BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Ah bir anlayabilsek

Yetenekli Kalemler
Facebook
Ah bir anlayabilsek… Bu coğrafyayı kendilerine göre şekillendirmek isteyenler, bu coğrafyanın ortak değer olarak dilinden dininden tarihinden habersiz çocuklarına, çok rahat bir şekilde “etnik köken” denilen saçmalıkları önemsetebiliyor bir anlayabilsek.
Hatta etnik kökeni sanki insanın okuyup çalışıp kazanıp elde ettiği bir ayrıcalık gibi göstererek insanları birbirlerine “ırk üstünlüğü” ile üstünlük algısına inandırabiliyorlar bir anlayabilsek…
Oysa herkes birazcık düşünebilse hiç kimse hangi ırk olursa olsun kendisi onu doğarken tercih etmemiştir. Tıpkı doğarken kadın veya erkek olmayı tercih etmediği edemediği öyle bir şansı olmadığı gibi… O zaman bir etnik kökenin diğer bir etnik kökene üstünlük taslaması kadar aptalca bir yaklaşım olabilir mi?
Size daha acısını söyleyeyim.
Bu coğrafyadaki insanların büyük çoğunluğu Müslümandır. İnandığı dinin peygamberi onlara Veda Hutbesi'nde ne vasiyet etmiştir?
 “Ey insanlar! Rabb'iniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Allah katında en kıymetliniz, takvası çok olan Müslümandır. Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir...”
“Sakat siyah bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah’ın kitabı ile idare ederse, onu dinleyin ve itaat edin...”
Bu kadar önemli bir nasihat dururken, bilgisiz ve eğitimsiz bırakılan nesil hem de kendi dininden ve inancından olmayan emperyalist kimselerin ortaya attığı ırkçılık algısıyla kendine üstünlük sıfatı yakıştırma oyununa gelmiştir ah bir anlayabilsek.
O kadar ki bölgedeki farklı inançta milletlerin bile bu derece ırkçı yaklaşımda bulunması emperyalistlerin bir oyunu iken, bir de kendi inancında olduğu hâlde kendi din kardeşine ikinci sınıf muamelesi reva görme talihsizliğinde bulunan bir nesil gelmiştir gerilerden… Bu önemli örnekten sonra, tekrar genel kültür ve ahlak erozyonuna döndüğümüzde çok daha vahim bir gerçeği dile getirmek istiyorum. Bu deformasyon ve bu yozlaşmanın tonlarca ağırlığı altında ezilen zavallı çocuklar ve gençlik ne kadar sahipsiz bir anlayabilsek?
Muhsin Taha - Ankara
 
 
 
ŞİİR/ USTADAN
 
HAZAN
 
Daha dün yüzünde güller açardı
Gözlerinde bahar güneşi vardı
Kalbin mutlulukla dolup taşardı
Sendin umut dolu şiirler yazan;
Neden böyle soldun, sarardın Hazan?
 
Ümitlerin yerde kurumuş yaprak
Kavrulan yüreğin çatlamış toprak
Zemheri mi vurdu, saçlarında ak;
Bu nasıl bir tipi başında tozan?
Neden böyle soldun, sarardın Hazan?
 
Hangi iklim çaldı senden yazını?
Açar mı güllerin, çeksem nazını?
Koparıp telini, kırıp sazını;
Sen misin hayata, dünyaya kızan?
Neden böyle soldun, sarardın Hazan?
 
Dillerin lâl olmuş, artık sözü yok
Dudağında tebessümün izi yok
Sensiz bir hayatın tadı tuzu yok
Nasıl kıydı sana bu bozuk düzen
Neden böyle soldun, sarardın Hazan?
 
Ya sen yeniden aç, ya ben solayım
Sen bahar ol ben de hazan olayım
Yine gülüşünde huzur bulayım
Üzüntüye doysun kalbini üzen
Neden böyle soldun, sarardın Hazan?
 
Hanefi Söztutan
 
 
 
 
 
 
UNUTULMAZ TÜRKÜLER
 
HUMA KUŞU HİKÂYESİ
Bu türkünün hikâyesi; Erzurum’un Ilıca nahiyesine bağlı Tikkir (Çiğdemli) köyünde geçmektedir. Mustafa ve Gülbahar’ın dillere destan aşklarını bilmeyen yoktur. Sevda çeken bu gençlerin ailelerinin rızası ile evlenmelerine izin verilir ve evlenirler. Fakat beraberlikleri ne kadar sürmüş bilinmez. Seferberlik ilan edilmiş ülkedeki tüm gençler; okuyan, okumayan tümü askere çağrılmıştır. Vatan borcu namus borcudur. Mustafa sevdasını evde koyup ayrılır. O günlerde ölüme gitmek gibi bir şeydir bu. Gülbahar’ın iki gözü iki çeşmedir ama elden ne gelir? Aradan yıllar geçer fakat hiçbir haber gelmez. Öldü mü, kaldı mı? Kimse bir şey bilmez. Ev halkı artık Mustafa’dan umutlarını kesmiştir… Gülbahar her sabah kalktığında bahçeye çıkar yavuklusunun yoluna uzun uzun bakarak geleceği günü bekler. Her geçen gün erimiş ağlaya ağlaya göz pınarları kurumuştur. Kayınbabası gelininin her sabah yavuklusunun yolunu gözlemesine, uçan kuşlardan haber istemesine o kadar üzülür ki; dayanamaz ve bu ağıtı yakar.
Huma kuşu yuvasından havalanan ve çok yükseklerde günlerce uçan bir kuştur. (Anonim)
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608360 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/608360.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT