BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“Rakibiniz” ile büyürsünüz!..

Öcal Uluç
Facebook

G.Saray’ı F.Bahçe’nin oluşu, F.Bahçe’yi G.Saray’ın oluşu büyütmüştür ve büyütmeye de devam etmektedir!..

Türkiye’de spor dallarının tümünde, hangi mücadelede, hangi yarışta, hangi kupada, hangi şampiyonlukta, “Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinin oluşturduğu” hava, keyif, heyecan, coşku, “kazanma bayramı” vardır?..
Spor yazarlığına başladığımda “İstanbullu ağabeylerimin söyledikleri bir sözü” unutmadım, unutmam da mümkün değil; “İki kulübün takımlarının mücadelesi bir yana, o takımların formaları yıkansa ve statta yan yana ipe asılsa, ‘hangisi daha önce kuruyacak’ sorusu yarışmaya dönüştürülse, o stadın tribünleri gene dolar!..”
Peki, “bu tutkunun sırrı” nedir; sır, “Fenerbahçe ve Galatasaray’ın bir elmanın yarıları olmasıdır”; bu iki kulübün “bitmeyen, bitmeyecek” rekabetinin temelinde yatan gerçek şudur; “Galatasaray’ı Fenerbahçe’nin oluşu, Fenerbahçe’yi Galatasaray’ın oluşu büyütmüştür” ve büyütmeye de devam etmektedir!..
Ne yazık ki, “bu gerçeği zaman zaman unutan” ve de “rekabeti düşmanlığa çevirecek tavırlar, tutumlar içine giren” bazı yöneticiler, hatta bazı başkanlar, taraftarları da “Galatasaray-Fenerbahçe rekabetini kirletecek olaylara sürüklemeyi” başarmışlar ve basındaki “kalemşorları” da onlara yardımcı olmakta yarışmışlardır.
İşte “bu tablo ve havadır” ki, “Ersun Yanal gibi tecrübeli bir hocaya bile “Galatasaray ile kendi sahalarında aldıkları beraberliğe ve bu kritik durumdalarken kaybettikleri iki puana üzüleceğine”, bir memnuniyet ve “avunma” ifadesi olarak “Galiba Galatasaray’a şampiyonluğa mal olacak puanlar kaybettirdik” dedirtmiştir!..
Bütün bunları neden yazdım?..
Türkiye’nin hiçbir bölgesinde ve kentinde “Galatasaray-Fenerbahçe rekabetini o bölge ve kentin ölçülerinde yaşatacak bir rekabet ikilisi” oluşturulamamış ve “oluşanlar olmuşsa” da, büyütülememiştir de ondan…
Türk futbolunun en büyük şansızlığı buradadır; mesela Karadeniz’de Trabzonspor’a “benzer rekabeti doğuracak” bir Samsunspor, bir Rizespor devamlılığı olmamıştır!.. Mesela Ankara’da bir Gençlerbirliği-Ankaragücü rekabeti büyütülememiştir. İzmir’de bir , “Altay-Altınordu”, bir  “Göztepe-Karşıyaka” rekabeti, “zaman zaman düşmanlığa çevrilen bir tepişmenin ötesinde” yaşatılamamış, büyütülememiştir!..
Bu yüzden, “bir zamanların şampiyonlukları zincir hâline getiren” Trabzonspor “büyümesi gereken kadar” büyümemiş, Ankara ve İzmir zaman zaman “Süper Lig’e hasret kalmış” ve de gazetelerde, TV ekranlarında, tribünlerde “büyük” sıfatını “hakkı ile taşıyacak” bir gerçekçiliği yaşayamamış kulüplerle ve takımlarla bugünlere gelmişlerdir!..
Ankara’da da yaşadım, İzmir’de de yaşadım; “öyle akıl dışı bir rekabetin temsilcisi” yöneticilerle karşılaştım ki; “Süper ligde tek takım kalalım” diye “düşme hattındaki kendi kentlerinin takımları ‘düşse’ diye dua ederlerdi, “düşme hattındaki diğer kentlerin takımlarına destek olup olmadıkları” konusunda şakalara, fiskoslara sebep olurlardı!..
Ne vakit ki, “kendi takımları da düşerdi”; o zaman “dehşet verici gerçek” onları hem de “dank” diye alınlarından vururdu!..
Uzun lafın kıssadan hissesi; “Rakibini düşman değil, dost bil; o da büyüsün, sen de!..”

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
607678 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ocal-uluc/607678.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT