BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?

Noktalar
İsmail Kapan
Facebook
Pakistan’da devrilen bir tankerden benzin almaya çalışan 148 kişi, meydana gelen patlama ve yangında hayatını kaybetti. Adana’da foseptik çukuruna düşen dört kişi kurtarılamadı…
 
Bayram günlerinde herkesin aradığı ve yaşamak istediği hâl, neşe ve sürurdur… Gelgelelim bu neşe ve süruru bayramlarda dahi yakalamak çok zor! İslam dünyasının genel durumu ortada. An itibarıyla neredeyse bütün İslam ülkelerinde gerginlik ve huzursuzluk hüküm sürüyor. Kimisin terör örgütleriyle başı belada, kimisinin etnik, mezhep veya ideoloji kaynaklı iç çatışma veya iç savaşla başı belada… Bir tarafta da geri kalmışlık ve refah seviyesinin düşüklüğü problemleriyle boğuşuyorlar. Fakirlik, eğitimsizlik ve bundan neşet eden diğer sebeplerle, kaliteli bir hayat sürdürebilme şuur ve kapasitesi, pek çok İslam ülkesinde yeterince mevcut değil! Hayat standartlarının gelişmiş dünya ülkelerinin gerisinde kalması, günümüz şartlarında yaptığı olumsuz etkilerin başında insan hayatının yeterince korunamaması geliyor. Doğum sonrası çocuk ölüm oranından tutunuz, kalkınmış memleketler için artık problem olmayan bazı sâri hastalıklardan iş ve trafik kazalarına kadar, pek çok mesele kalkınamamış olmanın ağır faturası olarak karşımıza çıkıyor… Evet, öyle olaylar oluyor ki, maalesef bunu ancak kalkınamamış olmakla izah etme mecburiyeti hissediyorsunuz. İnsan hayatının bu kadar ucuz ve korunaksız olmasını, başka türlü anlatabilmek mümkün değil zira!..
Tam da bayram günü, Pakistan’ın Bahawalpur şehrinde öyle bir facia yaşanıyor ki, yürek parçalayıcı… Devrilen bir tankerden bir bidon benzin alabilmek için kaza yerine hücum eden kalabalığın üstüne öyle korkunç bir kaza patlıyor ki, en az 148 kişi hayatını kaybediyor. Düşünebiliyor musunuz bir anda 148 kişi… Ve maalesef nüfusu 180 milyonu aşan Pakistan’da böyle facialar pek sık yaşanıyor. Bu çapta büyük ve benzer hadiselerin çok sık yaşandığı ülkelerden biri de Nijerya’dır. Dünyanın sayılı petrol ülkelerinden… Ancak bu zenginlik tabana yayılmadığı ve gelir dağılımındaki uçurum sebebiyle, burada da ya petrol borusundan veya devrilen bir tankerden benzin aşırmak için yüzlerce insan canhıraş bir yarışa girer ve çoğu kez buna benzer facialarda can verir… Pakistan’daki faciaya yakılan bir sigaranın yol açtığı söyleniyor. Bu kadar insan öldükten sonra, olayın sebebi artık teferruat bile sayılmaz. Önemli olan neticedir. Lakin hadisenin mahiyetini doğru idrak etmedikten sonra, bu türden faciaların yaşanması da kaçınılmaz oluyor!..
1979 yılında Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgal etmesinden bu yana gün yüzü görmeyen Pakistan, bir de böyle sosyal ve ekonomik facialarla boğuşmak zorunda… Afganistan ise Pakistan’dan en az beş gömlek daha kötü ve çaresiz durumda… Bugünlerde Kolera salgınının kasıp kavurduğu Yemen’de her gün kaç kişi hastalıktan, kaç kişi yaşanan iç savaştaki kurşun ve bombalardan ölüyor acaba? Aynı soruyu Suriye ve Libya için de sorabilirsiniz… Libya’dan, Suriye’den, Afganistan’dan canını kurtarabilmek ve daha güvenli bir hayat sürdürebilmek için her şeyini satıp yollara düşen, bu arada insan tacirlerinin eline düşen, birçoğu Akdeniz’in dalgalarında hayata veda eden insanların hâlini bir düşünün… İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?
Bizim ülkemizde de insan hayatının kıymetinin çok bilinmediği maalesef bir acı gerçek! Bu Ramazan Bayramı’nda, yalnızca iki buçuk günlük trafik zayiatı 44 kişi. Bir de dönüş yolu istatistiği var… Sıcak havaların başlamasıyla birlikte yaşanan boğulma vakaları, her sene onlarca cana mal oluyor. Bir başka istatistiği hakikaten çok merak ediyorum. Acaba son on yılda, kaç vatandaşımız foseptik çukuruna düşerek hayatını kaybetti? Evet, Adana’nın Aladağ ilçesine bağlı meydan yaylasında hamile bir kadın, foseptik çukuru kapağının kırılması sebebiyle içine düşüyor… Onunla birlikte kurtarma yardımına koşan üç kişi daha hayatını kaybediyor. Henüz ana karnındaki bebek de dünyaya gözünü açmadan kapayıveriyor!.. Mahalle muhtarı açıklama yapıyor: Kapak çok ince olduğu için kırılmış… Alınız siz kalite meselesi! Bir de hiç kapağı olmayan üstü açık foseptik çukurları var… Geçmişin haber arşivlerine bakarsanız bu türden pek çok acıklı hikâye bulursunuz!.. Foseptik çukuru veya üstü kapatılmamış inşaat çukuru yahut yol ortasında öylece bırakılmış başka bir çukur. Hepsi ama hepsi insan yutabiliyor ve sevinç yaşamak istediğimiz bayram günlerinde bize bu acıları yaşatıyor. En acı gerçek de bu değil mi?! 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
597355 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/597355.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT