BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.

AİLE ÖĞÜT

Yetenekli Kalemler
Facebook
“Bir çıkar veya menfaat karşılığı yapılan iyilik, iyilik olabilir mi? İyilik, sebep ve sonuç ilişkisinin dışında yapılan yardımdır.”
 
 
Bir çift neden boşanmak ister? -2-
 
Şimdi bayanlar bana kızacak ama kendisine bu kadar haklar verilen bir bayanı evde ateşle oynayan çocuğa benzetiyorum, çıkaracağı yangın kendisiyle beraber birçok kişiye de zarar verip mağdur edecek ama maalesef birçoğu bunun farkında bile değil.
Boşanmanın nedenleri olarak dün bu köşede açıklamaya çalıştığımız sebeplerin oluşmasında, asrımızın gençlerinin karşısına çıkan sebep sonuç ilişkisine baktığımızda:
*İslamiyet’ten uzak yetişme tarzı,
*Rol model yanlış kişilerin seçilmesi,
*Rahat ve bedel ödemeden yetişme tarzı,
*Teknolojik aygıtlar,
*Aile büyükleriyle aynı ortamın çok az paylaşılır olması,
*Bir de buna kültür erozyonu eklenince... ortaya tahammülü olmayan, yaptığı işlerin sonucunu düşünemeyen sorumsuz bir gençlikle karşı karşıya kaldığımız gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Boşanmak, meşru bir mazeret olmadığı müddetçe başvurulacak en son yöntem olması gerekir. Çünkü her bir boşanma sosyal faciaya, neden olmakta, bulunduğu toplumu zehirleyip çözülmesine, ayrışmasına, sebep olmaktadır. Ayrıca ülke ekonomisine büyük zararlar verip adli kurumlar da aşırı boşanmalar yüzünden iş göremez hâle gelmektedir.
Problemin çözümünde, devleti yönetenlere büyük iş düşmektedir. Kanun ve düzenlemeler, çıkartılırken toplumun inanç ve örf âdet gibi dinamikleri göz önünde bulundurulup sivil toplum örgütleri ve vakıf gibi kuruluşların görüşü de alınmak suretiyle kanun ve düzenlemelere gidilmelidir.
Aksi takdirde boşanma kaynaklı problemler, katlanarak devam edip içinden çıkılmaz bir hâl alacaktır. Boşanmanın Allah indinde de hoş görülmeyen bir amel olduğunu unutmayalım.
Allah'ın Resulü (aleyhisselam) şöyle buyuruyor: "Allah’ın helal kıldıkları arasında en sevmediği şey boşanmadır."  (Ebu Davud)
             Nejdet Demirel
 
ŞİİR
 
Uyku ve uyanıklık...
 
Hayvanlara baktım kış uykusunda,
İnsanlara baktım gaflet uykusunda,
Herkes kendi umursamaz dünyasında,
Mutlu görünüyor dünya hülyasında...
 
Ah ah! Bir bilseler gerçek mutluluğu,
Nedir ki dünyadan faninin umduğu?
Acep aynı mı umduğuyla bulduğu?
Bulamaz dünyada gerçek mutluluğu...
 
Her gün hatırlamak lazım ölümü,
Kiminin korkusu, kiminin düğünü;
Daha göremezken ertesi gününü;
Unutup ölümü, planlar ömrünü...
 
Sakın aldanma cihanın varına,
Boyun eğ! Vardan öte var olana;
Geçtiyse ömrün malayani başında,
Ne dersin sonra Allah'ın huzurunda...
                Ahmet Emin Odacıoğlu
 
 
 
UNUTULMAZ DEYİMLER
 
“Öküz altında buzağı aramak” 
Bu deyim, karşısındaki için birçok saçma sapan sebep ve bahaneler uydurarak onu suçlamak ve suçlu hâle getirme çabasında olmak isteyen için “sen öküz altında buzağı mı arıyorsun?” veya “öküz altında buzağı arıyor” gibi kullanılır.
 
“Kalıbının adamı olmamak” 
Bir kimsenin dışarıdan görünüşüne kılık kıyafetine ve gösterdiği vizyona ve misyona uygun olmayan bir davranış sergileyip, karşısındaki kimseyi hayal kırıklığına uğratan, ümit edileni ortaya koyamayan kimse için “Kalıbının adamı değilmişsin” veya “Kalıbının adamı değil” gibi kullanılır.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
600686 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/600686.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Reklamı Geç
KAPAT