BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yeni www.turkiyegazetesi.com.tr ile tanışın. Keşfetmek için tıklayın.

O hâlini unutamıyorum

Ünal Bolat
Facebook
“Babamın inlemeleri kulaklarımdan gitmiyor. Bu inlemeler onlara hiç etki etmiyordu!..”
 
Zaman zaman hastamızın yanında yakınlarımızdan iki kişinin beklemesi sebebiyle ben de nöbetçi hemşirelerin dinlenmesi için ayrılan odanın yakınlarındaki bir masada oturuyordum. Bir bayan hasta sürekli “hemşire” “ hemşire yok mu?” diye inliyordu.
Bu durum yaklaşık bir saat sürdü. Artık dayanamadım, kendi derdimi unutup hastanın yanına gittim. Ben hastanın sayıkladığını düşünüyordum. Ses biraz daha yakından gelince baktım ki iki büklüm bir yaşlı kadın. Yanına yaklaştım. Derdini sordum.
-Kendimi çok kötü hissediyorum. Hemşire gelsin bana yardımcı olsun, yoksa çatlayacağım.
Hastanın sağ kolunda serum ya da benzeri bir şey takılıydı. Ben kadıncağızın elinden tutup iki oda ilerideki hemşire odasına kadar götürdüm. Hemşirenin hastanın sesini duyması mümkün değildi. Çünkü uykudaydı. Kapıyı gözlerini ovuşturarak açtı. Kadını dinledi ve kendisi müdahalede bulunmadı:
“Muhsin Efendi!” diye seslenerek ki sağlık hizmetleriyle ilgili olmayan bir personele havale etmişti. Tekrar kapıyı kapatıp içeri girdi.
Babamın inlemeleri ise kulaklarımdan hiç gitmiyor. Ama bu inlemeler onlara hiç etki etmiyordu. Galiba gece gündüz hastalarla karşılaştıkları için ciddiye almıyorlardı.
Ertesi gün ikindiye doğru babamın odasının önünde beklediğim bir anda içeriden gelerek, babamın çok kötü olduğunu siyah bir sıvının geldiğini anlatırken içeriden ablamın feryadı odayı yıktı:
-Gitti babam gitti!.. Yetişin babam can verdi yetişin!
Odaya girdiğimde babamın can verdiğini gördüm. Feryadımızı duyan nöbetçi hemşire ve yanındakiler, artık ne yapacaksa, oksijen tüpünü getirerek bir şeyler yapmaya çalıştılar ama geçmiş olsundu. Nabız ölçüldü. Ne gariptir ki babamı kaybettikten birkaç dakika sonra bizim bir türlü görüşemediğimiz uzman doktor yanımıza gelmişti.
Bana telefonunu bilmiyorum diyerek vermekten kaçınan hemşire çağırmış olmalıydı… Çok üzüldüm çok… Bu tür bir ihmalkârlık, sorumsuzluk ve vurdumduymazlık çok şükür ki şimdiki hastanelerimizde asla yok… Asla… Öyle ki şimdiki hastanemiz dışarıdan baksanız hastane mi beş yıldızlı otel mi ayırt edemeyeceğiniz güzellikte. İçeride hizmet özel hastanelerde bile yok… Doktorlarımızdan da hemşirelerimizden de sağlık çalışanlarımızdan da Allahü teala razı olsun…
        Rumuz: “Babam” Erzurum
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
601765 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/601765.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Reklamı Geç
KAPAT