BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"BÜYÜK KÜRDİSTAN"I CÜCE KÜRDİSTAN YAPMAK KOLAY!

Devlet-i Ebed Müddet'in Osmanlı dönemi Büyük Türkiye'si 29 Mayıs 1453'te başladı. Haçlı kin ve intikamının bu devleti yani Devlet-i âli Osman'ın Cihan Devleti olmasını durdurma tarihi 12 Eylül 1683'tür. Anadolu’nun fethi ve Bizans’ın yeryüzünden silinmesi için dinmez bir hırsla yaptıkları intikam çalışmaları 230 senelerini almıştı.
Aynı haçlı kin ve intikamının Müslümanların Halifesi ve Türklerin Hakanı olan Padişahı, bu topraklardan sürgün etmeleriyle devlet için gurup vaktini gerçekleştirmeleri ise 12 Eylül 1683'ten başlayarak 240 senelerini aldı.
Binaenaleyh 470 sene, 5 asır yılmadan ve durmadan çalışarak ve diğer taraftan, yeni keşiflere imza atarak emellerine nail oldular.
1492'de Endülüs Medeniyeti, Atlas Okyanusu'nda gurup vaktini yaşarken, aynı yıllar içinde Akdeniz ufkunda Osmanlı Medeniyeti'nin şafağı sökmekteydi.
Resmettiğimiz tabloda ise 12 Eylül 1683, Osmanlı gurubunun başlangıç tarihidir. Bu gurubun sonunda zuhur eden Tek Parti dönemini diledikleri gibi şekillendirip Londra'dan talimatla yönettiler.
Bu ülke insanının şer güçlere karşı ayakları üzerinde yeniden doğrulmaya başlaması 14 Mayıs 1950'dir. Bu tarih, Demokrat Parti'nin Tek Parti zulmüne karşı çok büyük bir farkla iktidarı kazanıp, Başvekil Adnan Menderes liderliğinde memleketi 10 yıl süreyle başarıdan başarıya koşturacağı zamanların başlangıcıdır.
Anadolu Aslanı'nın yeniden "Büyük Türkiye" rüyaları görmeye başlaması ise 6 Kasım 1983'te seçimleri kazanan ANAVATAN Partisi'yle başlar. Başbakan Turgut Özal'ın "Adriyatik'ten Çin Seddine Büyük Türkiye" haykırışı etrafımızdaki görünmez utanç duvarını yıkan yüksek sestir.
Adnan Menderes, iç zalimlere karşı "Yeter söz milletindir!" demişti.
Turgut Özal da dış zalimlere karşı "Yeter buraya kadar!" diyordu. Her iki sözün kuvveden fiile geçmesi, AK Parti'nin 3 Kasım 2002'de seçimleri kazanmasıyla başlayan iktidar sürecinin Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde vesayetleri devire devire 10 yılı arkada bırakabilmesiyle mümkün oldu. 
Bugün Batı'nın karşısında darbelerle bile yıkılmayan bir Türkiye vardır. 27 Mayıs’la çok acılar çektirdiler, 12 Mart’la sükûta mecbur ettiler, 12 Eylül'de çok gözyaşı döktürdüler, 28 Şubat’ta çığlıklara boğdular ama bu millet 15 Temmuz 2016'da şanlı bir Diriliş Destanı yazdı.
Haçlı dünyası açısından 470 senelik emek ne olacaktı?
Öldü bildikleri bir millet, Tanzimat'a, 31 Mart'a, Lozan'a, darbelere rağmen yeniden dirilmişti. Avrupa'nın sokaklarını süpürmeye giden köylülerin çocukları, patronlarının çocuklarına işveren olmuşlardı.
Anadolu topraklarının dirilmesi sömürge kanallarının kapanması demekti. Haçlı dünyasında hesaplar,1970 küsurlarda Türkiye'de tek Müslüman kalmamasına göre yapılmışken şimdi camiler insan almıyor, OMT deniyor, Büyük Türkiye ve Cihan Devleti Türkiye hedef alınıyor, Taksim'e cami yapılıyor, Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi gündeme geliyor, Recep Tayyip Erdoğan Ankara'da konuşuyorken Kahire meydanında on binler onu dinliyordu. Filistin, Gazze Ankara'nın gözünün içine bakıyordu, Türkiye- Suriye ortak kabine toplantısı Halep ve Gaziantep'te yapılıyordu, Ankara- Erbil, kendi başlarına petrol satış mukavelesi yapıyorlardı, Türk donanması Aden Körfezi’nde korsan kovalıyor, uzak denizlerde bayrak dalgalandırıyor, Türk iradesi Somali'de yeniden devlet kuruyor, Afrika’nın kalbine giriyor ve Türk Başbakanı BM Genel Kurulu’nda dünya mütegallibesi devletlerin gözünün içine baka baka "Dünya 5'ten büyüktür!" diyor, IMF evine yollanıyor, fezaya uydular gönderiliyordu.
Darbeler, Körfez çıkartmaları, Arap Baharı ve ajan faaliyetleri umdukları faydayı vermemişti. Tek yol kalmıştı. Kürt kozu... Kürtçüler!.. Kürtleri, birleştirerek Türkiye, İran, Irak Suriye dörtgeninde bir "Büyük Kürdistan"ı inşa etmek.
Bu hayal, 29 Mayıs 1453'te başlayan haçlı kin ve intikamının son tutunduğu daldır. Bunda muvaffak olurlarsa 2023 Büyük Türkiye ve 2023 Cihan Devleti Türkiye'nin yolunu kesecek, sömürmeye devam edeceklerdir. Kurduracakları lafta "Büyük Kürdistan"ı istedikleri gibi şekillendirmeleri çok kolaydır. Güya o devlet laik olacak, batılı olacak vs. Aslında ise kukla ve sömürge oyuncağı olacak. Bu geçiş döneminde işlerini gördükten sonra Büyük Kürdistan'ı, Cüce Kürdistan'a çevirerek Büyük İsrail ve Büyük Ermenistan'ı yükseltme hevesindeler.
Büyük resim budur.
AB ortaklığı...
Stratejik ortaklık, sadece masaldır.
Moskova’yla ittifak ederek İskenderun Demir Çelik Fabrikasıyla ve Aliağa Petrol Arıtma Tesislerini inşa etmek, Adnan Menderes'in hayatına mal oldu. Bu defa da Türklerin Cumhurbaşkanı ve Müslümanların ümidi Recep Tayyip Erdoğan, tıpkı şehit Başvekil Adnan Menderes gibi her şeyi göze alarak Washington'a rağmen Moskova’yla ittifak edip millî müdafaamız için Rusya'dan S-400 füzeleri satın alan kararnameyi imzalamıştır.
yapılanlar, haçlının değerlendirmesine nazaran az cesaret değil! Ankara, bizzat silah imal etmekle kalmayıp kendi parasıyla dilediği devletten silah da satın alıyor.
Nerede kaldı 24 Temmuz 1923 vesayeti.
Lozan, bitti mi?
Elbette dişler bilenmekte ve aynı zamanda Müslüman Müslümana kırdırılmak istenmektedir.
Türk de, Kürt de Arap da Fars da akıllı olsun!
Her Müslüman, batıda ötekidir. Birbirlerine düşmeleri, birbirlerini boğazlamaları onlar için memnuniyet sebebidir.
Küfr tek millet olduğuna göre ümmet de tek "millet" olmalı. 
Büyük Türkiye, Cihan Devleti Türkiye yalnızca bir ırkın büyük devleti olmayacaktır.
Büyük Osmanlı, Açe'den Fas'a kadar Büyük Ümmet’in devletiydi.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
598428 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/598428.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT