BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İnsanın plastikle dansı -1-

Yetenekli Kalemler
Facebook
Dans deyince hemen hoplayıp zıplamaya başlamayın çünkü sizi sonunda poşetleyecek olan partneriniz plastik. Malumunuz birçok şeyde olduğu gibi plastiğin de ham maddesi petroldür. Petrol takriben iki asırdır insanların günlük hayatında su gibi tükettiği hatta uğrunda savaştığı, “aman petrol canım petrol” diyecek kadar bağlandığı, birçok ara madde ve akaryakıt ürünü olarak kullandığı, toprağın derinliklerinden ham madde olarak çıkardığı, bazı gazların terkibinden oluşan yoğun formatta başa bela kara renkli bir sıvıdır...
Tabiri caizse neredeyse damarlarımızda kan yerine petrol akıyor desek yeridir. Hatta sanki bu yorumumuzu doğrular nitelikte, değişik ülkelerden bir araya gelen bilim adamlarının son yaptığı araştırmalarda insan vücudunda mikroplastik tespit etmeleri olayın ne kadar tehlikeli boyutlara geldiğini göstermektedir.
Hayatımızın her alanında onun türevi olan plastiği büyük bir iştahla kullanmaya devam ediyoruz. Mobilyalarımız, kapılarımız, pencerelerimiz, laminat parkelerimiz, perde ve halılarımız, yetiştirdiğimiz çiçeklerin saksıları, çocuklarımızın oyuncakları, pet şişeler, cebimizdeki sözde kâğıt paralar, evlerimizin iç ve dış cephelerinde kullandığımız akrilik boyalar, ayakkabılarımız, giysilerimiz, taslarımız, kaplarımız.  Velhasıl kullandığımız her şey…
Ne yazık ki, bizler de; tüketici olarak plastiğin zararlarına ilişkin herhangi bir bilinç (şuur) oluşmadığından dolayı; maliyeti düşük, rahatlıkla kılıktan kılığa girebilen plastiğin, üreticisine tatlı kârlar kazandırması bu sektörün önlenemeyen yükselişine sebep olmuştur.
Plastik çağı diye telaffuz etmemizin yanlış olmayacağı bu durumla topyekûn mücadele başlatmadığımız müddetçe, devletin plastik poşetleri yasaklaması doğru bile olsa ne kadar işe yarar ki? Bizim hayatımız olmuş zaten plastik. Görmüyor musunuz ilişkilerimiz bile hep lastik!.. Nereye çekersen çek!..
           Güngör Ulusoy/İzmir    
 
 
 
ŞİİR
 
       Benim memleketim
 
Benim memleketim güzel Erzincan,
Yıllar oldu ayrıldım senden,
Ayrılsam da aklım sende her zaman,
Benim canım memleketim Erzincan.
 
Erzincan ülkemin şirin vilayetidir,
Benim gördüğüm en güzel yeridir,
İki dağ arasında güzel bir ovadır,
Benim güzel memleketim Erzincan.
 
Senden ayrılırken çok üzüldüm bir bilsen,
Ama ne yapayım kaderdir diyebilsen,
Bir de beni sen anlayabilsen,
Benim canım memleketim Erzincan.
 
O yeşil bağlarını, o güzel çaylarını,
Ekşi suyunu, meyve ağaçlarını,
Hatırladıkça duygulanırım her zaman,
Benim güzel memleketim Erzincan.
 
Memleketim diye değil biliyorsun,
Sen doğuda bir tanesin anlıyorsun,
Seni düşündükçe üzülürüm biliyorsun,
Benim şirin memleketim Erzincan.
 
                        Mücahit Demirci
 
 
 
FAYDALI BİLGİLER
 
ZEMZEM: Mekke-i Mükerreme’de, Mescid-i haram içerisinde, Kâbe’nin Hacer-i esved köşesi tarafında bulunan kuyudan çıkan mübarek sudur. Zemzemin çeşitli isimleri vardır. Zemzem kuyusu, Mescid-i haram içinde, Hacer-i esved köşesi karşısında ve köşeden sekiz metre uzakta bir odadadır. 1,8 metre yükseklikte taş bileziği vardır. Bu odayı, İstanbul’da Beylerbeyi Câmiini yaptıran Sultan Birinci Abdülhamid Han yaptırmıştır. Odanın mermer döşeli zemini duvarlara doğru meyillidir. Duvar diplerinde olukları vardır. Kuyuya su sızmayacak şekilde ustalıklı yapılmıştır. Kuyu ağzı, bu hizadan bir buçuk metre kadar yüksektir. Tarihin kıymetli yadigârı olan bu güzel sanat eseri, 1963 (H. 1383) yılında yıktırıldı. Kuyu ağzı ve birkaç metre çevresi, yeryüzünden birkaç metre aşağı indirildi.
Hadîs-i şerîflerde buyruldu ki:
Yeryüzünde bulunan kuyuların en hayırlısı, zemzem suyunun mübarek kuyusudur.
Zemzem-i şerifin suyu mübarektir. Zemzem suyu hastalara şifa verir. Onu içenler, yemek yemiş gibi açlıklarını giderirler.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
609312 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/609312.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT