BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Dolarizas(son)!

Para
Necmettin Batırel
Facebook
ABD ile Türkiye arasında Papaz Brunson olayı nedeniyle ilişkilerin gerilmesi doları 7,24 TL’ye tırmandırınca Merkez Bankası Eylül 2018 toplantısında faizleri 625 baz puan arttırarak %24’e çıkarmıştı. Enflasyon aylık %6,30 artmış, yıllık bazda %24,52’ye ulaşmıştı. 6 Temmuz 2018’de bireysel yatırımcıların döviz hesabı 113 milyar 372 milyon dolar, tüzel kişilerin döviz hesabı toplamı 104 milyar 288 milyon dolardı. 25 Ekim ile biten haftada yerli yatırımcıların bankalardaki döviz mevduatı 411 milyon dolar artarak 119 milyar 173 milyon dolara, tüzel kişilerin hesabı 55 milyon dolar azalarak 75 milyar 447 milyon dolara geriledi. 15 ayda yerli yatırımcılar 5,8 milyar dolar satın almışlar, ticari döviz hesapları ise 28 milyar 841 milyon dolar azalmış, (şirketler borç ödemiş). Yerli yatırımcıların TL mevduatı aynı dönemde 9,054 milyon TL artarak 1 trilyon 132 milyar TL’ye yükseldi. Böylelikle 18-25 Ekim haftasında yabancı para mevduatı payı %49,7 seviyesine geriledi. 1 ay önce bu rakam %54 düzeyindeydi. TÜFE’deki düşüş ve kurlardaki gevşeme dolayısıyla yükselişten ümidini kesenler TL’ye geçiyor...
Faizler %14’e indirildi, yargı reformu çıkarıldı, yatırımcı güvene alındı, dış ticaret açığı ortadan kalktı, ticaret kanunu değişti, kira kontratları artık TL ile yapılıyor. ihaleler TL üzerinden gerçekleşiyor. Döviz geliri olmayan şirketler dövizle borçlanamıyor? Sağlam siyaset var, jeopolitik gerilim yok. Türkiye sınırlarını güvence altında aldı, füzelerle donattı. Başkan Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Ne olur gel, beni yalnız bırakma” diye âdeta yalvarıyor. Bu tablo karşısında Türk lirası gücüne güç katıyor. Bakın uluslararası kredi kuruluşu Fitch bile 7 yıl aradan sonra ilk defa Türk ekonomisini olumlu değerlendirmek zorunda kaldı. Not görünümünü negatiften durağana yükseltti. Yılbaşında dolar 5,38 TL idi. Bugün 5,70 TL.. %3 getiri sağlamış, oysa enflasyon %9.. Reel olarak %6 kayıp var. Peki o zaman neden vatandaş dolardan vazgeçmiyor? 
Her gün sabahtan akşama kadar televizyonlarda, gazete köşelerinde ve sosyal medyada Türk lirası aleyhinde yazı yazan yorum yapan, o kadar çok sorumsuz, (bu tabiri sadece ekonomik anlamda kullanıyorum) vatan haini var ki, insanlar ister istemez etki altında kalıyor. ABD Türkiye’ye yaptırım uygulayacakmış, Avrupa buna katılacakmış, Halkbank davası dolayısıyla çok ağır ceza gelecekmiş. Dolar önce 7 ardından 10 sonra da 16 lira olacak diyorlar. Bunlara inanan zavallı tasarruf sahipleri, zararları katlansa da dolardan vazgeçmiyor. Ne kadar acı ve utanç verici bir anlayıştır ki; Türkiye batacak bunlar para kazanacak.. Ne yapmak lazım? Adım başı döviz büfesi var. Dolar almak da satmak da çok kolay.. Bakkaldan sigara alır gibi döviz alınıyor, peynir ekmek gibi satılıyor. Önce bu süreç sona erdirilmelidir...
Sakin, şuurlu, fakat kararlı adımlarla problem çözülmelidir. Ortam buna uygun hâle geldi. Birinci aşamada döviz büfeleri sayısı azaltılmalıdır. İnsanlar istedikleri her yerde alım satım yapamasınlar. Ekranlarında ve gazetelerde dolar ve avro rakamları yayınlanmamalıdır. Bankalardan döviz talep eden kişiye neden döviz almak istediği, bu dövizi nerede kullanacağı sorulmalıdır, haklı bir gerekçe sunulmaması hâlinde kesinlikle talep yerine getirilmemelidir. Siz İngiltere’de bir bankaya gidip ben dolar alacağım deyin, bakın size ne cevap verirler!.. Karaborsa olmaz, olursa bile iş yapamaz. İkinci aşamada döviz büfeleri ile bankaların nakit döviz satışı yasaklanmalıdır. İthalatçı olmayanların TL hesabından döviz hesabına geçişe izin verilmemelidir...
Bu yöntem, yasakçı bir zihniyet değildir, tamamen kendi ülke parasının değerini korumak ve güvence altına almaktır. Asla vatandaşın dövizine el konulmayacaktır. Ama bu atıl kaynak kullanılır hâle getirilecektir. Biz yabancı sermaye ülkemize gelsin doğrudan yatırım yapsın, işsizlik azalsın, diye dört gözle beklerken kendi içimizdeki serveti kasada uyutuyoruz!.. 119 milyar dolar TL’ye döner, kredi olarak üretime katılırsa ekonomi nasıl şaha kalkıyor, siz o zaman görün. İşte formül:
Türkiye Varlık Fonu ihracatçı şirketler kurar, döviz sahipleri devlet garantisi altındaki bu şirketlere elindeki dolarla ortak olur... Şirket kazandıkça, hem hisseleri değerlenir, hem kâr payları artar. Ülke de vatandaş da rahat eder!
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610607 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/necmettin-batirel/610607.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT