BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Öküz öldü ortaklık bitti mi?!

Noktalar
İsmail Kapan
Facebook
Aslında durum tam olarak öyle değil... Zira söz konusu olan öküz değil, füze. Hem öyle böyle füzeler değil, nükleer başlık taşıyabilen cinsinden ve menzilleri binlerce kilometre. ABD, Rusya, Çin ve Kuzey Kore…
 
 
Yetmiş küsur yıl önce başlayan serüven dün itibarıyla yeni bir safhaya girdi… 1945 yılında, ABD zaten teslim olmak üzere olan Japonya’ya iki adet atom bombası atarken, aslında Sovyetler Birliğine gözdağı vermek istiyordu!.. Çünkü o tarihte nükleer bombaya sahip tek güç olan ABD, mutlak üstünlüğünü böyle vahşiyane biçimde tebarüz ettiriyordu! Ancak çok geçmeden bu mutlak üstünlük sona erdi. Çünkü 1949 yılında SSCB de atom bombasını imal etti. Bundan sonra mukayeseli üstünlük dönemi başladı ve bu üstünlük de taraflar arasında el değiştirip durdu. Amerika ile Sovyetler arasında kıyasıya bir nükleer yarış devam etti. Bir taraftan bu korkunç silahların tesir gücü büyütülürken, diğer taraftan bu bombaları düşman ülkesine ulaştıracak gönderme araçları, yani füzeler üstünde çalışmalar hızla devam etti. Hikâye o kadar uzun ve teferruatlı ki, özetini dahi buraya sığdırmak mümkün değil. Amerika, Sovyetler Birliğine karşı çevreleme politikası çerçevesinde, bazı Avrupa ülkelerine (Bu arada Türkiye’ye de…) nükleer bombalar yerleştirirken, SSCB 1957'de ilk uyduyu (Sputnik), uzaya göndererek bu alandaki ileri konumunu ortaya koydu… Bundan sonraki tırmanma tam bir dehşet dengesi içinde devam etti. İlk büyük füze krizi, 1962’de SSCB’nin; ABD’ye yalnızca 90 mil uzaktaki Küba’ya füze rampası yerleştirme teşebbüsü üzerine baş gösterdi. Ve dünya bir anda nükleer savaş eşiğine geldi…
Evet, bu uzun girizgâhı, ABD Dışişleri Bakanlığının dün Orta Menzilli Füze anlaşmasından resmen çekildiğini açıklaması dolayısıyla yaptık. Bu anlaşma, “İntermediate Range Nuclear Forces (INF) Treaty”, menzili 500 ila 5 bin 500 kilometre olan ve nükleer başlık da taşıyabilen füzelerin yasaklanmasını öngörüyordu… ABD Dışişleri Bakanlığının resmî açıklamasında özetle şöyle denildi: “2000’li yılların ortasından bu yana Rusya uygunsuz füzelerini geliştirdi, üretti ve test etti. Birden çok bölgeye bataryalarını yerleştirdi… ABD bu konuda Rusya’ya ilk çağrıyı 2013’te yaptı. Ancak Rusya altı yıl boyunca bu çağrılara uymayı reddetti. ABD, NATO üyelerinin tam desteği ile Rusya’nın anlaşmayı temelden ihlal ettiğine karar verdi ve anlaşmanın yükümlülüklerini askıya aldı. Son altı ayda bu konuda yeni bir çabayla, ABD karşı tarafa son bir şans verdi. Ancak bu da sonuç getirmedi…” ÖKÜZ ÖLDÜ ORTAKLIK BİTTİ diye karikatürize başlıkla anlatmaya çalıştığımız son durum böyle. Peki, şimdi ne olacak? Rusya, ABD’nin çekilme söylem ve eylemleri karşısında, bir müddet önce bu anlaşmanın hükümsüzlüğüne dair kanun çıkardı ve Putin tarafından da imzalanmıştı. Buna binaen, Rusya Dışişleri Bakanlığı da, INF’ın resmen sona erdiğini açıkladı. 1967’de ilk defa dönemin ABD Başkanı Johnson tarafından teklif olarak ortaya getirilen nükleer silahların sınırlandırılması-azaltılması, yeni silahlar yapılmaması konusu, 1969’da fiilen müzakereye açıldı ve 1972’de SALT I (Strategic Arms Limitation Talks), Moskova’da Brejnev ile Nixon tarafından imzalandı. 1979’da ise SALT II, bu defa Viyana’da Brejnev ile Jimmy Carter arasında imzalandı.
Dün itibarıyla tarihe karışan INF anlaşması ise, 1987 yılında Gorbaçov ile Ronald Reagan arasında imzalanmıştı… 1991 yılında da START I (Strategic Arms Reduction Treaty), SSCB ile ABD arasında imzalanmış ve 1994’te, artık Sovyetler Birliği ortadan kalktığı için ABD ile Rusya arasında hayata geçirilmişti. Yukarıda sorduğumuz soruyu burada tekrarlayalım; Bundan sonrası nasıl olacak? Füzelerin çeşidi ve menşei ha bire artıyor… Kuzey Kore 25-31 Temmuz tarihleri arasında üç tane kısa menzilli füze testi yaptı. Bunlar ve daha uzun menzilli olduğu iddia edilen önceki testlerin her biri, her seferinde Güney Kore ve Japonya’nın hop oturup hop kalkmasına yol açtı. ABD’nin Kuzey Kore’ye yönelik tehditleri ve yıllardır uyguladığı ambargolar da istenilen sonuçları vermiş değil. Bundan daha tehlikelisi Asya-Pasifik Bölgesinde, Çin’in son yıllardaki askerî hamleleri…
Yaygın kanaate göre, bundan sonra şayet INF benzeri bir anlaşma yapılabilirse, bu sadece ADB ile Rusya arasında kalmayacak. Muhakkak surette Çin’in de dâhil edilmesi gerekecek!.. Bu ne kadar mümkün olur ve nasıl temin edilebilir? Hâsılı, 1967’de başlayan sürecin kilometre taşlarından biri olan INF, 32 sene sonra tarihin tozlu raflarına kaldırılmış bulunuyor. Bakalım füze rampalarının çevresinde oluşan korkunç toz-dumanlar, dünya barışını nerelere sürükleyecek?
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
609149 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/609149.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT