BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

AK PARTİ'DE KAN TAZELEME

Maraton koşusu 42 km ve 195 metredir. Atlet, 40 km gibi uzun bir mesafeyi önde koştuğu hâlde kalan 2 km ve 195 metrede başarısını devam ettiremezse bu durum koşunun tamamına tesir eder. İpi başkaları göğüsleyebilir.
Adalet ve Kalkınma Partisi, 3 Kasım 2002'den beri iktidardadır ve koşu hâlindedir. Osmanlı meşrutiyeti dâhil, çok partili hayatımızda hiçbir parti, bilâ fasıla 15 yıl iktidarda kalamamıştır. Bir partinin kesintisiz olarak bu kadar uzun süre yerini koruyabilmesi çok büyük başarıdır.
Ancak; iktidarda olmak; başarı, bugün de devam etse bile esas ağırlık düne dairdir.
Tanıdığımız ve tahlil ettiğimiz Tayyip Erdoğan, dünde kalan muvaffakiyetleri sermaye edinip onların hatıraları ile zaman tüketen yapıda bir insan değildir. Tarihler, ileride herhâlde Recep Tayyip Erdoğan için "siyasette yüzyılın önemli oyun kurucularındandı" diye yazacaktır. Yürüyüşünde vardığı menzillerin tesadüf olmadığı kanaatindeyiz:
İlçe başkanlığı, il başkanlığı, belediye başkanlığı, genel başkanlık, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı ve yeniden parti başkanlığı, şartları iyi yönetebilmenin eseridir.
Zerrece şüphe edilemez ki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2023'te işbaşında olma idealindedir. 29 Ekim 2023'te Büyük Türkiye süreci başlarken 2071 Cihan Devleti Türkiye'nin de eşiğine de gelinmiş olacaktır.
Şu var ki hiçbir zafer, insana zahmetsiz, gayretsiz ve emeksiz olarak kısmet olmamaktadır. 2023'e çıkacak yolda 31 Mart 2019'da belediye seçimleri, 3 Kasım 2019'da da genel seçimlerle cumhurbaşkanlığı seçimi vardır. Bütün iç ve dış iyi saatte olsunlar çevreleri, iş birliği yaparak bu seçimlerde AK Partiyi belediyelerde ve mecliste geriletmek ve Recep Tayyip Erdoğan'ı "Başkan" seçtirmemek için her türlü yola başvuracaklardır.
16 Nisan 2017 tarihli anayasa referandumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingler yapmasa, tv'lere çıkmasa sonucun farklı çıkacağını AK Parti'ye iş yapan anket şirketleri bile kaydetmişti.
16 Nisan 2017 ile 3 Kasım 2019 tarihleri arası iktidar partisi için 2 km ve 195 metredir. AK Parti, ilk tehlikeyi 7 Haziran 2015 seçimlerinde yaşadı. Sandıktan birinci olarak çıksa da az kalsın koalisyona mecbur olacaktı. O tehlike, 1 Kasım 2015 seçimleriyle atlatıldı. Referanduma az yukarıda temas ettik. Şimdiyse önde büyük, çok büyük imtihan var. Önde 2 km ve 195 metrelik zorlu bir yol bulunuyor. Bunu aşamazsa hüsran olur. Türkiye'nin ilk asma köprüsü, 15 Temmuz Şehidler Köprüsü'dür. Bu köprüyü Başbakan Süleyman Demirel yaptırdı. Ama açılışını yapamadı.
Recep Tayyip Erdoğan'ın 2023'te iş başında olmak istediğini şüphesiz ki sadece biz okumuyoruz. Muarızları ve muhalifleri de bunu okumaktalar. Onlar asla boş durmayacaktır. Sn. Erdoğan, parti genel başkanlığı yapmış bir insan olduğu hâlde tekrar genel başkanlığa gelmesi bütün bu sebeplerden dolayıdır. Partisinin, temiz, diri ve istikbal vadeder olarak kalmasını istediği bellidir. Nitekim yeniden genel başkan olur olmaz yaptığı konuşmada "yorulan bıraksın!" Dedi. Bu kararlı bir sözdür. İhtar, milletvekili, belediye başkanı ve her kademeden partili içindir.
Taktikler, iş olsun diye olmuyor. Birinci kademede kurucu başkan ve hareketin lideri, tekrar partinin başına gelmiştir. İkinci kademede bakanlar kurulunda değişiklik yapılmıştır. Üçüncü kademede AK Parti kongresi yapılacak ve sene sonuna kadar da teşkilatlar yenilenecektir.
Unutmamalı ki Osmanlı Devleti’ni 6 buçuk asırlık bir imparatorluk ömrüne kavuşturan adaletten şaşmaması ve "nizâm-ı âlem içün" gerektiği ân bürokrat veya devlet adamı kellesi almasıdır. Sultanlar, mukaddes dâvâları uğruna icabında öz evlâtlarını feda ettiler.
2 km ve 95 metreyi zaferle noktalamak için AK Parti'nin layıkıyla kan tazelemesi gerekmektedir. Bahsettiğimiz hedeflere böylece varılabilir. Bu gaye ile partide, belediyelerde ve teşkilatta kimsenin gözyaşına aldırmadan, kimin neyi olduğuna bakmadan "nizâm-ı âlem içün" lâzım gelen yapılmalıdır:
Her devrin adamları, dalkavuklar, riyakârlar, şahsına ve ailesine çalışan hasis menfaatçiler, sonradan görmüşler, yorulanlar, tembelleri, çapsızlar, FETÖ'cüler, kibirliler, hakkında şikâyet ve şaibe olanlar... İyi, çok iyi bir çalışmayla tesbit edilerek saf dışı bırakıldıktan sonra derin nefes alıp ufuklara doğru doğrularak yeniden ve gür bir sesle ünlemelidir "durmak yok, yola devam!"
Peki; böyle kimseler var mı?
Bir kişi bile olsa ziyan verir.
Kaldı ki kitleler içinde her türlüsü bulunur.
Evet; parti, dergâh değildir.
Siyasetçi de mürid değildir.
Ama; bizi biz yapan değerlerden koptuğumuzda ayakta kalmamız da mümkün değildir. Osmanlının yıkım başlangıcı, değerlerimizden kopma tarihi olan 3 Kasım 1839'dur. Kitle partisi, özünden, ruhundan, hüviyetinden, ilk günkü heyecan ve samimiyetinden kopmadığında yaşamaya devam eder.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
597838 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/597838.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT