BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İstanbul’a belediye başkanı seçmiyoruz!

Yücel Koç
Facebook
Nereden belli?
31 Mart’tan bu yana Avrupa, ABD ve Kandil’in yaptığı açıklamalardan…
Erdoğan’ı devirmek için denedikleri önceki bütün yöntemler gibi, bunun da ellerinde patlamış olmasının öfkesini yaşıyorlar sanki…
“Yine mi kurtuldu?” çıldırmışlığı var üzerlerinde…
Yoksa, dünyanın her yerinde seçimler yenileniyor.
Hatta geçen manşetten verdik, ABD’de, AB’nin kalbi Belçika’da bile…
Kimse Kuzey Carolina veya Bilzen için endişelerini duyurup, seçim yenileniyor diye bir yerlerine not ettiklerini açıklamadığına göre…
Demek ki biz, belediye başkanı seçmiyormuşuz.
***
Şu notu da araya sıkıştırayım….
Kuzey Carolina’da altı ay önceki seçimleri kazanan Mark Harris, ekibinin, rakibe verilen oyları imha ettiği ortaya çıkınca, “Mağdur edildim, koltuk zorla elimden alındı” diye ortalıkta dolaşmadı.
Aksine, yenileme kararı alınan seçimlerde utancından tekrar aday olmadı.
Dahası…
İmha edilen oy sayısı aslında sonucu değiştirmiyordu, buna rağmen seçimin tekrarlanması kararı alındı.
Hırsızlığın davası hemen başladı, kimse orada hırsızın arkasında durmadı.
Hatta oğlu bile…
Cumhuriyetçi Mark Harris’in oğlu John Harris, mahkemedeki ifadesinde, oyları imha eden L. McRae Dowless Jr. için “Babama bu kişinin güvenilir olmadığını söylemiştim” deyince, Mark Harris gözyaşlarını tutamadı.
İşte, bir ülkede gerçek adalet böyle işler ey bizim çakma Batıcılar…
***
Neyse..
Artık şuna eminim ki; ABD, İsrail, İngiltere, Almanya, Yunanistan, Fransa…
Türkiye karşıtı ne kadar ülke, ne kadar karanlık yapı varsa hepsinin eli İstanbul seçimlerinin içinde…
Bakınız, geçenlerde çok önemli bir fotoğraf medyaya yansıdı.
Gezi ayaklanmasının organizasyonu ve lobi faaliyetlerine ciddi destek veren New York’taki Türkiye Araştırmaları Enstitüsü, iptal kararı sonrası Kandil’in uzantısı HDP’lileri, ihanet örgütü FETÖ’cüleri ve CHP’lileri bir araya getirmiş.
ABD’de toplanan komite, belli ki 31 Mart’taki organize oy hırsızlığı sonrası yeni bir yol haritasını masaya yatırma ihtiyacı duymuş.
Bakın, çok önemli bir şeyden bahsediyorum…
CHP’liler diyorum…
FETÖ’cüler diyorum…
HDP’liler diyorum…
Gezi’yi organize eden enstitü, bunları ABD’de bir araya getirmiş, diyorum.
Katılanlar kimler mi?
PKK’nin siyasi kolu HDP’nin ABD temsilcisi Giran Özcan,
FETÖ’den firari CHP Bursa eski Milletvekili Aykan Erdemir,
HDP’nin CHP şubesi Sezgin Tanrıkulu…
Ve barış adı altında teröre destek bildirisine imza attığı için ihraç edilen akademisyenler gibi, birkaç isim daha…
Enstitünün bu toplantı için hazırladığı afişte yazan slogan ise; “Her şey çok güzel olacak.”
Belli ki bu defa ne yapacaklarını tartıştılar ve planladılar.
***
Görüyorsunuz değil mi, olanları…
Oysa biz Gezi’yi konuşmaktan bıkmıştık…
17/25 Aralık’tan bıkmıştık.
Hatta 15 Temmuz’u, FETÖ’yü, dış güçleri, PKK’yı, YPG’yi, Suriye’yi, Doğu Akdeniz’i konuşmaktan bıkmıştık…
Ama adamlar bıkmıyorlar, pes etmiyorlar.
Çanakkale’nin yıl dönümünde Yeni Zelanda’da eline silah tutuşturulan bir aşırı Hristiyan terörist, Müslüman katliamı yapıyor, Ayasofya mesajı veriyor…
Hemen öncesinde AB açıklama yapıyor, Ayasofya mesajı veriyor…
İsrail Başbakanı’nın oğlu katliamdan bir gün önce Tweet atıyor, Ayasofya mesajı veriyor.
Onlar asla bıkmıyor, hedeflerinden yılmıyor, pes etmiyor…
Bütün bunlara karşılık bizim Cumhurbaşkanımız çıkıyor, Ayasofya’yı yeniden camiye çevirmekten bahsediyor…
Maalesef toplumumuzda çıt çıkmıyor.
Fakat onlar yine boş durmuyor, 31 Mart’ta açık açık oy çalarak ve bunun üzerinden toplumu ayrıştıracak derin çukurlar açarak, Ayasofya çıkışının cevabını veriyor.
***
Ne hazin…
Bu ülkede tarikatlar, cemaatler hep tartışılır ki, Müslümanlar üzerinde baskı oluşsun.
Ama masonluğu, sabetayları kimse konuşmaz mesela…
Oysa, devlette en çok kadrolaşan onlardır aslında…
Yetmedi mi aynı tuzaklara tekrar tekrar düşüşümüz…
Bakın, her şey gözlerimizin önünde cereyan ediyor.
1 Mayıs’larda komünistlerin en önünde yürüyen Ekrem İmamoğlu, sağ aday pozlarıyla ve hileli sayımla güya seçim kazanınca, Yunan medyası “Konstantinopolis’i Yunan kazandı” manşeti atıyor…
ABD, Avrupa sevindirik oluyor…
Kandil’in, FETÖ’nün ağzı kulaklarına varıyor...
İçimizdeki levantenleri andıran tipler ortaya çıkıp “Tanrı O’nu bize bağışladı” diye aslında dindarlara kinini ve nefretini kusuyor.
Sağ aday diye yutturulan bir kişi, ne yazık ki bunların hiçbirine çıkıp açık açık meydan okumuyor.
‘Ey Kandil…’
‘Ey PKK…’
‘Ey FETÖ…’
‘Ey Yunan…’ demiyor.
Şunların ağızlarının payını ver ki, arkandan giden insanların yüreği soğusun, içinde şüphe kalmasın değil mi?
Hayır…
Çıtı çıkmıyor…
Böyle olunca da üzerindeki şüpheler hepten artıyor.
Neyse, bundan sonrasını ona oy verenler düşünsün de…
Benim son sorum Cumhur İttifakı tabanına;
31 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçtiğinizi zannedip; patatese, soğana, sarımsağa kızıp oy vermeye gitmemiştiniz, öyle değil mi?
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608097 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yucel-koc/608097.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT