BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

HÂKİMLER, ŞEREFİYLE VAZİFELERİNİ YAPTILAR

AK Parti, “olağanüstü itiraz yolu”nu kullanarak 16 Nisan tarihinde 31 Mart 2019’da yapılan İBB/İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptali için YSK’ya gitmişti. Aynı yolu MHP de Maltepe için kullanmıştı. Ayrıca Büyükçekmece de ihtilaflı olarak bekletiliyordu.
YSK/Yüksek Seçim Kurulu, 6 Mayıs 2019’da son ikisine dair vaki itirazları reddederken İBB başkanlığı hakkındaki itirazı kabulle bu seçimi iptal edip, Ekrem İmamoğlu’na verilen mazbatayı hükümsüz saydı.
AK Parti’nin YSK’ya yaptığı müracaat, mufassal bir dilekçeden değildi. 3 bavul dolusu da evrak vardı. Mahkemenin itiraz dilekçesiyle delilleri inceledikten sonra 6 Mayıs’ta verdiği karar, kısa hükümdü. Bu görüşünü müdafaa etmesi lazımdı ki buna da “gerekçeli karar” denmektedir. Bu esbab-ı mucibenin, gerekçeli kararın 15 gün içinde yazılması icap etmekteydi. İki gün sarkmayla 23 Mayıs akşamında verildi. Kararın 200 sayfası hükümdür. 50 sayfa da muhalefet şerhi vardır. Bir anlamda 17 gün içinde kitap yazılmıştır. Bu, işin gecikmesinin maddi sebebidir. Diğer sebepse uygulamaya dairdir. Bilindiği gibi adı geçen mahkeme kurulu 11 kişiden müteşekkildir. İptal kararı, 4’e karşı 7 reyle alınmıştır. 7 üye niçin iptal kararı verilmesi gerektiğini yazarken red yönünde kanaat izhar eden 4 üye ise talebin neden red edilmesi lazım geldiğini yazmaktaydılar. Ancak çoğunluğun, 200 sayfalık kararı, onlara tevdi edildiğinde bu defa görüşlerini daha besleyip zenginleştirmek için ilave müddet isteyip 4 hâkimin her biri teker teker muhalefet şerhini kaleme almışlardır. O da 50 sayfalık bir risale hacminde olmuştur.
İptal kararı veren de buna muhalefet eden de şerefli Türk hâkimleridir. Her birinin görüşü kendi samimi kanaat ve takdiridir. 31 Mart seçim akşamından bugüne, bilhassa 6 Mayıs’tan sonra iptal kararı veren 7 hâkim hakkında yapılan hakaretlerin bir benzeri dünya adalet tarihinde görülmemiştir. Ülkenin ikinci partisinin genel başkanı Sn. Kılıçdaroğlu, parti grup toplantısında söz konusu YSK hâkimlerini isim isim sayarak kara listeye almıştır. Bu hâkimlerin buna rağmen itidallerini koruyarak istifa veya emeklilik yoluna gitmeyip canla-başla vazifelerini yakmaları fevkalade bir olgunluk numunesidir.
Biz, hakarete uğrayan hâkimlerin dava açmaları yerine muhalefet liderinin özür dilemesinin çok daha yerinde olacağı kanaatindeyiz. Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan, her ne kadar yeni hâkim ve savcıların kur’a çekim merasiminde hakarete maruz kalan hâkimlere dava açmalarını salık verdi ise de dava açacak olanlar bile “talimatı aldın, mahkemeye koştun!” kınamasını yaşamamak için bundan vazgeçtiği zannındayız.
Gerekçeli karara gelince; dediğimiz gibi 250 sayfalık bir mahkeme çalışması. Şüphesiz ki mahkeme kararlarının kısa veya uzun olması o kararın değerine tesir etmez. Zaten uzunluk, ilçe seçim kurullarından gelen kalabalık maddi malumatın karara alınmasından ileri gelmektedir.
Artık 31 Mart, yaşananlar, YSK ve verilen bu karar adli müktesebatımızın malıdır. Bundan böyle karar hakkında hukukçular ve siyasetçiler senelerce konuşacaktır.
Netice itibariyle özü şudur:
-Kanuni bir mecburiyet olmasına rağmen 754 sandık kurulu başkanının devlet memuru olmadığı kesin olarak tesbit edilmiştir. Böylece açık şekilde kanunun amir hükmü ihlal edilmiştir.
-6 sandık kurulu başkanı ve 3 üye KHK ile kamudan ihraç edilmiş kimselerdir.
-Zikredilen 754 sandıktaki seçmen sayısı 212 bin 276’dır. Bu sayı, iki aday arasındaki 13 bin 729 sayılık farkın 15 katıdır. Bu itibarla sonucu değiştirecek mahiyettedir.
-18 sandıkta sayım-döküm cetveli kayıptır.
-90 sandıktaki sayım-döküm cetvelinde ise sandık kurulu üyelerinin imzası yoktur.
-Hata ve kasdi yanlışlar sebebiyle durumu tesbit edilemeyen şüpheli seçmen sayısı 300 bindir.
Muhalefet şerhlerine gelince; onlar da şöyle toparlanabilir:
-Farazi gerekçelerle seçmen iradesi yok sayılamaz.
-Sandık kurulu başkanının devlet memuru olmaması seçmenin kusuru değildir.
-Sandık kurullarına itiraz 2 Mart’ta sona ermiştir.
-İmzasız sayım-döküm cetvelleriyle sandık sonuç tutanakları uyumlu olup iptal sebebi olarak bir aykırılık yoktur.
Muhalefet şerhi, daha ziyade afaki cümlelerdir. Bundan böyle partilere düşen değiştirilmesi mümkün olmayan bir yargı kararıyla zaman tüketmek değil, sahaya inip vatandaşı anlamaya çalışmaktır.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608112 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/608112.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT