BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Farz ile vacip arasındaki fark

Gönül Pınarı
Osman Ünlü
Facebook
“İnanması, yapması farz olan emirlere farz denir. Farz olduğuna inanmayan, kâfir olur."
 
Sual: Farz ve vacip arasında ne gibi bir fark vardır?
Cevap: Bu konuda Redd-ül-muhtârda vitir namazı anlatılırken deniyor ki:
“İnanması, yapması farz olan emirlere Farz denir. Farz olduğuna inanmayan, kâfir olur. Yapmayan, tövbe etmezse, Cehennem azabı çeker. İnanması farz olmayıp, vacip olan, yapması farz olan emirlere Vacip denir. Vacib olduğuna inanmayan kâfir olmaz. Vacibi yapmayan da, tövbe etmezse, Cehennemde azab çeker. Vacibin, ibadet ve yapılması lazım olduğuna inanmıyan kâfir olur. Çünkü, vacip olduğu, söz birliği ile, zaruri olarak bildirilmiştir. Kur’ân-ı kerimde kati delil yani açıkça bildirilmiş ve söz birliği ile anlaşılmış emirlere farz denir. Kur’ân-ı kerimde şüpheli delil yani açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahabinin bildirmesi ile anlaşılmış olan emirlere vacip denir.”
             ***
Sual: Nimet geldiği zaman yapılan şükür secdesi de, secde âyeti okununca yapılan tilavet secdesi gibi mi yapılır?
Cevap: Şükür secdesi de, tilavet secdesi gibidir. Kendisine bir nimet gelen veya bir dertten kurtulan kimsenin, Allahü teâlâ için secde-i şükür yapması müstehaptır. Secdede önce, Elhamdülillah der. Sonra, secde tesbihini okur. Namazdan sonra şükür secdesi yapmak mekruhtur. Mekruh olduğu Mektûbât-ı Ma'sûmiyye kitabında yazılıdır. Cahillerin sünnet veya vacip sanacağı mubahları yapmak da, tahrimen mekruhtur. Bidat hasıl olmasına sebep olur.
             ***
Sual: Secde âyetlerini okuyarak dua edince, sıkıntı ve dertlerden kurtulduğu söyleniyor, doğru mudur bu?
Cevap: Bu hususta Dürr-ül-muhtâr ve Nûr-ül-îzâhda secde-i tilâvet sonunda deniyor ki:
“İmâm-ı Nesefî Kâfî kitabında; bir kimse hüzünden, sıkıntıdan kurtulmak için, Allahü teâlâya kalbinden yalvararak, ondört secde ayetini ezberden, ayakta okuyup, her birinden sonra, hemen yatıp secde ederse, Allahü teâlâ, o kimseyi o dert ve beladan korur buyuruyor.”
Son secdeden kalkınca, ayakta ellerini ileri uzatır, kendinin veya bütün Müslümanların dünya ve dinlerine gelen beladan, sıkıntıdan kurtulmaları, korunmaları için dua eder.
             ***
Sual: Bir kimsenin camide kendisi için özel yer ayırması caiz midir?
Cevap: Camide kendine muayyen yer ayırmak mekruhtur. Fakat, dışarı çıkarken, kimse oturmasın diye, yerine ceketini bırakırsa, gelince oraya oturabilir.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610826 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/osman-unlu/610826.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT