Elinde Türk bayrağı, üzerinde şehitler ile yaralananların kanının  bulunduğu tişörtüyle darbe girişimine tepki gösteren Karakoyun, yaptığı açıklamada, 15 Temmuz gecesinde yaşadıklarını anlatmaya kelimelerin  yetmediğini söyledi. Darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı üzerine  Boğaziçi Köprüsü'ne gittiğini ve tek düşüncesinin herkes gibi vatanın bölünmez  bütünlüğünü korumak olduğunu belirten Karakoyun, şöyle konuştu: "Köprüde yaşadıklarımı ömrüm boyunca unutmayacağım. Bir yandan o gece  ne olup bittiğini anlamaya çalışıyordum, diğer yandan ne yapabilirim diye  düşünüyordum. Cumhurbaşkanının çağrısını duyunca arkadaşlarımla dışarı çıktık.  Evime en yakın yer olan Boğaziçi Köprüsü'nde tankların olduğunu öğrenince hemen  oraya doğru yöneldik. Ben gişelerin oradaydım. Bir itfaiye arabası vardı ve onun  arkasında askerin bize sıktığı kurşunlardan saklanıp zaman zaman yere yatarak  siper alıyorduk. Üzerimize sıkılan kurşunlardan kaçırmaya çalışıyorduk. Bizim  orada tek amacımız vardı bu vatanın bölünmez bütünlüğünü korumak ve geleceğimize  sahip çıkmaktı."

Tişörtündeki şehit  kanıyla Kısıklı'da "demokrasi nöbeti tuttu

KENDİNİ SİPER EDENLERİN YANINDA OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM

 Karakoyun, Boğaziçi Köprüsü'nde ve diğer yerlerde darbe girişimine  karşı kendini siper edenlerin yanında olmaktan gurur duyduğunu vurguladı.Yanındaki bazı arkadaşlarının şehit olduğunu, bazılarının ise  yaralandığını, kendilerinin de ellerinden geldiği kadar yaralılarla  ilgilendiklerini dile getiren Karakoyun, şunları anlattı: "Bizler gibi Boğaziçi Köprüsü'ne vatan sevdalısı olduğu için  gelenlerle yaralıları hastanelere ulaştırma gayretindeydik. Bazılarını  motosikletle, bazılarını da sivil araçlarla hastanelere yetiştirmek istedik.  Boğaziçi Köprüsü'nde elimizden geldiği kadar darbe girişiminde bulunanlarla  mücadele etmeye çalıştık. O gün, o gece orada yaşananları kelimelerle anlatmak  mümkün değil. Neler hissettiğimizi, neler yaşadığımızı Boğaziçi Köprüsü'nde  olanlar iyi bilir. Bunu orada yaşamak lazım. O anda yaşamayan hissetmez. Vatanın  ve milletin için oradasın, tek derdin vatanı kurtarmak. O gün vatan için göğsünü  siper edenler, yaralanıp yerlere serilenler vardı. Yanımdaki bir arkadaşım  askerin sıktığı kurşunlarla yaralanıp yere düşmemek için kolumdan tutmaya  çalıştı. Sonra koluma sarıldı ve yere düştü. O anda ne yapacağımı bilemedim.  Arkadaşınız yaralanıyor ve yanınızda kanlar içinde yere yığılıyor."

Tişörtündeki şehit  kanıyla Kısıklı'da "demokrasi nöbeti tuttu

 

BU TİŞÖRTÜ HİÇBİR ZAMAN YIKAMAYACAĞIM

Karakoyun, yaralananların ve şehit olanların bir çoğunun kanın  üzerindeki tişörte bulaştığını ve bu elbiseleri de hiçbir zaman yıkamayacağını  söyledi.  Askerlerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybedenleri asla  unutmayacağını anlatan Karakoyun, şunları anlattı: "Bugün o kardeşlerim, o arkadaşlarım burada yok ama onların kanları  burada ve demokrasi nöbeti tutuyor. Onlar burada olmasalar da onların kanlarını  taşıyan tişörtümle ben buradayım. Onların sayesinde bugün buradayız. Eğer darbe  girişimi başarılı olsaydı bizler bugün evlerimizden dışarı çıkamayacak, kaos  ortamında hayatımızı sürdürecektik. Darbe başarılı olsaydı hayatını kaybedenlerin  sayısı daha fazla olacaktı. Boğaziçi Köprüsü'ne askerlerin teslim olmasıyla  birlikte tankları ele geçirip tamamen oranın alınmasının ardından eve gittim.  

Tişörtündeki şehit  kanıyla Kısıklı'da "demokrasi nöbeti tuttu

Anneme şehit ve yaralıların kanlarını taşıyan elbiselerimi yıkamamasını söyledim.  Bu kanlı tişörtümü ömrüm boyunca saklayacağım. Bu tişörtümü hiç bir zaman  yıkamayacağım ve bu olayın izlerini içimizden kolay kolay atamayacağımızı da  biliyorum. Şehitlerimiz içimizde yaşayacak ve bizler de alanlarda demokrasi  nöbeti tutmaya devam edeceğiz. Sadece ben değil. Halkımız yaşanan olaylarda  birlik içindeydi ve bizler her zaman bir oldukça bu vatanın bölünmez bütünlüğüne  kimse göz dikemez."