BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Herkesin elindeki mal, onun mülküdür

Gönül Pınarı
Osman Ünlü
Facebook
Bir kimsenin, gasp, zulüm, rüşvet ve hıyanet yollarından ele geçirdiği mal, onun mülkü olmaz.
 
Sual: Bir kimse, helal ve haram yoldan gelen parayı karıştırmış olsa, bu kimsenin verdiği alınır mı ve ikram ettiği yenir mi?
Cevap: Herkesin elinde bulunan malı onun mülkü bilmelidir. Gasp, zulüm, rüşvet, hırsızlık, faiz, haraç ve hıyanet yollarından biri ile ve alkollü içki satarak ele geçtiği açıkça bilinen bir malı onun mülkü olmaz. Bunu ondan almak, kullanmak, yemek helal olmaz. Başka malları, mülkü kabul edilir. Onları verince almak haram olmaz. Haramdan topladığı malları, kendi helal malı ile yahut birbirleri ile karıştırsa, buna Mülk-i habîs denir. Bu habis karışımdan verince, haram olduğunu tanımadığı malı, parayı almak caiz olur. Çünkü, imâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretlerine göre, böyle haramdan gelen ve emanet olarak alınan paraları kendi helal malı ile veya birbirleri ile karıştırıp da ayıramazsa, hepsi habis mülkü olur ve kendi helal malından sahiplerine tazmin etmesi, ödemesi lazım olur. Tazminden sonra, bu habis mülkünü kullanması caiz olur. Fasid akit ile habis mülk olan malı kullanmak ise, hiç caiz değildir.
           ***
Sual: Birkaç zenginin zekât vermekte vekili olan kimse, zenginlerden aldığı zekâtları karıştırıp fakirlere verse, zenginlerin zekâtları verilmiş olur mu?
Cevap: Bu konuda Bezzâziyyede deniyor ki:
“Fakirlere zekât vermek için, zenginlerin vekili olan kimse, topladığı zekâtları birbirleri ile karıştırınca, hepsi kendi mülkü olur. Fakirlere kendi malından sadaka vermiş olur. Zenginlerin zekâtları verilmiş olmaz. Zenginlerden aldıklarını onlara ödemesi lazım olur. Fakirler, önceden bu kimseye izin vermiş olsalardı, onların vekilleri olarak toplamış olur, fakirlerin mallarını birbirleri ile karıştırmış olurdu ve zekâtlar verilmiş olurdu.”
           ***
Sual: Ticaret yapan her Müslümanın, alışveriş bilgilerini öğrenmesi veya bilen birisine sorması mı gerekir?
Cevap: Bu konu hakkında Câmi'ul-fetâvâda deniyor ki:
“Bey ve şirâ yani alışveriş bilgilerini öğrenmeden ticaret yapmak helal olmaz. Her tacirin, tüccarın bir fıkıh âlimi bulup, işlerini buna danışarak yapması, böylece faizden ve fasit alışverişten kurtulması lazımdır.”
           ***
Sual: Sûre ve dualardaki hareke hataları namazı bozar mı?

Cevap: Sonraki âlimler, "i'râb, hareke hatası, hiçbir zaman namazı bozmaz" dediler.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
600739 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/osman-unlu/600739.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT