BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Sapık mı dediniz?

Süleyman Özışık
Facebook
Bir önceki yazımda "Diyanet, İlahiyat Fakülteleri ve İmam Hatip'ler kapatılsın. Tarikatlar, cemaatler ve inanç eksenli vakıf ve dernekler de kapatılsın. Hoparlörden okunan okunması da yasaklansın. Camileri kapatma meselesini de sonra konuşuruz" diyen güruha seslenmiş, “Peki siz bize hangi dini öneriyorsunuz?" diye bir soru sormuştum.
Azılı inanç düşmanlarından tam da beklediğim gibi mesajlar aldım. "Azılı inanç düşmanları" dememe bakmayın siz. "Azılı İslam düşmanları" desem daha doğru bir tespit olacak.
Neler yazmışlar neler...
"Sizin bahsini ettiğiniz kurumlarda her türlü sapkınlık yaşanıyor" diyeninden, "Siz dini bıraktınız, Erdoğan'a tapmaya başladınız" diyenine varıncaya kadar her türlü suçlama ve saçmalama mevcut yazılan mesajlarda...
Öncelikle şunu söyleyeyim. 
Böyle asalak bir grubun önünde sessiz kalmak daha akıllıca bir davranış olur. Ve böyle ucube düşüncelilere cevap vermek de kelime ziyanı olur bunun farkındayım ama, "Erdoğan'a tapıyorsunuz" sözünden etkilenerek geri adım atanları uyarmak için, uyandırmak için bu konuda birkaç kelime yazmak gerekiyor.
"Erdoğan'a tapıyorsunuz" sözünün bir değişik versiyonu da yıllardır biz gazeteciler için kullanılıyor biliyorsunuz. Bize de "Yandaş, yalaka veya havuz medyası" der dururlar.
Aşağılama amaçlı bu sözleri kullanmalarının tek nedeni var. Erdoğan'ın halkı tarafından sevildiğini biliyorlar. Halkın desteğini arkasına alan bir lideri sittin sene deviremeyeceklerini de biliyorlar. 
Erdoğan ile halkı arasında oluşan bu sevgi bağını zayıflatmak veya koparmak için yapmaları gereken tek şey var. Seçmenine "Tapıyorsunuz" diyerek, gazetecisine, "Yandaş yalaka" diyerek, desteğini kesmeyenine "Bidon kafalı" diyerek, yardıma muhtaç olanına "Göbeğini kaşıyan adam, kömürcü, makarnacı" diyerek halkı aşağılamaya ve bu sevgi çemberinin dışına çıkarmaya çalışıyorlar.
Son yıllarda bunları söyleye söyleye pek çok insanı bu sevgi çemberinin dışına çıkarmayı başardılar. Ama sayı onlara yeterli gelmiyor. Bu işi biraz daha ilerlettiklerinde ne olacağını sanırım az çok tahmin ediyorsunuzdur. 
Kaldı ki bu tapma meselesi de doğru değil.
Son seçimlerde halkın Erdoğan'a ve AK Parti’yi uyarı mahiyetinde desteğini çekmesi, oy vermemesi ortada bir tapma durumu olmadığını ayan beyan gösteriyor.
Ve kaldı ki bu tapma meselesinde biz bunların eline su dökemeyiz. 
Baksanıza durumlarına. Almışlar Atatürk'e benzer birini, şehir şehir, cadde cadde, sokak sokak dolaştırıyorlar. Karşılaştığında "Atam geri mi döndün atam? Dirildin mi atam? Çok zor günlerden geçiyoruz atam" diyerek ağlaşıyorlar. Atatürk'ün silüetini dağ sırtlarında arayıp topluca ayinler, şölenler, törenler yapıyorlar.
Sonra dönüp karşı tarafa "Siz tapınıyorsunuz" diyorlar.
Geçtik bu konuyu...
Şu kapatılsın dedikleri kurum ve kuruluşlarda yaşanan sapkınlıklara gelince...
Tekrar söylüyorum, bunlar din gölgesinde dinsizlik yapanlar değil, bildiğin din düşmanları. Eğer din düşmanı olmasalar, "Bu sapıkları bu tür yerlere sokmayın, sapkınlık yapanların da cezasını verin" der, geçerler.
Ama bunlar, din gölgesinde dinsizlik yapan, sapıklık yapan üç beş kişinin üzerinden mevzi alıp "Bu yapıları kapatacaksınız" diye diretiyorlar. 
Hani görmeyen de bunların arasından hiç sapık çıkmıyor sanacak. Hani biz sapıkları ideolojilere göre sınıflandırmıyoruz diye neredeyse bizi aptal yerine koyacaklar. 
Aradaki fark şu kardeşim.
Dindar görünümlü sapıklar bu işi gizli saklı yapıyor ve adı istismar oluyor. Diğerleri bu işi aleni bir şekilde yapıyor ve adı "Aşk" oluyor.
Örnek vermek gerekirse...
Hüseyin Üzmez kendinden 30 yaş küçük biriyle dinî nikâh yaparak evlenince sapık ilan edilir. Halit Akçatepe kendinden 40 yaş küçük biriyle birliktelik yaşayınca adı "Aşk" olur.
Yalan mı?
Hani sapığı illa partisine göre, düşüncesine göre ve inancına göre sınıflandırmak gerekiyorsa, yapalım o vakit.
Din üzerine kitaplar yazıp, otel odalarında asistanlarıyla yakalanan, otel odalarında porno film izlerken yakalanan Yaşar Nuri Öztürk’ler, Zekeriya Beyaz'lar Diyanet'ten mi çıktı kardeş?
Yoo?
Bunların bu sapkınlıkları yaptığını bile bile partinizden milletvekili veya belediye başkan adayı yaparak oy veren sizdiniz!
Yeğeniyle cinsel birliktelik yaşayan Murat Başoğlu Ensar Vakfı'ndan mı çıktı?
Üniversitelerde ve liselerde öğrencileriyle cinsel ilişkisi yaşayan, cinsel tacizde bulunan dekanlar, rektörler ve öğretmenler Menzil Tarikatı'nın mensupları mıydı?
Partili arkadaşının karısıyla, partili arkadaşının bilgisi dâhilinde birlikte olan ve bu ilişkisi kasetlere yansıyan Genel Başkan, cemaat mensubu muydu?
Sabah başka, akşam başka biriyle yatağa giren, çorap değiştirir gibi eş değiştiren sanatçılar İsmail Ağa Cemaati mensubu muydu?
Yooo!
Hepsi de çıkıp size gönül verdiğini, sizi desteklediğini söyleyen isimlerdi. Aradaki fark ne biliyor musunuz?
Biz sapıklık yapanları gördüğümüzde en ağır cezanın verilmesi için çabalıyoruz. Siz ise sizden olan sapıkları ya milletvekili ya da belediye başkanı yapıyorsunuz. Biz hata yapan sanatçıları bir kalemde silip atarken, siz sapkınlık yapan sanatçıları baş tacı yapıyorsunuz. 
Eşcinsel desen sizde, travesti desen sizde, LGBT'li desen sizde. Siz kim, bize sapık demek kim kardeş? Sapık arıyorsanız dönün kendi çevrenize bakın. Sizden âlâ sapık bulamazsınız. Bu ayak oyunlarıyla milletin inançlarına ket, mabetlerine kilit vuramayacaksınız. 
Boşuna debelenmeyin!
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610744 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/610744.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT