BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yüzde 5 baraj ve dar bölge sistemi gelirse ne olur?

Fuat Uğur
Facebook
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yeni seçim sistemi için ilk işaretini verdi. Üç seçenek üzerinde konuşuluyor ve bunların arasında “Dar bölge seçim sistemi” öne çıkıyor. Ve tabii barajın da yüzde 5’e çekilmesi gündemde.
2019’a o kadar az vakit kaldı ki yeni seçim sistemi için ekimi beklemenin anlamı yok. Çalışmalara bir an önce başlanmalı.
Tuhaf biçimde hükûmeti dar bölge seçim sisteminden vazgeçirmeye çalışanlar da var. Biri şöyle yazmış:
“Dar bölge sistemi gelirse AK Parti seçmeninin yarısı Erdoğan için oy verse de kalan yarısı beğendiği milletvekillerine oyunu atar. Bu yüzden Erdoğan’ın yargılanma yolu açılabilir.”
Fesuphanallah. Sığlık diz boyu.
Düşünün bu adamlar bir dönem danışmanlık bile yaptı.
Oysa seçimler iki turlu olacak. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile milletvekili seçimleri farklı tarihlerde yapılacak.
Aynen Fransa’daki gibi.
Bakın, Emmanuel Macron ikinci turu 6 Mayıs’ta yapılan seçimlerde oyların yüzde 65,1’ini aldı ve Fransa’nın yeni Cumhurbaşkanı oldu.
Geçen hafta ise milletvekilliği birinci turunda partisi Republique en Marche (Cumhuriyet Yürüyüşü)-REM, yüzde 32 ile en çok oy alan ilk parti oldu. Ama ilk tur sonuçlarına göre Macron’un partisi milletvekillerinin dörtte üçünü kazanıyor. Çünkü sistem öyle işliyor ki faşist Marine le Pen’in partisi Front National’in (Ulusal Cephe) yüzde 13 oya rağmen çıkarabileceği milletvekili sayısı 10 civarında.
 
FRANSA’DAKİ DAR BÖLGE SİSTEMİ NASIL İŞLER?
 
Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılmasından yaklaşık bir ay sonra milletvekilliği seçimleri yapılıyor.
Seçmen yaşı 18. Seçim barajı sıfır.
Katılan partilerden ülke genelinde yüzde 1’in üzerinde oy alan olursa o siyasal partiler yapılan devlet yardımından istifade ediyor.
İki turlu dar bölge sistemi var. Her seçim bölgesi, milletvekili sayısı kadar dar bölgeye ayrılıyor. Diyelim A şehri ve çevresi 10 milletvekilliği çıkarıyor. O vakit 10 dar bölge var demektir. Her parti, her bölgede aday gösterir. İlk turda milletvekili seçilip doğrudan meclise girebilmek için şart şudur:
1-O bölgedeki toplam seçmen sayısının en az yüzde 25’inin seçimlere katılması.
2-Adayın yüzde 50+1 oy alması.
Bu genellikle mümkün olmuyor.
İkinci tura kalmak için gereken şart ise adayın yüzde 12,5’tan fazla oy alması.
İkinci turda ise en çok oyu almak yetiyor o bölgeden milletvekili seçilebilmek için.
Bu arada seçim harcamaları da sınırlanmış durumda. Bunu kontrol eden bir mekanizma var. Zira zengin ve para dağıtan adayların tehlikesi malum.
İşte böyle bir seçim sisteminde ilk turda Macron’un partisi REM yüzde 32 oy alınca bizim basın bile “Macron zafer kazandı” dedi. Neden? Çünkü ilk tur sonuçlarına göre 577 milletvekilli parlamentoda 440 kadar milletvekilliği kazanması bekleniyor.
Ancak Cumhuriyetçiler, Ulusal Cephe ile Jean Luc Melanchon’un sol hareketi iş birliği yaparsa, yani güçlü olanın adaylarının desteklenmesi söz konusu olursa durum Macron için kritik olabilir. Ama bu beş benzemez partinin bir araya gelmelerine imkânsız gözüyle bakılıyor.
Fransa’da ikinci tur yarın yapılacak ve bakalım ilk tur tahminlerini yapanlar ne kadar tutturacak?
Peki, bu sistem Türkiye’de olursa ne olur?
Ana akım partiler arasında en çok oyu alan her zaman kazançlı çıkar.
Seçim barajı yüzde 5 olursa da halk kendisinin daha çok temsil edileceği bir sistem için oy kullanacağını bilir.
 
İŞTE FUAT UĞUR'UN DİĞER YAZISI:
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
597242 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/597242.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT