BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.

Haramlardan sakınmak, önce gelir

Gönül Pınarı
Osman Ünlü
Facebook
Haramlardan tamamen kaçınabilmek için, mubahların fazlasından kaçınmalıdır. 
 
 
Sual: Haramlardan, günahlardan sakınmak, farzları yapmaktan önce mi gelir?
Cevap: Bu konuda İmâm-ı Rabbânî hazretleri Mektûbât kitabında buyuruyor ki:
“İslâmiyette en kıymetli şey takvadır. Dinin temeli takvadır. Vera ve takva, haramlardan kaçınmak demektir. Haramlardan tamamen kaçınabilmek için, mubahların fazlasından kaçınmalıdır. Mubahları, lazım olduğu kadar, kullanmalıdır. Bir insan, mubah, yani İslâmiyetin izin verdiği şeylerden, her istediğini yapar, taşkınca mubah işlerse, şüpheli şeyleri yapmaya başlar. Şüpheliler ise, haram olanlara yakındır. İnsanın nefsi, hayvan gibi, kendine düşkündür. Uçurum yanında dolaşan, bir gün uçuruma düşebilir. Vera ve takvayı tam yapabilmek için, mubahları lazım olduğu kadar kullanmalı, zaruret miktarını aşmamalıdır. Bu kadarını kullanırken de, kulluk vazifelerini yapabilmek için kullanmaya niyet etmelidir. Mubahların fazlasından kaçınabilmek, bu zamanda, hemen hemen mümkün değildir. Hiç olmazsa, haramlardan kaçınmalı, mubahların fazlasından da elden geldiği kadar sakınmaya çalışmalıdır. Mubahlar, lüzumundan fazla işledikte, pişman olup tevbe etmelidir. Bu işleri, haram işlemeye başlangıç bilmelidir. Allahü teâlâya sığınmalı ve yalvarmalıdır. Büyüklerden biri; “Günah işleyenlerin, boynunu bükmesi, bana, ibadet edenlerin göğsünü kabartmasından daha iyi geliyor” buyurmaktadır.
Haramlardan kaçınmak, iki türlüdür: Birinci kısmı, yalnız Allahü teâlânın haklarına dokunan günahlardan kaçınmaktır. İkinci kısmı, insanların, mahlukların hakları da bulunan günahlardan kaçınmaktır. İkinci kısmı, daha mühimdir. Allahü teâlâ, hiçbir şeye muhtaç değildir ve çok merhametlidir. Kullar ise, pek çok şeye muhtaç oldukları gibi, hasis ve alçaktır. Resûlullah Efendimiz; (Üzerinde kul hakkı olan, mahlukların malına, ırzına dokunan, ölmeden önce helalleşsin, ödesin! Zira o gün altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınacak, sevapları olmazsa, hak sahibinin günahları, buna yüklenecektir) buyurdu.”
İbni Âbidînde de; “Kıyamet günü, hak sahibi, hakkını affetmezse, bir dank hak için, cemaat ile kılınmış, kabul olmuş yediyüz namazı alınıp, hak sahibine verilecektir” buyuruluyor. Bir dank, yaklaşık olarak, yarım gram gümüştür.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
601642 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/osman-unlu/601642.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Reklamı Geç
KAPAT