BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

EVET
%51.41
HAYIR
%48.59
Açılan sandık
%100
Kullanılan oy
49.799.163
Gecerli oy
48.934.116

Kadına şiddet kabul edilemez

İstikamet
Ramazan Ayvallı
Facebook
Şiddetin dîni, milliyeti, kültürü, ideolojisi, ırkı, ulusu, cinsiyeti yoktur. Kimden gelirse gelsin, reddedilmelidir, telin edilmeli, kötülenmelidir.
 
Şimdi makâlemizin hemen başında, şöyle genel bir tesbit yapalım:
Şiddetin dîni, milliyeti, kültürü, ideolojisi, ırkı, ulusu, cinsiyeti yoktur. Kimden gelirse gelsin, reddedilmelidir, telin edilmeli, kötülenmelidir...
Şiddet, bizim dinimizde de, kültür ve medeniyetimizde de, örf ve âdetlerimizde de yasaktır. [Hadîs-i şerîfte, İslâmiyet 2 madde hâlinde özetlenmiştir: Allahü teâlânın emirlerine tazîmde bulunmak ve mahlûkâta/yaratılmışlara şefkat etmek]
Aslında şiddet, bütün dünyâ “Anayasa”larında da, “Kanun”larında da yasak olan bir iştir, ama buna rağmen, maalesef tamâmen önlenemeyen bir davranıştır.
“İnsan Hakları Evrensel Beyânnâmesi”nde de, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi”nde de, “Kopenhag Kriterleri”nde de uygun görülmeyen bir davranış tarzıdır. O hâlde burada önemli olan, bunların bütün insanlarımıza ulaştırılması, insanlarımızın şuûrlandırılması/bilinçlendirilmesi, her türlü şiddetin ortadan kaldırılmasıdır.
Şiddet: Genellikle korkutmak, ürkütmek, sindirmek, vazgeçirmek, itâat ettirmek, boyun eğdirmek gibi maksatlarla yapılan bir fiildir. İnsanlara yapılanları var, hayvanlara yapılanları var. Şiddetin fizikî [fiziksel]  olanı var; sözlü olanı var. Şiddetin ferdî [kişisel] olanı, âilevî [âile içi] olanı, kolektif olanı [bütün cemiyeti ilgilendireni] var. Bu konu, pekçok insanın hayatını, sağlığını, huzûrunu, saâdetini/mutluluğunu, her yönden, hem rûhî [psikolojik, duygusal] yönden, hem de fizikî yönden etkileyen çok mühim bir konudur, Ferdlerin bedenleri, psikolojileri, hürriyetleri, cânları, mâlları tehlikeye maruz kalmaktadır.
Bu konuda, beynelmilel ve millî çapta, resmî ve gayr-i resmî birtakım çalışmalar da mevcut. Anket çalışmaları yapılıyor, çeşitli raporlar hazırlanıyor.
“Dünyâ Sağlık Örgütü”nün çalışmaları var. Birleşmiş Milletler Teşkîlâtı’nın çalışmaları var. 1992 yılında yayınlanan “Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Şiddetin Engellenmesi Bildirisi”ni de burada mevzubahis edebiliriz.
Ülkemizde “Başbakanlık Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü”, “T. C. Başbakanlık Âile Araştırma Kurumu Başkanlığı”... gibi müesseselerin çalışmalarını zikredebiliriz. Ayrıca, kadın ve âile hakkında müstakil Bakanlık var.
Başta kadınlarımız ve çocuk yaşlarındaki genç kızlarımız olmak üzere, pekçok insanımız [erkek olsun, kadın olsun], evlerde, okullarda, sokaklarda ve iş yerlerinde, hem de sık sık, istismârın, tecâvüzün, şiddetin her türlüsüne maruz kalabilmektedirler.
Bir araştırmaya göre: Âile içi suçların yüzde 87’si, kadınlara karşı işleniyor. Âilelerin yüzde 34’ünde fiziksel, yüzde 53’ünde ise sözlü şiddet görülüyor. Bu rakamlar,  şiddetin boyutlarını gösteriyor; gerçekten çok korkutucu ve ürükütücü rakamlardır!..
596024 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ramazan-ayvalli/596024.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT