BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yaşaması dahi zordu ama küllerinden doğdu

Burcu Çetinkaya
Facebook

Öncelikle düne ithafen, bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum. Evlerinden kilometrelerce uzakta başka yüreklerle buluşan, anne, babadan sonra bir çocuğun kalbine o kadar derinden ilk dokunan, geleceğimizi şekillendiren kıymetli öğretmenlerimizin hepsine buradan sevgilerimi yolluyorum. Bu haftaki konuğum, Buket Benar. Serebral palsi ile ilgili bir çekim için spastik engelli çocuklarla bir araya geldiğimde hastanede tedavi süreçlerinden hastanenin bir çalışanı olmaya giden yolculuğu beni derinden etkiledi. Buket Benar, 1987 yılında Bursa’da doğmuş. Doğumda serebral palsi (beyin felci, halk arasında bilinen ismiyle spastik engeli) ile özel bir bebek olarak dünyaya gözlerini açmış. Bir misafirlikte rahatsızlanması sonrası gittikleri doktorda “bebeğiniz zekâ engelli” denmiş. O andan itibaren tedavilere başlanmış. 9 yaşında da Dr. Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi ve Rehabilitasyon merkezinde tedavi olmaya başlamış. Uzun yıllar yatarak ve ayakta tedaviler görmüş. Şu anda ise hastaneyi aradığınızda telefonlara bakan kendisi. Kısaca onun sözleriyle “Dünlerin acısıyla bugünlere tutunan bedensel engelli, serebral palsili (SP) ve küllerinden doğan bir kadının hayatta kalma çabası size umut olsun…”

Bu hastaneden içeriye ilk adım attığınıza bir gün burada çalışacağınız aklınıza gelir miydi?
Aklımın ucundan bile geçmezdi. Bizim kendimize ait bir iş yerimiz var. Oraya buradan çalışanlar gelmişti. Ben de her zaman oraya gidemiyorum çünkü yolları tekerlekli sandalyenin geçişine uygun değil. Tesadüfen oradaydım. Hastanede santraldeki arkadaşın tayininin çıktığını ve birisini aradıklarını öğrendim. Bunu duyup idareyle görüştüm ve işe alındım.
Ne hissettiniz ilk iş gününüzde?
Çok heyecanlıydım ve güzeldi. Aslında bildiğim bir ortamdı. Bu daha rahat etmemi sağladı. Santral çalışanı olarak telefonlara bakıyorum. Gerek idareye gerek de diğer arkadaşlara telefonları yönlendiriyorum.

Ailenizle mi yaşıyorsunuz? Aileniz nasıl karşıladı çalışmanızı?
Ailemle yaşıyorum. Öncesinde de başka kurumlarla çalışma deneyimim vardı. Çok destek oldular.

Kitap yazıyormuşsunuz. Bitti mi?
Kendi hayatımı anlatan bir kitap yazdım. Basım aşamasına geldik. Bütün tecrübelerimi ve yaşanmışlıklarımı yazdığım bir kitap. Bir çok insana da örnek oluyor. Okuyan herkes gözyaşı döküyor. Basıldığında olumlu olacağını düşünüyorum.

Bu hastanede gördüğünüz tedaviler sizi nereden nereye getirdi?
İlk başlarda annemin anlattığı kadarıyla, ‘ellerini hiç kullanamayan, desteksiz oturamayan, bir çok işini yapmakta zorlanan’ bir hasta grubundaymışım. Sadece bu hastane değil duyduğumuz her yere gittik. Çok uzun fizik tedavilerle bu sıkıntıları aştık. Akupunktur, yüzme ve fizik tedavi gibi aklınıza gelen bütün tedavileri aldım.

Türkiye genelinde size olan algıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öncesinde algı olarak çok geri plandaydık. Bizleri “işe yaramaz, bir şey beceremez” gözüyle görüyorlardı. Artık toplumun bakış açısının biraz daha değiştiğini düşünüyorum. Biraz daha yardımseverler.

Çalışmadığınız zamanlarda nelerle ilgilenmeyi seviyorsunuz?
Yen bir hobi edindim. Mozaik taş elmasla ilgileniyorum. Onunla ilgili bir tablo yapıyorum, çok meşakkatli bir tablo ama çok güzel insanın kafasını dağıtıyor. Kişisel gelişim kitapları okumayı severim. Egzersizler ve spor da çok yer tutuyor hayatımda.

Çok ciddi bir fiziksel aşama kaydetmişsiniz, o aşamayı korumak için fiziksel çalışmalara devam etmeniz gerekiyor mu?
Bizim hayatımızda ekmek, su gibi bu fizik tedaviyi almamız gerekiyor. Şu anda haftada 5 gün tedavi alıyorum ama bu hastanın özelliklerine göre değişiyor. İki gün de özel bir fizik tedavi alıyorum. Yani haftanın 7 günü fizik tedavi alıyorum diyebilirim.

Gelecekte kitaptan sonra başka hedefleriniz neler?
Bir kaç gezi turu düzenlemek istiyorum. Çünkü engellilerin gezi anlamında ulaşım açıcısından engelleri aşabildiğini gösterebilmek istiyorum.

SEREBRAL PALSİ NEDİR?
Beyin hasarı sonucu ortaya çıkan, ilerleyici olmayan ancak yaşla birlikte değişebilen, hareketi kısıtlayıcı, kalıcı motor fonksiyon kaybı, duruş ve hareket bozukluğu olarak tanımlanmaktadır. Serebral palsi tedavisinde beyinde oluşmuş hasarı tedavi etmek günümüzde mümkün olmasa da var olan belirti ve bulguları azaltmaya yönelik tedaviler ile çocuğun en üst bağımsızlık düzeyini kazanması hedeflenir.

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
605296 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/burcu-cetinkaya/605296.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT