BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Tuzla’nın yokuşu

Hikmet Köksal
Facebook
"Başarılı bir iş görüşmesi nasıl olmalı, patronu nasıl ikna edebilirim?" diye soranlara görüşmelerde başkalarını taklit etmemeleri tavsiye edilir. Çünkü neysen osun, taklit edilen kişi ile aradaki mesafe çok kolay fark edilir ve tabii kendini aldatılmış hisseden birisi de muhatabını ciddiye almaz.
Bu kural politika için de geçerlidir. Siyaset geçmişimiz olmadığı gibi davranarak başkalarının sırtından geçinip seçmenden teveccüh bekleyen ama seçmenin itibar etmediği ve umduğunu bulamayan taklit liderlerle doludur.
Kılıçdaroğlu’nda da Bir “Gandhi" takıntısı var. Ne zaman mecliste dara düşse bir tarafından Gandhi’ye tutunuyor. Ama belli ki bu sefer taklit ettiği Gandhi’nin “tuz yürüyüşü” önceden tasarlanmış. Kılıçdaroğlu’nun başlattığı "adalet yürüyüşü"nü “Neden olmasın, Kılıçdaroğlu yeni bir Gandhi olabilir” yorumuyla Hintli Lider’in "tuz yürüyüşü"ne benzeterek “Yaparsın Kemal" diyenler de adamı altmışından sonra yollara sürdüler.
Sahip olmak istedikleri ile eline geçenler arasında büyük farklar oluşanların böyle sapmalar göstermesi tabiidir. Daha yürüyüş, yolun başındayken malum zatlar bu yürüyüşün iktidarı telaşlandırdığı iddiasını dillendirerek mizah konusunu zenginleştirdiler. Bu çok kötü ve ahlaki değil. Kılıçdaroğlu’nun hayal dünyasını besleyerek yollarda perişan olmasının vebaline ortak olacaklar.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Bir dikta rejimi ile karşı karşıyayız. Adaletin olmadığı bir ülkede yaşamak istemiyoruz” açıklaması ile başlayan yürüyüşün arkasında 16 Nisan referandumunda alınan Yüzde 48.60’ı bir arada tutma ve büyütme hevesi yatıyor. Büyük siyasetçi olma hevesini günde 18-20 kilometre yürüyerek Gandhi taklidinde bulacağını zanneden Kemal Bey’i AK Parti'den Burhan Kuzu “Kemal Bey'in yürüyüşü Gandhi’ye benzemez, çünkü hem amaç farklı hem çile farklı. Bizimkinin ayağında Amerikan ayakkabısı var, öteki çıplak” tespitindeki fark keşke ayakkabı ile sınırlı kalsaydı.
12 Mart 1930’da Gandhi ve arkadaşları ünlü "Tuz Yürüyüşü"ne başladığında maksadı, Doğu Hindistan Kumpanyası’nın mirası olan ve yılda 25 milyon pound’luk gelire çöken Britanya’nın tuz tekelini kırmak ve denizden tuz çıkarmak hakkını almaktı.                                                          
Gujarat Eyaleti’nin başkenti Ahmedabad’dan başlayıp Hint Okyanusu kıyısındaki Dandi köyünde biten 388 kilometrelik mesafeyi çıplak ayakla 24 günde kateden 61 yaşındaki Gandhi’nin yürüyüşü çamura karışmış bir topak tuzu avuçlarına alarak tatlı suda yıkayarak ufalamasıyla son bulmuştu. Böylece Tuz Yasası kırıldı ve köylüler deniz kıyılarına akın ederek tuz çıkarmaya başladılar.
Bizdeki “Tuz Yürüyüşü”nün sonu muhtemelen trajik bir şekilde bitmeden sadece cephe resimleri Gandhi’ye benziyor diye "konu mankeni" muamelesi çekilen Kılıçdaroğlu’na birileri Gandhi’ nin “Özgürlük hiçbir zaman her istediğini yapma izni anlamı taşımamıştır” sözünü de hatırlatmalı...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
597259 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/hikmet-koksal/597259.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT