BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.

“Onu deliler gibi sevdim...”

Ünal Bolat
Facebook
 “Ailelerimiz samimi olmuştu ama biz çocuklar olarak henüz bu samimiyetin dışındaydık.”
 
 
Her şey yeni bir evimize taşınmamızla başladı. Liseye gitmenin heyecanı genç kız olmamın heyecanıyla at başı gidiyordu. Buna rağmen içine kapanık pısırık; oldukça duygusal ve sakin bir kız idim.
Okulda bir iki kız arkadaşımın dışında arkadaş çevrem de yoktu. Ailemin ekonomik durumu çevremize göre iyi sayılırdı. Allaha şükür rahat bir hayat sürdürüyor ve mutlu oluyordum…
Yeni taşındığımız sokakta onu gördüğümde içimden bir şeyin koptuğunu hissettim. Lisede okuyan bir kız olarak bir anda yüreğimin alevlendiğini, kabına sığamaz olduğunu evde annemle babamla ve kardeşlerimle geçen mutluluk anlarımın sıradanlaştığını hissettim.
Kendime bile yalan söylesem de aslında sokağa çıkmak, oralarda dolaşmak gibi duyguların içinden çıkamıyordum.
Hepsi onu bir daha görebilmek içindi… Her bir görüşümde bir daha görmek… Derken bütün benliğimle onun hayal dünyalarımın kahramanı olmasına izin verdim…
Ve ne enteresandır ki onun hareketlerini uzaktan ve kendimce kimselere belli etmeden takip etmekten kendimi alamıyordum.
İlk önceleri bunu her genç kız gibi karşı cinse olan bir merak olarak değerlendiriyordum. Lise son sınıfta artık ailem de çevreyle tanışmış, uzak yakın komşularla birbirlerine gider gelir olmuştuk.
Ben bu ortamda kendimi konuya iyice kaptırmıştım. Her geçen gün içimde daha hoş kıpırdanmalar oluyor ve kendi kendime ona deliler gibi bağlanıyordum.
Ailelerimiz samimi olmuştu ama biz çocuklar olarak henüz bu samimiyetin dışındaydık... Merdivende, yolda filan rastladığımızda soğuk ve mesafeli bir “merhaba” diyor geçiyorduk. Ama artık bu selam ve merhabalar bana yetmemeye başladı.
Camda durup eve gelişini, gidişini izlerdim. Ama çekingen ve kendime karşı güvensiz olduğum için konuşmaktan hep kaçındım... Bu karşılıksız sevgi beni nerelere götürecek diye düşünüp duruyor ama bir türlü cevabını da veremiyordum.
Bir gerçek vardı ki onu her gördüğümde içimin titrediğiydi… Boğazımın kuruduğuydu… Kalbimin yerinden fırlayacak gibi olmasıydı… Ama bu duygularla hep tek başıma mücadele eder, içimdeki sevdayı hiç kimseye açamaz, açmak şöyle dursun açmaya da cesaret edemezdim.
Kendi kendime platonik bir sevda ile liseyi bitirmiş üniversiteye bile başlamıştım… Yıllar çok çabuk geçse de geçmeyen tek şey dile getiremediğim ama yüreğimde de hiç küllenmeyen bu duygulardı…
Bu arada artık evimize dünürler gelmeye başlamıştı çoktan… DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
600175 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/600175.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Reklamı Geç
KAPAT