BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

​Güvenlik görevlisi skandalları tesadüf mü?

Yücel Koç
Facebook
Eskişehir’de, tutuklanıp serbest bırakılan FETÖ’cü güvenlik görevlisinin önceki gün evi arandı.
Silaha dönüşen suikast kalemi bulundu.
Bir güvenlik görevlisi buna niye ihtiyaç duyar, değil mi?
Ve böyle biri niye serbest kalır?
            ***
Yuvalanmadığı hiçbir alan bırakmayan ihanet örgütünün, kripto elemanları üzerinden yeni kumpaslar kurguladığı muhakkak…
Son haftalarda özel güvenlik görevlilerinin peş peşe yeni vukuatlara imza atması, bir kez daha aynı soruyu gündeme getirdi.
Şu olanlara bakın
            ***
Bugüne kadar kimse kimsenin kıyafeti ile ilgili değilken, İstanbul Şişli’deki Maçka Parkı’nda, özel güvenlik görevlilerinden biri kanun koyuculuğa soyunuyor.
İBB’ye taşeron hizmet veren güvenlik şirketine bağlı görevlinin, genç bir kadına “Bu kıyafetle seni parka almam” dediği hadise bir anda sosyal medyada patlıyor.
Sonrasını biliyorsunuz…
Günlerce süren “Kıyafetime karışma” eylemleri,
Her taraftan hükûmete saldırılar…
Üzerine de Atatürk büstüne saldırı komedisi…
Senaryo tamam.
            ***
Ne ilginçtir ki, bu hadisenin hemen peşine, ikincisi patlak veriyor.
Fail yine özel güvenlik görevlisi…
Üstelik, İstanbul’da
Şu tesadüfe bakın…
Başka zamanlar hiç görmediğimiz bir şey oluyor,
Görevliler vapurda simitçi çocuğu dövüyor.
Görüntüleri de yine sosyal medyaya düşüyor.
Kimse çarpıtmasın, sonuna kadar çocuğun yanındayım.
…da, olayın zamanlaması kafa kurcalıyor.
            ***
Bitti mi?
Elbette hayır…
Konya-Beşiktaş Süper Kupa karşılaşması oynanıyor.
Stada girerken üstünüz didik didik arandığı hâlde,
Tribünde nasıl oluyorsa bıçaklar, palalar uçuşuyor.
Her iki takımın tribünlerinde, provokatörler taraftarı kışkırtmaya,
Sahaya indirmeye çalışıyor.
Çarşı grubu, içinde Atatürk geçen pankartın stada alınmadığını öne sürerek konuyu başka bir mecraya taşımaya çalışıyor.
Tıpkı Maçka Parkı’nda olduğu gibi…
            ***
FETÖ’nün özel güvenlik şirketlerinde ciddi şekilde yapılandığını gazetelerde çokça yazmıştık.
Basit bir tarama yaptım.
Güvenlik Federasyonu Başkanı Bülent Perut, “300 bin aktif güvenlikçinin yüzde 60’ı FETÖ’cü” demiş (Sabah).
15 Temmuz işgal girişiminden bu yana 64 güvenlik şirketinin kapısına kilit vurulmuş (Star).
Havaalanlarında kritik noktalarda görevli 72 özel güvenlikçide ByLock çıkmış (Sabah).
            ***
Şimdi size asıl çarpıcı bilgi;
15 Temmuz gecesi Atatürk Havalimanı’nda darbecilere yardım eden üç özel güvenlik görevlisi tespit edilmişti.
Hepsi, FETÖ’ye yakınlığı bilinen, büyük şehirlerde kritik kamu kurumlarında hizmet veren Akdeniz Özel Güvenlik Şirketi elemanıydı (Sabah).
Aynı firmanın adı; Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edildiği, teröristlerin avukat kılığında girdiği adliye saldırısında da gündeme gelmişti.
Maçka Parkı ve vapurda dayak hadiselerine yol açan güvenlik görevlileri hangi firmanın çalışanı biliyor musunuz?
Akdeniz Özel Güvenlik Şirketi
            ***
Bu nasıl iştir…
İnsanın aklı almıyor.
Hoş, firma geçen yılki haberlerden sonra, “Kanunlara uygun çalışıyoruz, denetleniyoruz” şeklinde açıklama yapmış ama ikna edici yanı yok…
Devlet Hava Meydanları’nın, bünyesindeki FETÖ’cüleri gerekçe göstererek yollarını ayırdığı bir güvenlik şirketi, Maçka’da ne arıyor?
Orada böyle şüpheli bir hadise yaşanmışsa bu sorgulanmaz mı?
Bunca hadisenin üzerine bir açıklama istemek, en doğal hakkımız değil mi?
 
 
Akşener parti kuracakmış…
 
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan coşmuş, ballandıra ballandıra anlatıyor…
Cihan Paçacı’yla görüşmüş…
DYP’li eski bakan…
Çok önemli görevler üstlenen kişiymiş…
Şimdi Akşener’in yanında mücadele veriyormuş…
Kesin ve net bilgiler almış O’ndan…
Parti ne zaman kurulacak,
İçinde kimler yer alacak,
Adı ne olacak,
Hepsini anlatmış…
            ***
Bu Doğan Grubu’nun goygoyculuğu yok mu, bitiyorum.
Hesapta hiç de çaktırmıyorlar…
PKK’nın sözcüsü Selahattin Demirtaş’a,
Türkiye Cumhuriyeti devletine karşıtlıkla zirveye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yaptıkları güzellemeler gibi…
Şimdi de Akşener’i millete yutturmaya çalışıyorlar.
Hem de Akşener’le ilgili kongre sürecinde ve 15 Temmuz öncesinde su yüzüne çıkan onca soru işaretine,
FETÖ’nün en başından beri bu isme niye destek verdiğine cevap bulmaya bile çalışmadan…
Hadi bakalım…
Görelim performansınızı…
Cihan Paçacı gibi önemli bir isim (!) anlattığına göre, vardır bir bildiği…
 
 
f
Tuzu artıralım mı, azaltalım mı?
 
ABD’li doktor James Dinicolantonio, ‘The Salt Fix’ isimli ilginç bir kitap yazdı.
Beslenme alanında uzman bir isim…
Kitapta, “Tuzu azaltma çağrılarına kulak tıkayın” diyor.
Dinicolantonio’ya göre; az tuz kullanımı, kemiklerin güçsüzleşmesine, hafıza kaybına, diyabete ve obeziteye sebep oluyor.
Öneri, tıp dünyasını böldü, tartışmalar yeniden alevlendi.
            ***
Gelelim bize…
Her gün bir uzmanımız ekranlarda ya da gazete sayfalarında…
“Tuzu azaltın…” diyor…
Haklı gerekçeleri var.
Tansiyon hastalıkları çok fazla…
Tamam da…
Öbür taraftan ülkemizde iyot eksikliği yüzde 50’ye dayanmış.
Tiroid hastalıkları patlamış…
            ***
Bu rakamı geçen sene Sağlık Bakanlığı’ndan almıştım.
Ülkemizde, iyot eksikliği ile ilgili önümüze konulan tek çözüm, iyotlu tuz…
Daha da azaltırsak n’olur, Allah bilir…
Üstelik, Avrupa’nın iki katı tuz tükettiğimiz hâlde!..
Bir gariplik olduğunu fark etmiş olmalısınız…
            ***
Hem Avrupa’nın iki katı tuz tüketiyoruz, hem de iyot eksikliği patlaması yaşıyoruz!..
Önceki iki bakanımıza bu konuyla ilgili çağrı yaptım, ses çıkmadı.
Açıkçası bakanlıkta böyle bir problemin varlığının farkında olan da, çözüm arayan da yok…
Nereden biliyorum…
Her sorduğumda, veriler Endokrin Derneği’nden geldi de, oradan…
İnşallah yeni bakanımız bu konuyu gündemine alır,
Türkiye genelinde doğru düzgün bir araştırma yapılır da şu girift probleme bir çare bulunur.
 
 
Sosyal medya sahtekârlarına kim dur diyecek?
 
Sanırım iki yıl önceydi…
Facebook’ta dolaşırken gözüme ünlü bir markanın ürünleri ilişti…
Yorum kısmından sordum; aldığım cevap “Kesinlikle orijinal”di.
Ödemeyi yaptım, birkaç gün sonra sipariş geldi.
Tam da sabah işe giderken…
Uğraşmamak için açıp kontrol etmedim tabii.
İmzayı attım, kargocu gitti.
Akşam paketi açtığımda ne göreyim?
Her zaman aldığım markanın ürünleriyle alakası yok.
Bırak sokağı, evde giyilmez…
            ***
Önce kargoyu iade için uğraşıyorum, olmuyor.
Kavga dövüş kargoyu gönderen firmanın telefonunu alıyorum,
Onlar da “Biz aracıyız, şuradan geldi” diyor.
Ulaştığım ikinci firma, üçüncünün telefonunu veriyor,
Ama o da asla cevap vermiyor.
Sonuç; tek yapabildiğim, Facebook’ta dolandırıcılığa devam eden sahtekârları aynı mecrada deşifre etmek …
Sırf başkalarını da dolandırmasınlar diye…
Ama sonra fark ediyorum ki, isim değiştirip, yine soyguna devam ediyorlar.
            ***
Anladığım kadarıyla kimseye “Bunu durdurun” demenin faydası yok…
Çünkü, yıllardır bu sahtekârlık devam ettiğine göre, kimse bir şey yapmıyor, yapmayacak…
Bâri siz temkinli olun…
Bilmediğiniz siteden,
Hele hele sosyal medya dolandırıcılarından asla alışveriş yapmayın.
597998 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yucel-koc/597998.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT