BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

ERTUĞRUL GAZİ VİLAYETİ

Bilecik Valisi Tahir Büyükakın’ın bir teklifi var. Vaki teklifin yoğun gündem içinde kaybolup gitmesini istemeyiz. Sn. Vali, vazifede olduğu il adının ‘’Ertuğrul’’ yapılmasını teklif ediyor. Gerekçe olarak da Söğüt’ün Bilecik’te olduğu, Ertuğrul Gazi Türbesi’nin Söğüt’te ve Şeyh Edebalı Türbesi’nin Bilecik’te bulunduğunu göstermektedir.
Bilecik’in bir Osmanlı ocağı olduğuna şek ve şüphe yoktur. Bu topraklarda dağ-taş buna şahittir. Delillerin delili yani işin asıl hücceti, ispatı ise Bilecik’in bir önceki ismidir. Buna dair, vilayet salnameleri, resmî yazışmalar, tapu ve nüfus kayıtları ortadadır.
Şehrin Bizans’tan fethedilmesinden sonraki ismi “Ertuğrul’’dur. Rumca isim iptal edilerek ‘’Ertuğrul’’ denmiştir. Asırlardan akıp gelen Osmanlı kayıtlarında Ertuğrul yazılıdır. Bugün Bilecikli ileri yaşlardaki dede ve ninelerin nüfus cüzdanlarında bile doğum yeri hanesinin karşısında Ertuğrul yazıyordur.
Vali Bey, umum Bilecik halkının hissiyat ve talebine tercüman olarak ilin asli ismine döndürülmesini teklif etmektedir. Teklif yerindedir, haklıdır ve doğrudur.
Ancak bir eksiği vardır:
Bilecik, Ertuğrul değil ‘’Ertuğrul Gazi’’ olmalıdır. Zaten cennetmekân ceddimizi zikretmemiz de Ertuğrul değil, ‘’Ertuğrul Gazi’’ şeklinde olmaktadır. Padişah olmadığı için Sultan Ertuğrul denmesi mümkün değildir, Ertuğrul Bey de denemez. Nitekim Bursa’nın ilçelerinden birinin ismi Osman Gazi, diğeri Orhan Gazi’dir.
Bilecik ismi, merkez kazada yaşamaya devam edebilir.
‘’Ertuğrul Gazi’’ de ilin yani vilayetin adı olur.
Böylece bir hak teslim edilerek bir yanlışlıktan dönülür. Maalesef; erken cumhuriyet döneminde bir ara mazi ve ecdatla bağları kesmek gibi bir illet yaşandı. Bazı vilayet, kaza, nahiye vs. isimleri değiştirildi. Bunlar yapılırken de gariptir ki Bizans’tan kalan isimler değil, Osmanlı ve düpedüz Türk isimleri seçildi. Kaldı ki bir isim, orada yüzyıllardır kullanılıyorsa artık onun köküne bakılmaz; Türkçeleşmiş demektir.
Yanlışta ısrar anlamsız olur; bir hatanın tamir edilme zamanı gelmiştir. KHK/Kanun Hükmünde Kararname ile bu değişikliğin yapılması mümkündür. Ancak yalnızca Bilecik değil, bu şekilde ismi halka rağmen değiştirilmiş diğer vilayetlerimiz de adlarına kavuşmalılar. Onları burada tek tek sayarsak hem uzayıp gider ve hem de ismi geçmeyenler, gönül koyar. Doğduğumuz topraklara vefa borcumuzdan dolayı Elâzığ’ı çok yazdık.
Elâzığ, manası olmayan ve iki kere tashih edilmiş bir kelimedir. Bu vilayetin adı, şehri kuran Sultan Abdülaziz’den dolayı resmî kayıtlarda Mamurat’ül Aziz ve halk söyleyişinde de El Aziz idi. Şimdi yeniden ya bu iki isimden biri verilir veya tarihî adıyla Harput denir. Hemen her bölgemizde Bilecik ve Elâzığ gibi birçok yerimizin benzer buruk hikâyeleri vardır.
En azından halk oylaması yapılarak talep eden yerlerimizde hatadan dönmek mümkündür.
Hem hatadan dönülmüş ve hem de ecdadımıza hürmet edilmiş olur.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
599776 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/599776.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT