BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Eğer bilgi tat almaksa en büyük kütüphane Anadolu

Birçok ülkenin övündüğü lezzetleri vardır çünkü mutfak ‘yumuşak güçtür’... Oldukça zengin yiyecek kültürüne sahip Türkiye, geçmişte olduğu gibi gelecekte de mutfak konusunda en önemli aktörlerden biri olmaya devam edecektir.

Mutfaklar sadece yemek yenilen yerler değildir; bu yemekleri oluşturan ürünleri, kültürü ve duyguyu anlatan mekânlardır. Anadolu’daki emek ve yemek arasındaki bağlantıyı görebilmenin şüphesiz en açık sahnesidir mutfaklar. Mutfaklar diğer taraftan sevgilerin, hüzünlerin, sosyal ilişkilerin de sıcaklığını yansıtır. Çalışma hayatında İŞİN MUTFAĞI diye bir kavram vardır. Evlerin mutfakları ne kadar güçlü ise bu sokaklara, caddelere, şehirlere, bölgelere hatta ülkelere yansır.  Bakın Fransız adaleti, İspanya tarımı, İtalya enerjisi, Peru eğitimi gibi isimlendirmeler göremezsiniz ama bu saydığım ve saymadığım bütün ülkelerin övündüğü mutfakları vardır, çünkü mutfak
YUMUŞAK GÜÇTÜR. Ünlü siyaset bilimci Joseph Nye “YUMUŞAK GÜÇ” kavramını 1980’li yılların sonlarında kullanmıştır. Günümüzde bütün dünyada siyasi liderler, köşe yazarları ve akademisyenler tarafından sık sık kullanılmaktadır. Yumuşak güç ülkenin kültürünün, siyasi fikirlerinin ve politikalarının cezbediciliğinden kaynaklanır. Oldukça zengin bir kültürel miras ve genetik bio-çeşitliliğinin yanı sıra önemli yiyecek üretim-tüketim zincirlerine de sahip olan Türkiye, geçmişte olduğu gibi gelecekte de mutfak konusundaki en önemli aktörlerden biri olmaya devam edecektir. Eğer bilgi tat almaksa, o zaman TÜRKİYE dünyadaki en büyük kütüphanelerden birisidir. Yemek kültürü; köklü ve geleneksel öğretileri kurallaştırarak aktaran toplumların sahip olduğu en önemli değerlerden biridir. Bu kadim coğrafyada yaşayanlar için hem bir ayrıcalık hem de bir ödevdir yemek ikramı. Ev sahibinin yabancılara karşı cömertliğinin, konukseverliğinin simgesidir. Evlerdeki mutfağın simgesel önemi insanları doyurmanın çok ötesindedir. Kısaca mutfaklar, sadece yemek yenilen yerler değildir. Yaşamış ve yaşayan kültürün önemli belirleyicileri ve şahitleridirler. Elbette bunun farkında olan toplumlar bu farkındalığın olumlu sonuçlarını yaşıyorlar. Burada şehirlerde yaşayan insanlara haksızlık etmemek lazım. Şüphesiz bu anlamda yönlendiren, liderlik edenler yöneticiler olmalıdır. Mahallî bazda düşündüğümüzde Kültür ve Turizm Müdürleri, Belediye Başkanları ve elbette Valiler; tabii ki ülke boyutunda Kültür ve Turizm Bakanları... Kültürel mirasa sahiplenme, bulundukları şehirlerin bütün potansiyelini anlama ve harekete geçirme anlamında şöyle bir düşünüyorum; son kırk yıl için aklıma gelenler Ertuğrul GÜNAY, Atilla KOÇ iki eski Kültür ve Turizm Bakanı, Tokat eski Valisi rahmetli Recep YAZICIOĞLU, Kastamonu eski Valisi Enis YETER, Edirne eski Valisi rahmetli Fahri Yücel, Amasya ve Hatay eski Valisi Celalettin LEKESİZ, daha yakın zamanlar için Mardin Valisi Mustafa YAMAN, belediye başkanı olarak Gaziantep Belediye Başkanı Fatma ŞAHİN... Açıkçası ne yalan söyleyeyim benim bildiğim yönetici rolünde başka isim yok varsa da ben bilmiyorum. Belki de bu makamların kendilerine göre öncelikleri farklıdır. Ama acı olan, yüz yıla giden koskoca Cumhuriyet Türkiye’sinde bir elin parmakları kadar yönetici sayabiliyorum, onların da bir kısmı maalesef artık aramızda değiller. Fakat ülke, turizmde rekora koşuyor. Evet gerçek bu ama bakmayın bundan övünç çıkarmaya çalışanlara, bu başarıda en büyük pay bu coğrafya ve bu coğrafyada yaşayanların bıraktıkları kültür varlıkları. Somut olmayan kültürel mirasın korunması için ortak bir endişenin farkında olan yöneticilerin somut olmayan kültürel mirasın korunması ve yeniden ortaya çıkarılması konusunda önemli rol oynadıkları açık bir gerçektir ve en önemli ihtiyacımız KÜLTÜR VE TURİZM gerçeğinin bir bütün olarak farkında olan yöneticiler. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda da acil tedbirler alması çok ama çok elzem. Herhangi bir probleme çözüm bulmak, üretken olmanın ta kendisidir. El ele verilerek, birbirini tamamlayarak, güç ve hedef birliği yapılarak gerçekleştirilenler ve paylaşılanlar eminiz ki sonunda “TÜRKİYE”yi daha güçlü ve daha görünür kılacaktır.

İFTAR MENÜSÜ
Hurma, Eski Kaşar, Sucuk İçi, Domates, Salatalık
Çorba
Bütün Çorba
Zeytinyağlı
Zeytinyağlı Zahter Salatası
Ana Yemek
Hünkârbeğendi
Tatlı
Sakızlı Karadutlu
Yaz Muhallebisi

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608030 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/adnan-sahin/608030.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT