BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yalnızlık duvarı

Hakkı Arslan
Facebook
Sayın Cumhurbaşkanımız kısa bir süre önce yalnız kaldığından yakınmıştı. Biz takipçileri bunun farkındaydık aslında ama kendisinin bunu bariz hissetmesi üzücü.
 
Bu yalnızlık sıradan bir yalnızlık değil. İş verirken, danışırken, bilgi alırken, her arkanı döndüğünde yalnızsın demektir.
 
Bu yalnızlık aslında yüksek dalkavukluk oranı, çok rant, çok laf, az icraat demektir.
Şikâyetlerin kendisine ulaşmaması, sembolik işlere takılıp gerçek problemleri saklama, her yeri tozpembe gösterme çabaları demektir.
 
Meselâ taşeron işçilere söz verilmişti, -ki en başından beri kanayan yaradır- bu konuda bir gram gelişme olmadığından Sayın Cumhurbaşkanımızın haberi var mıdır acaba?
 
AK Parti'nin ilk zamanlarında çok puan topladığı, lojman, sosyal tesis, lüks makam araçlarından vazgeçilmesi vs. hususlarında 2000 öncesini hatırlatan manzaraların devam ettiğinden...
 
Anadolu'da birçok belediye başkanının "istifa kurtarmayacak" derecede olduğundan, bazılarının "AK Partililikten" çok uzak olduğundan, teşkilatların birçoğundan "ilgisizlik" şikâyetlerinin geldiğinden...
 
Kentsel dönüşüm ve daha birçok belediye işinde rant devrinin eskiyi aratmayacak seviyede olduğu söylentilerinden...
 
Kurumlarda FETÖ'cü listesi hazırlayanların bizzat kendilerinin FETÖ'cü olma ihtimalinden, gerçek FETÖ'cülerden bazılarının dışarıda dolaştığı iddialarından ve FETÖ ile "sıfır ilişkisi" olan, tamamen iftiraya uğramış birçoklarının ise aylardır hapiste olduğundan... (Ki bu konuda yine Sayın Cumhurbaşkanımız "At izi it izine karıştı" demişti.
 
17/25 Aralık ihanetini durduran kahramanların teker teker tasfiye edildiğinden...
Millî Eğitimde Kemalist propaganda baskısının ağır bir şekilde devam ettiğinden...
Ve daha birçok konudan...
 
Açık konuşmak gerekirse ben siyasi havanın çok dışındayım. Sıradan bir vatandaş olarak kulağıma gelenleri, sosyal medyada okuduklarımı yazdım. Genel kanaat, Sayın Cumhurbaşkanımızın çevresine bazı iş bilmezler veya "işini bilenler" tarafından duvar örüldüğü yönünde.
 
Beş vakit namazda duasını eksik etmeyenlerin şikâyet ettiği duvarı, namaz bile kılmayıp kılıyor görünen tipler örüyor. Namazdan örnek vermişken, bu tiplerin en büyük özelliği mezhepsiz bozuk akımların mensupları olmaları.
 
Bizim insanımızın en büyük hazinesi imanıdır, yani doğru iman, Ehl-i Sünnet vel Cemaattir. Ağırlıklı Hanefî ve Şâfiî mezhebi olmak üzere 4 hak mezhepdir.
Dolayısıyla, İmâm-ı Azam Hazretlerine laf eden bozuk tiplerin, mezhepsiz bozuk itikatlı kimselerin kadrolaşması, hatta Sayın Cumhurbaşkanımızın yakınlarına kadar yükselmesi millet nezdinde büyük rahatsızlıklara yol açıyor...
 
Milletin şikâyetlerini ve beklentilerini doğru dürüst Cumhurbaşkanımıza ulaştırmayanlar görevini kötüye kullanmaktan da öte büyük vebal altına giriyorlar.
Ve maalesef 2019'u da tehlikeye atıyorlar.
Şunu da söyleyelim, "muhalefet kanadı" bu sefer 2019 işini sıkı tutuyor, ona göre...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
598985 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/hakki-arslan/598985.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT