BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Hocam yakıtımız bitti!"

Ünal Bolat
Facebook
“Saat 08.00 olmuştu ki bir gürültü duydum. Hemen yola çıktım. Baktım köye greyder gelmişti...”
 
Okul açılınca bir veli toplantısı yaptım. Onlara eğitim öğretim yılında yaptıklarımızı yapacaklarımızı anlattım. Köylüler 20 gün içinde yaptıklarımızı görünce çok da yardımcı oldular...
Bu köyde 3 yıl kaldım. Bir dağ köyüydü. Temel gıda maddelerini yıllık alıyordum. Dolayısıyla evimiz bakkal dükkânı gibiydi. Çünkü kasım ayında kar yağar, nisan sonunda kalkardı. Nisan ayına kadar köye hiç araba gelmezdi.
Kızlan köyü vardı. Kızlan’a kadar yol açılır, ondan sonra dokuz km yolu hep yaya yürürdük. Kızlan’la bizim köyün arası 9 km idi. Bu mesafe kışın hiç açılmazdı. Greyder yolu açar ama hemen ardından yine tipi fırtına yolu kapatırdı...
1988 yılının aralık ayında bir gece sabaha karşı uyandım. Ahmet Muammer ismini verdiğimiz oğlum vardı. O zaman 5 yaşındaydı. Yanına vardım, başını okşadım.
“Neyin var oğlum?”
“Baba dişim çok ağrıyor” dedi.
Oturdum çaresizlik içerisinde. Çok üzüldüm. Dışarıya baktım, her taraf insan boyu kar idi…  Yollar kapalıydı. Eşimle çaresizlik içerisinde birbirimize baktık. Hiç yapacak bir şey yoktu.
Tek düşüncem hava aydınlansın saat 08.00 olsun oğlumu sırtıma alıp 9 km olan Kızlan köyüne götürecektim. Oradan Alaçam’a her zaman açık oluyordu. Başka da çaremiz yoktu.
Sabahı bekledik. Saat 08.00 olmuştu ki bir gürültü duydum. Hemen yola çıktım. Baktım greyder gelmişti. Durumu operatöre anlattım.
Sağ olsun kırmadı ama “Hocam, dedi, yol yine kesin kapanmıştır. Çünkü çok tipi var, yakıtımızda az. Yol iyice kapandıysa yolda kalırız” dedi.
“Tamam” dedim.
Çocuğumuzu hazırlayıp greyder ile birlikte yola çıktık.
Allah’ım ne kadar sevinmiştim. Ama yüreğim de ağzımdaydı. Nitekim biraz gidince yollar yine kapanmış hâldeydi.
Greyder bile yolu çok zor açıyordu. Derken operatör çaresizce mırıldandı:
“Hocam yakıtımız her an bitebilir” dedi.
Bu arada Kızlan köyüne 4 km filan kalmıştı ki gerçekten yakıtımız bitti.
Bizim için ambulans görevi gören greyder, olmuştu koca bir demir yığını… Greyderi o hâlde orada bırakıp çocuğumu sırtıma alarak karlara bata çıka yürümeye başladık.
Sağ olsun oğlumu bazen operatör taşıyordu. Bazen ben sırtıma alıyordum.  08.30'da köyden çıkmıştık, 11.00 sıralarında Kızlan köyüne vardık. Oradan bir taksiye binip Alaçam’a vardık. Orada hiç kar yoktu. Doğru hastaneye gittik. DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
596020 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/596020.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT