BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Öcalan'ın avukatlarıyla görüşmesi, S-400, Suriye...

Cem Küçük
Facebook
31 Mart seçimlerinin üzerinden yaklaşık 35 gün sonra, yani 6 Mayıs'ta İmralı'daki Öcalan'a avukatlarıyla görüşme izni verilmişti. Bu görüşmeden sonra Öcalan'ın açlık grevleri ve Suriye'de Türkiye'nin durumuyla ilgili genel açıklamaları olmuştu.
Öcalan ilk görüşmede avukatları aracılığıyla "İçinden geçtiğimiz tarihî süreçte derin bir toplumsal uzlaşmaya ihtiyaç vardır. Sorunların çözümünde her türlü kutuplaşma ve çatışma kültüründen uzak demokratik müzakere yöntemine şiddetle ihtiyaç vardır. Türkiye'nin ve hatta bölgenin sorunlarını başta savaş olmak üzere fiziki şiddet araçları ile değil, yumuşak güçle yani akıl, politik ve kültürel güçle çözebiliriz..." açıklamasında bulunmuştu. 
Suriye ile ilgili olarak da Öcalan şöyle demişti: "İnanıyoruz ki Suriye Demokratik Güçleri kapsamında Suriye'deki sorunların çatışma kültüründen uzak durularak, içinde bulundukları konumun, durumun Suriye'nin bütünlüğü çerçevesinde anayasal güvenceye kavuşturulmuş yerel demokrasi perspektifinde çözüme ulaştırılması amaçlanmalıdır."
Öcalan'ın avukatlarıyla 8 yıl aradan sonra görüşmesi ve yukarıda yazdığım açıklamalarına başta muhalefet hemen bunun İstanbul seçimleriyle ilgili olduğunu iddia etmişti. Sırf seçim için hükûmet böyle bir şey yapıyor olsaydı 31 Mart'tan önce bunu yapardı. Ya da neredeyse kafa kafaya gelen 2017 referandumu, 2018 seçimlerinde gündeme gelirdi.  Kaldı ki İstanbul seçimleri için Öcalan'ın avukatlarıyla görüşmesine izin verildi demek seçmeni de aptal yerine koymak demek. HDP seçmeni hemen gidip oyumuzu değiştiriyoruz demeyecektir. Herkesin oyu bireyseldir.
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de bu görüşmeyle ilgili, "Çözüm süreci diye bir değerlendirme yapılması doğru değil. İstanbul seçimiyle de alakası yok. Mahkeme kararıyla görüşmeye ilişkin hukuki engel kalkmış oldu. Bu çerçevede yapılan bir görüşme, ziyarettir" demişti. Dün de Asrın Hukuk Bürosu'ndan ikinci görüşme yapıldığı haberi geldi. Büro yaptığı açıklamada Öcalan'ın açlık grevi ve açlık grevi eylemlerinin sonlandırılmasını istediğini belirtti. Nitekim dün Leyla Güven de eylemi bitirdiğini açıkladı.
Avukatların yaptığı açıklamada esas üzerinde durulması gereken Suriye'deki gelişmelerle ilgili olanıydı. Öcalan'ın, "İmkân olursa Suriye'nin bütünlüğü içinde Kürt sorunu dâhil Suriye'nin tüm sorunları konusunda pozitif rol oynayacağını söyledi. Kendi düşüncelerinin ve çözüm önerilerinin Suriye'nin sorunlarını çözeceğini, Kürtlerin ve diğer toplulukların temel haklarının anayasal güvenceye alınmasının zorunluluğunu da özellikle vurguladı" ifadesine yer verildi. Aslında Öcalan'ın bir önceki açıklaması da benzer mahiyetteydi.
Peki Öcalan'ın açıklamaları ne anlama geliyor? Ben bunun dış politikayla ilgili olduğunu düşünüyorum. Türkiye dış politikada makas değiştirme arifesinde. Bugüne kadar silahlarını hep Batı'dan alan, dış politikasını NATO'ya göre belirleyen Türkiye, tehdit algılama konseptinde bir değişikliğe gidiyor. Çünkü terör örgütü YPG/PKK'ya ABD'nin verdiği ağır silahlar, Türkiye'nin hassasiyetlerinin giderilmemesi ve sürüncemede bırakılması devletimizi bir karara itti.
S-400 alınması savunma amaçlı ve ABD'ye ağır bir cevap. Amerika da bize bu işten vazgeçmemiz için iki hafta süre vermişti. Bunun bir haftası geçti. Hem en büyük düşmanımıza her türlü ağır silahları ver, hem bizim kaygılarımızı görme hem de bizim başkalarından silah almamıza karşı çık! İşte dış politika ve millî güvenlikte makas değiştirme bu. Madem öyle biz de Ruslardan S-400'ü alırız.
ABD ise bizi ambargoyla tehdit ediyor. Ben bu tehditlerin işe yarayacağını düşünmüyorum. Ufak çaplı ambargo olabilir ama İran'a yaptıklarını NATO üyesi Türkiye'ye yapacaklarını sanmıyorum. Şayet ABD'nin Türkiye'yle yol ayrımı olursa bunun bir zararı olur ama Amerika'ya daha büyük zararı olur. Türkiye'yi kaybetmenin Batı'ya olacak zararlarını en iyi Batı biliyor. Artık 1970'ler, 80'ler, 90'lardaki Türkiye yok.
Çözüm sürecine gelince, o defter 7 Haziran 2015'te kapanmıştı. Adalet Bakanı Gül'ün dediği gibi Öcalan'ın açıklamalarının çözüm süreciyle ilgisi yok. Tamamen Suriye'yle alakalı. Öcalan'ın açıklamaları söz konusu olduğunda ne Suriye Demokratik Güçleri'nin hükmü kalır ne de Kandil'in. İzleyip görelim.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608156 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/cem-kucuk/608156.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT