BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Türkiye Gençlik Vakfı Başkanı İsmail Emanet’e Sorduk: 18 Yaşındaki Gençten Vekil Olur Mu?

Tuğba Fırat
Facebook

Türkiye’nin en önemli gündem maddesi şu sıralar 3 gün sonra gerçekleşecek olan referandum. Daha güçlü, daha dinamik ve bürokrasi girdabında boğulmayan bir Türkiye’nin inşası için 16 Nisan günü millet iradesi gücünü sandıkta ortaya koyacak. Yeni paketin en çok tartışılan maddelerinden biri de seçilme yaşının 18’e düşürülmesi. Biz de Türkiye’nin dört bir yanında yaptıkları çalışmalarla gençlere ulaşan Türkiye Gençlik Vakfı Başkanı İsmail Emanet Bey’e, hem TÜGVA’yı, hem referandumu hem de  gençler hakkındaki düşüncelerini sorduk...

-Kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

1983, İstanbul doğumluyum. 2006 senesinde ise Beykent Üniversitesi Matematik-Bilgisayar bölümünde lisans eğitimimi tamamladım. Tiyatro yönetmenliğine dair özel bir eğitim aldıktan sonra, Beykent Üniversitesi İşletme alanında yüksek lisans yaptım. Uzun bir süre özel bir şirkete finansal danışmanlık yaptım. Hayatımın her anında, ön planda tuttuğum değerler ölçüsünde ayrıca sivil hareketin bir parçası olmak vardı. Bu yüzden siyasi ve sivil toplum kuruluşlarında çeşitli görevler ile faaliyetler yürüttüm. Genç İDSB’de 2 yıl başkan yardımcılığı yaptım, gençlerin enerjisini yakalayan TÜGVA’da gençlik çalışmalarıma devam ettim. 2013 yılında Türkiye Gençlik Vakfı kurucu Mütevelli Heyeti üyesi olarak göreve başladım, 2014 yılından beri de Türkiye Gençlik Vakfı Başkanı olarak gençlerle bir arada gece gündüz demeden çalışmalarımıza devam ediyoruz. 

-TÜGVA'dan kısaca bahsedebilir misiniz? Diğer gençlik vakıflarından farkınızı nasıl açıklarsınız?

TÜGVA, sadece gençlere hitap eden, yönetim kurulu ve mütevelli heyeti ile ülkemizin en genç vakfıdır. Türkiye’nin gençliği olarak gençlik adına çalışan yeni nesil bir gençlik vakfıyız.

TÜGVA, geleneklerine bağlı kalarak, çağın gereklerini iyi okuyabilen, topluma ve insanlığa değer katan bir gençlik için çalışmaktadır. Öz güveni yüksek, yenilikçi, çalışkan, iyi ahlaklı, merhametli, başarılı ve sorumluluk sahibi gençlerin, yeni nesil projeler hazırlarken kendilerini geliştirdikleri bir vakıf kültürüne sahiptir.

 

-TÜGVA gençlik için neler yaptı, şu an neler yapıyor, gelecekte neler yapacak? Projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Gençlerin olduğu her alanda varız. Vakıf olarak 11 ila 35 yaş arasında bulunan tüm gençliğe hitap ediyoruz. Ortaokul, lise, üniversite, kadın-aile ile çalışan gençlik gibi her yaş grubu için ayrı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Projelerimiz ve faaliyetlerimiz ortaokuldan çalışan gence kadar uzandığı için ciddi bir çeşitlilik arz ediyor, sanattan spora, medyadan diplomasiye, tarihten teknolojiye kadar gençliğin ilgi duyduğu her alanda projeler üretiyoruz. Gençlerin kendilerini geliştirip, gönüllü çalışmalarda bulunabileceği alanlar oluştururken; üniversite öğrencilerinin eğitimine destek olmak için burs veriyoruz. Ayrıca üniversitede okuyan erkek öğrenciler için yurt imkânı sağlıyoruz. Türkiye’nin her ilinde teşkilatlanırken, gençlerin fikri altyapılarını geliştirmek adına alanında uzman farklı disiplinlerden konuşmacıların ağırlandığı söyleşi programları düzenlenmesi adına altyapı oluşturuyoruz. Çünkü eğitim her zaman bizim en temel önceliklerimiz arasında. Liseli gençlerimiz için her yıl Genç Türkiye Kongresi, Genç Tiyatro Akademisi, 9/12 Fanzin gibi sosyal bir aktivitenin içine girip sorumluluk alacakları projelerimiz var. Bunlara her geçen gün bir yenisi ekleniyor; Karikatür İstanbul, Cezeri ve Youthvoice gibi farklı alanları da barındıran projeler sunuyoruz. Genç Diplomat Akademisi ise siyaset, politika ve diplomasi alanında ihtisas yapmayı ve gelecekte bu alanda kariyer hedefi olan gençler yönelik konferanslar dizinidir. Çin, Hindistan, Rusya ve Orta Doğu hakkında derin bir birikime sahip bölge uzmanları yetiştirmek üzere uzun soluklu bir programımız var. #MİO adını verdiğimiz Medya İletişim Okulumuzda, medyanın içinde var olmayı hayal eden gençlerimiz için özel bir programı da başlattık.  Bunlar tabii faaliyet ve projelerimizin küçük bir kısmını içeriyor. Hepsini tek bir soruya sığdırmak pek de mümkün değil...

-TÜGVA olarak tüm Türkiye'de yeni anayasa paketi ve başkanlık sistemini anlatan çalışmalar düzenliyorsunuz. Gençler referandumda neden EVET demeli?

Anayasa değişikliğinin omurgasını “millet iradesi” oluşturmaktadır. Millet, hem meclisi hem Cumhurbaşkanı’nı aynı gün seçerek, bu 2 gücün birbirini dengelemesini sağlayacak. Bu 2 güç aynı zamanda birbirinden kesin bir şekilde ayrılacak. Türkiye'nin istikrarı ve refahı için verilecek kararla, çift başlılık ortadan kaldırılacak, yönetim süreçleri hızlanacak.

Mevcut sistemde cumhurbaşkanı sadece vatana ihanet suçundan yargılanabiliyor. Fakat yeni sistem böyle değil, Cumhurbaşkanı’nın cezai sorumluluğu var. Suç işlediği iddia edilirse milletvekillerinin çoğunluğu elde etmesiyle (301 kabul oyuyla) soruşturma oluşturulup, yargılama safhasına geçilebilecek. Yeni sistemle ülkesine karşı sorumlu ve hesap veren bir cumhurbaşkanı olacak. Birliğimiz, bütünlüğümüz için de üniter yapımızı sürdüreceğiz.

“İnsan kanatları kadar ağır, prangaları kadar ağırdır” der şair. Eğer bizler ülke olarak yükselmek istiyorsak ağırlıklarımızdan kurtulmamız gerek. Ülke tarihimizde yapılan her seçimde tavrını koyan milletimizin önü askeri darbeler ve koalisyon pazarlıkları yüzünden kesilmiştir. İlerlememize ket vurulmuştur.  Bizler, "tek lider" öncülüğünde destanlar yazmış binlerce yıllık bir Türk devlet geleneğine sahibiz. Mevcut sistemle aldığımız yol meydanda. Bu aksak sistem yerine halkın ve özellikle gençlerin özne olduğu, hem seçtiği, hem seçildiği, hem de yargılayabildiği bir Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçmek istiyoruz. Bu geçiş sürecinde aktif rol oynayarak bölgemiz, ülkemiz ve nesillerimizin geleceğine katkı sağlayacağımıza inanıyoruz. Referandum bir parti veya şahıs meselesi değil, geleceğimizi etkileyecek bir sistem değişikliği konusudur. Bu konuda da ülkemizin gençliği olarak söz hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Bu sebeple referandum çalışmalarında evet kampanyasını yürüttük.

Bunun için ilk olarak konu hakkında bilgilendirici broşür, kitapçık ve tanıtım videoları hazırladık.

-Her fırsatta eleştirilen gençleri bir gençlik vakfı başkanı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gençlerin amaçsız, etrafında olan bitenden habersiz varlıklar olarak görülmelerini anlamıyorum. Daha kendilerine bakamıyorlar, tecrübeleri yok derler. Ancak yakın zaman önce yaşadığımız 15 Temmuz hain darbe girişiminde, gençlerimiz meydanlardaydı. Ülkemizde her şeyi araştıran ve sorgulayan bir gençlik var. Yarının mimarları onlar olacak. Onlara güven duyduğumuz, sorumluluk verdiğimiz takdirde onlarda potansiyellerini ortaya koyacaklardır.

Bugün ülkemizin meselesi olan her konu gençleri de ilgilendirmektedir. Ülkemizin meselesi gençlerin de meselesidir. Sahip olduğu politik görüşü dillendirmekte özgür olan gençler, bunu parlamentoda sürdürebilir.

 

-Yeni anayasa paketinin en tartışılan maddelerinden biri de seçilme yaşının 18'e düşürülmesi. 18 yaşındaki gençten vekil olur mu sizce?

Bugün ülkemizin meselesi olan her konu gençleri de ilgilendirmektedir. Ülkemizin meselesi gençlerin de meselesidir. Sahip olduğu politik görüşü dillendirmekte özgür olan gençler, bunu parlamentoda sürdürebilir. Öte yandan ülkesinin sorunlarıyla ilgilenen, siyasetle ilgilenen bir gençlik de var. Bunu en basit şekilde partilerin gençlik kollarında ve üniversite kantinlerinde bile görebiliriz. 18-25 yaş arasındaki gençlerimizle meclis, güç ve enerji kazanacak.

Bu enerjiye ülke olarak ihtiyacımıza var. Yeni dünyada tek sorun büyük ve güçlü olmak değil, hızdır aynı zamanda. Yani büyük balığın küçük balığı yuttuğu dönemi geçiyoruz. İnovasyona ve hıza önem veren toplumlar gelecek yüzyılda yükselecektir. Bunu da yeni trendleri en iyi takip eden, en meraklı nesil olarak, gençler yapabilir.

Bir konuyla ilgili konuşulurken muhakkak o konunun uzmanları veya muhatapları olması gerekir. Anayasa maddeleri ile ilgili bir konu görüşülürken, hukukçunun olmamasını nasıl abes görüyorsak. Bugün gençlerle ilgili bir karar alınırken, mecliste gençlerin olmamasını abes görüyoruz. Gençlerimizin bu karar mekanizmalarında olması lazım. Onlara mecliste yer verir, sorumluluk verirsek, Türkiye çok daha güçlü olacak.

Yaşlı nüfusun ağırlıklı olduğu Avrupa ülkelerinde bile seçilme yaşı 18 iken, bizim gibi genç nüfusa sahip bir ülkede gençlerin parlamentoda temsil edilmemesi demokrasiyle bağdaşmaz. Zira biliyoruz ki ilk çağlardan beri demokrasinin en önemli konusu temsiliyettir.

18 yaşına gelen bir genç; ehliyet alıp trafiğe çıkabiliyor, mahkemede şahitlik yapabiliyor, evlenebiliyor, askere gidiyor, oy kullanabiliyor da neden seçilemesin. Askerlik gibi vatani bir görevi yerine getirmek daha az mı kutsal da milletvekilliğini layık görmüyoruz. Hem unutmayalım akıl yaşta değil baştadır.

-Siyasi kariyer yapmak gençler arasında popüler durumda. Bu yönde kariyer yapmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Siyasi kariyer olsun veya olmasın fark etmez, benim genel manada belirli bir kariyer hedefi içinde olan gençlere her zaman telkin ettiğim bazı tavsiyeler var. Öncelikle başarıyı tek şık hâline getirmekten sakınmaları gerektiğini düşünüyorum. Kariyer hedeflerinde yanlarından ayırmamalarını önerdiğim 5 değer var: Adalet, ahlak, birlik, iyilik ve özgürlük. Bu değerlere sımsıkı sarıldıkları vakit, toplum yararına ve insanlığa faydalı bir şahsiyet olarak kariyer planlarında mutluluğunu tadacaklarına inanıyorum. Kendini devamlı geliştiren, yenilikçi ve nitelikli insan kıymetinin oluşumuna katkı sağlamak adına yola çıktıklarında, bulundukları her yerde gerçek bir başarıdan söz edebilmek için azimli bir çalışma içinde olacaklardır.

 

596378 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/tugba-firat/596378.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT