BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Aslan yattığı yerden belli olur

Pembe Zamanlar
Halime Gürbüz
Facebook
Ye at, iç at, kullan at... At at nereye kadar?.. Umursamazca ve hunharca kirletiyoruz çevreyi! Senin saniyede etrafa attığın cam şişe 4.000 yıl, plastik 1.000 yıl, plastik tabak 500 yıl, pet şişe 400 yıl, kutu kola vb içecek 10 yılda yok oluyor. Dehşet rakamlar değil mi? En basiti olarak görülen sigara izmaritinin bile doğada yok olma süresi 2 yıl... 
Çevreyi koruma ve daha yaşanılabilir bir dünya hedefiyle dört yıldır Türkiye’nin kıyılarını temizleyen Aras Kargo ile, 2019’un dördüncü kıyı temizliği etkinliğini İzmir Çeşme Deliklikoy’da gerçekleştirdik. Gönüllü çalışanlarının katılımıyla oluşan ‘Doğa Dostu Araslar’ platformu ve TURMEPA (Deniz Temiz Derneği) iş birliğiyle ikinci kez katıldığım etkinlikte Deliklikoy’daydık. Nefis bir manzara, billur bir deniz... Koy biz gelmeden önce belediye tarafından temizlenmiş; “Aaa, hiç çöp yok ki burada mis gibi!” dedik demesine de;
“Gruplar oluşturacaksınız, cam kâğıt metal ve plastiği ayrı ayrı toplayacaksınız” dendi.   
Eldivenler giyildiiii, Başla! Basın mensuplarından oluşan grubumuzun adı '4N çok K’ idi. Başta “İyyk, bu neaağ?!” diye el ucuyla tutsak da çöpleri, sonrasında gerçek temizlik canavarları belirdi! Akşama kadar diş fırçasıyla lamba kafası ovalayan, doğum lekesini bile telleyen, süpürgeyi "gez göz arpacık" tadında kullanan kadınlar vücuda geldi!!
Sahil mi? Başta temiz görünse de ‘Leşşş…’ A be kardeşim hiç mi vicdanınız yok; pet şişeler, bütün kavun, bardaklar, içki şişeleri, elbiseler, poşetler, bebek bezleri. "Ay iğrençssiiiiğn” demeyin diye detaylandırmıyorum ama ‘pes’ diyorum! 
Gruplar arasında da rekabet var, en çok kim toplayacak diye. Bir baktım biri kullanıp bırakılmış metal sandalyeleri sırtlamış gidiyor, ‘off, kim bilir kaç kilo bu?’ diye hayıflandık. Metal yığınlarının altına eğilip dev bir çöpü taşıyan bu azimli karıncaya baktığımızda kimi bulduk? Aras Kargo Genel Müdürü Utku Ayyarkın! Aha bizi geçecekler, yenecekler telaşıyla bir koşturmam var; sonrasını hatırlamıyorum hâkim bey…
Kampçıların çadırlarına bile niyetlendim ama içeride insan vardı içim el vermedi. Bi baktık baraka yapımı için kullanılan ziftli izolasyon malzemeleri! Bu da denize, sahile atılır mı be kardeşim. Zihnimde boyası akıta akıta yazılmış “buraya çöp döken eşektir” yazısı iki elimde dev çöp torbaları, perperişan bu zavallı...     
Hasılıkelam son dakikalarda plastik atağı yapsam da dört kiloluk farkla Arasların grubu birinci oldu, bizim grup ikinci. Suratımda yine seçim kaybetmiş siyasetçi şapşallığı belirdi... Sonuçlara itiraz etsem miydi? Neyse ki; bizim o gün topladığımız denizlere telafisi imkânsız zararlar verecek çöp miktarı 250 kilo idi. (Alkış, konfeti…)
Siz onu bunu bırakın... Evde annelerin, eşlerin, bacıların “Basma oralara yeni sildim!” çığlıklarıyla titremiş, "bulaşık çıkarmayın" ikazıyla yemeden içmeden kesilmiş, "bak o çorapların tüy bırakıyor halılarda!" azarıyla içlenmiş kişileriz… Dünyaya hamamı, sabunu temizliği getirmiş bir milletiz!.. Temizlik imandandır bunu da biliriz… Bu kadar çöp, pislik, duyarsızlık neden ola ki? Şaşkınım inan ki. Çevre bilinci, zehirlenen canlılar, enerji kaybı, kul hakkı, gelecek nesiller, doğa ki umurlarında mı bilmiyorum... Ama yakalarsam daha pis döverim diyorum…
 
Ninem diyor ki; Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
609940 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/halime-gurbuz/609940.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT