkollü mekânlara alternatif olarak görülmesi ve pazar olarak muhafazakâr kesimin seçilmiş olması. Üzücü olan ve dikkat çekici bir başka durum hükümetin bu anlamda mücadelesi hızla sürerken nargilenin muhafazakâr kesimin tercihi gibi görülmesi. Özellikle AK PARTİ Belediyelerine ait sınırlar içinde bu mekânların yoğun açılması buralardaki belediyeler ve diğer kamu personelinin bu konuda zafiyet içinde olduklarının işareti gibi. İstanbul Boğazı’nın her iki yakasının manzarası şahane en güzel noktaları NARGİLECİ mekânları ile dolu. Sanki ALKOLSÜZ, NARGİLESİZ bir mekân olamaz. Ne yazık ki bu durum sadece İstanbul değil Türkiye’nin her noktasına yayılmış durumda. 01.01.2013 tarihinden itibaren kapalı ortamlarda nargile içilmesi Türkiye’de yasaklanmış ama bu yasak sizce dikkate alınıyor mu? Buradan uyuşturucu ve zararlılar ile mücadelede özel çabası olan İçişleri Bakanı Sayın Süleyman SOYLU’ya da sesleniyorum, çünkü son zamanlarda NARGİLE TÜTÜNÜNE esrar ve türevi natürel veya sentetik birçok uyuşturucu da katıldığı yolunda söylentiler çoğalıyor. Farkında olarak veya olmayarak nargile ve sigarayla başlayan süreç, insanlarımızı uyuşturucu müptelası hâline getirebilir. Hatta burada dikkatinizi çekmek isterim ki uyuşturucu satıcıları bu araçlarla sonu çok kötü olacak tuzaklar kurabilirler.
Son tahlilde Türkiye’nin en özel markalarından birkaçı, onlar kendilerini iyi bilirler, NARGİLE mekânlarının bayraktarlığına soyunmuş durumdalar. Yakında isim isim teşhir edeceğim. Para kazanmak adına bu tür markaların bu işlere soyunması açıkçası çok anlaşılır bir durum değil. Muhafazakâr kesimin REINA’sı olarak bilinen malum mekân sahibi ile röportaj yapan bir gazete; NARGİLE konulu söyleşilerinde mekân sahibinin sigara ile en güçlü mücadeleyi veren Cumhurbaşkanı’nın arkadaşı olduğunu ifade ediyor, bu çok ilginç bir ironi. (Gerçek muhafazakâr insanların REINA, SORTİ ya da benzeri kulüp arayışı içinde olduklarına inanmıyorum. Hangi gerçek Müslüman böyle bir özenti içinde olabilir ki!)
Ben avukat değilim ama okumam yazmam var; yiyecek ve içecek mekân adresleri veren siteler artık nargile mekân adreslerini de veriyorlar. Bunun sigara reklamından farkı ne? Reklam yapmış olmuyorlar mı? Ve bu suç değil mi? Türkiye’nin bazı saygın gazeteleri niçin methiye kokan söyleşiler yayınlıyorlar, hatta yetinmiyor en iyi ON NARGİLECİ haberleri yapıyorlar. Bunlar suç değil mi?  Hikâyeden bir menü ama parayı nargileden götür, iyi iş. Herkes bunun farkında. Yakında nargile yanında yenilecek yemekler başlığını görürseniz şaşırmayın sakın. Ama diğer taraftan televizyonda, film içinde, oyuncunun ağzındaki sigara ya da dumanını gizlemeye çalışıyoruz. “Sevsinler sizi!”
TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ ÖNLENMESİNE DAİR KANUN’DA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN
Kanun No. 5.727
Kabul Tarihi: 3/1/2008
4.207 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesine göre yukarıda bu işleri yapanlar suç işlemişler. Çünkü Madde 3 - (Değişik: 3/1/2008-5727/4 md.) (3) TÜTÜN ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN FİRMALARA AİT ARAÇLARDA BU ÜRÜNLERE İLİŞKİN MARKALARIN TANINMASINI SAĞLAYACAK BİR UYGULAMAYA GİDİLEMEZ.
Ne kadar açık değil mi? Alkol ve tütün gibi zararlılar ile mücadele olan sivil toplum kuruluşlarının konusu ise sadece SİGARA ve ALKOL. Konu nargile olunca sessizlik. Bu durumun altında başka şeyler mi aramalıyız? YOKSA NARGİLE EN AZ SİGARA VE ALKOL KADAR TEHLİKELİ DEĞİL Mİ? Söyleyin öğrenelim...

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
606489 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/adnan-sahin/606489.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT