BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yardımlarla suçu önledik

Yardımlarla suçu önledik

TGRT HABER TV’de yayınlanan “Ankara’nın Gündemi” programına konuk olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, “Tok adam suç işlemez” diyerek, sosyal yardım ve projelere 72 trilyon lira ayırdıklarını kaydetti. Gökçek, bu sayede Ankara’da hırsızlığın büyük oranda düştüğünü vurguladı.



>> Haber Merkezi ANKARA - Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, belediyenin yaptığı sosyal yardımların kaynağının Ankaralılar olduğunu belirterek gerçekleştirilecek projeler sonucunda 3 yıl sonra Ankara’nın bambaşka bir Ankara olacağını söyledi. İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ve Başkan Yardımcısı Murat Odabaş’ın hazırlayıp sunduğu TGRT HABER TV’de yayınlanan “Ankara’nın Gündemi” programının bu haftaki konukları Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve eşi Nevin Gökçek oldu. “Oyuncak dağıttık” Kurban Bayramı’nda aile olarak tatile çıkmak yerine Ankara’da kalmayı tercih ettiklerini söyleyen Melih Gökçek, “Büyükşehir Belediye sınırlarına yeni dahil olan ilçe ve beldeler de dahil olmak üzere bayram boyunca çocuklara oyuncak dağıtıyoruz. Ben gittiğim her yerde vatandaşlarla sohbet ediyor ve iki şeyi yapmaya özen gösteriyorum. İlk olarak insanlara barışmalarını tavsiye ediyorum. İkinci olarak da çocukları sevindiriyorum. Bundan öylesine keyif alıyorum ki... Biz hayatı boyunca oyuncak alamayan çocukları oyuncakla tanıştırıyoruz. Bayram boyunca 67 yerde oyuncak dağıtıyoruz. Her biri miting gibi geçiyor. Her oyuncak dağıtımında 1500-2000’den 10 bin kişiye ulaşan kalabalıklarla karşılaşıyoruz. Biz bayramımızı böyle Ankara’da halkla iç içe yapıyoruz. Bayram, insanlarla toplu olarak görüşmek için çok güzel bir vesile” şeklinde konuştu. “5 lira toplardım” Melih Gökçek baba tarafından Gaziantepli anne tarafından ise Kosova Prizrenli bir ailenin çocuğu olduğunu belirttikten sonra henüz 1.5 yaşında hayal meyal hatırladığı bir bayram hatırasını şöyle anlattı: “Babam naylon bir araba almıştı. Düşünün yıl 1950. Sarı renk arabayı sobanın üstüne koyar koymaz alev aldı. Müthiş ağladım. Şimdi güzel bir bayram hatırası. 5 yaşına kadar Ankara’da kaldıktan sonra ilk, orta ve lise tahsilimi Gaziantep’te yaptım. Bu esnada her yaz Ankara’ya gelirdik. Bayramlarda ise büyüklerimizin ellerini öpmek için sıraya girerdik. El öperken aldığımız harçlıklar 5 lirayı bulurdu. İyi paraydı o zaman için. Sevinçten uçardım. O harçlıklarla çatapat veya mantar tabanca alırdım. Rahmetli babam hepimizin elini tutar, akrabalarımıza bayramlaşmaya giderdik. Bu büyüyünce bile böyle devam etti. Babam 1975’te Ankara’ya yerleşti. Arabayı ben kullanırdım ve bayramlarda akrabalarımıza giderdik.” “Bayramlar tatil oldu” Kurban bayramlarında koç almaktan ve kesip dağıtmaktan zevk aldıklarını ifade eden Gökçek, “Babam birkaç koç alırdı. Sonra kurbanı bizzat kesmenin daha sevaplı olduğunu öğrenince koç kesmeyi de öğrendim. Şimdi unuttum ama belediye başkanı oluncaya dek kurbanı kendim kestim. O zamanlar bayramlaşma çok güzeldi. Kabul etmek lazım ki, şimdi o bayramlaşma kalmadı. Bayramlar tatil oldu. Hele hele böyle 9 güne uzayınca insanlar hoşça vakit geçirmek için ya Antalya’ya ya da Uludağ’a gidiyor. Bayram bu değil. İnsanlar bayram boyunca akrabalarıyla, dostlarıyla beraber olmalı” dedi. “Kimse kavga etmiyor” Ankara’nın Türkiye’deki büyükşehirler arasında en az suç oranı olan şehir olmasını belediyenin uyguladığı sosyal projeler ve sosyal yardımlara bağlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, “2004 yılında bütçemizden sosyal yardımlara ve sosyal projelere 72 trilyon lira ayırdık. Bu artarak devam ediyor” diye konuştu. “Tok adam hırsızlık yapmaz, suç işlemez” diyen Gökçek sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençler için gençlik merkezleri, sokakta çalışan çocuklar için ayrı merkezler açıyoruz. Sokakta çalışan çocukların karnını doyuruyor, onları çok çeşitli sosyal etkinliklere dahil ediyoruz. Bilardodan folklora çok farklı aktiviteler bunlar. Bundan dolayı çocuklarımız sıkıntıya düşmüyor, suç işlemiyor. Bu çocuklara ‘kavga ederseniz buradan faydalanamazsınız’ diyoruz. Kimse kavga etmiyor. Çocuklar böylece farkına varmadan eğitiliyor.” Merkezin ilk açıldığında 5 bin çocuk bulunduğunu şimdi 2500 civarında kaldığını vurgulayan Gökçek, bunun sebebini de şöyle açıkladı: “Okullara kazandırıyoruz” “Çünkü çocukları ailelerine geri dönmeleri için ikna ediyor, okullara geri kazandırıyoruz. ‘İnsanları tembelliğe alıştırıyorsun’ diyorlar. Kısmen haklılar. Ancak biz Gazi Üniversitesi ile ortaklaşa kurduğumuz BELTEK ile 50 bin kişiyi her biri 2-3 ay süren kurslardan geçirerek meslek sahibi yaptık. Çocukların çoğu iş sahibi oldu. BELTEK, 220 branşta eğitim veriyor. Sanayi ile de iş birliği yaparak onların ihtiyaçlarına göre branşları belirleyeceğiz. Ayrıca tarihi şehri restore etmek için ustaya ihtiyacımız var. Restorasyon konusunda eğitim vermeye başlayacağız. Bu alanda bütün Türkiye’nin ihtiyacı var. Hem de iyi geliri oluyor bu insanların.” Gökçek, geçtiğimiz yıl Ankara’da 15 Avrupa şehrinin belediye başkanı veya yardımcısının katıldığı belediyelerin sosyal yardımları ve sosyal projeleri konulu bir kongre yapıldığını hatırlatarak, “Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal proje ve yardımları o belediyelerin tamamının sosyal projelerinin toplamının iki katından fazla” şeklinde konuştu. Sigara fiyatına 27 ekmek Belediyenin yaz boyu panayırlar yoluyla normalde eğlenmeye fırsat bulamayan fakir semtlere eğlence götürdüğünü anlatan Gökçek, bayramda da sirkin faaliyette olduğunu belirtti. Gökçek, bu tür faaliyetler için yapılan harcamalara ilişkin bilgi verirken, “Biz Ankaralılar’dan aldığımızı Ankaralılar’a veriyoruz” dedi. Halk ekmeğin bir paket sigara fiyatına 27 ekmek verdiğine dikkat çeken Gökçek, halk ekmeğin hijyen ve lezzet açısından çok kaliteli olduğunu vurguladı. Gökçek, Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürüyken Avrupa’nın en modern tesisi haline getirdiği Saray Rehabilitasyon Merkezi’nin tekrar belediyeye devredilmesiyle yeniden modernize edileceğinin müjdesini verdi. Gökçek, “700 çocuğun faydalandığı merkezi silbaştan yenileyeceğiz. Oraya senede 20-30 trilyon harcayacağız. Projeler yapılıyor. Hayırsever vatandaşlardan da destek bekliyoruz. Sivil toplum kuruluşlarını da bu merkeze dahil edeceğiz. Bütün dünyada bu işler sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yürütülüyor” dedi. “Bu iş tutmaz” Gökçek, Türkiye’nin gündemi ve bazı siyasi konularla ilgili görüşlerini de açıkladı. Medyada bir süredir AK Parti hükümetiyle ilgili bilinçli bir kampanya olduğunu ileri süren ve sebebini 2007’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimine bağlayan Melih Gökçek, erken seçim taleplerinin arkasında da bunun olduğunu söyledi. AK Parti’ye cumhurbaşkanı seçtirmemek için hayal kuranlar olduğunu ve bu hayali gerçekleştirmek için kimi haberlerin yayınlandığını vurgulayan Gökçek, “1997’de bunun aynısını yaşadık. Bundan sonra da bu tip haberler gündeme gelecek. Bizim gündemimizde ise böyle şeyler yok. Bu onların gündemi. Böyle uç noktalarda örnekler vererek bir şeyleri tutturmaya çalışıyorlar. Bu iş tutmaz. AK Parti’ye cumhurbaşkanı seçtirmek istemiyorlarsa anayasa değişikliği teklif edip, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini sağlasınlar” diye konuştu. “Dua bekliyorum” Melih Gökçek, en son Yılmaz Erdoğan’ın “Organize İşler” filmine gittiğini ,”Babam ve Oğlum” filminden de çok etkilendiğini ifade etti. “Babam ve Oğlum”a küçük oğlu Osman Gökçek’in tavsiyesi üzerine eşi Nevin Hanım ile birlikte gittiklerini anlatan Gökçek, başkanlığı döneminde kanuni engeller ve mali sebeplerle kimi projeleri gerçekleştiremediğini ancak yeni belediyecilik kanunuyla bu engellerin kalktığını ve 3 yıl sonra Ankara’nın bambaşka bir çehreye kavuşacağını söyledi. Yeşil Halk Otobüslerini özelleştirmekten dolayı çok üzüntü duyduğunu kaydeden Gökçek, “Mesleğimi seviyorum. Yüzde 55 oy aldığıma göre başarılıyım. Anadolu’yu gezerken Ankara’yı örnek alan uygulamalar görüyorum. Bu bana kıvanç veriyor. Vatandaşlarımızdan bol bol dua istiyorum. Bana ‘bu kadar kaynağı nasıl buluyorsun’ diyorlar. Fakir, fukaraya ne kadar dağıtılırsa kaynak o kadar artar. Bu sene suya ihtiyacımız var. Su kapasitesi geçen senenin 20 milyon litre altında. Toplam 350 milyon litre. Vatandaşlardan bu konuda da dua bekliyorum” şeklinde konuştu. Bayramda en güzel elbiseyi giyerdik Melih Gökçek’in eşi Nevin Gökçek, “Bayramda ziyarete gidiyorsunuz. Bütün kapılar kapalı. Herkes tatile çıkmış. Bayramlar insanların konuşması, görüşmesi için bir vesiledir. Artık herkes tatile gittiği için bayramlar bayram gibi yaşanmıyor” diye konuştu. Nevin Gökçek, çocukluğunun bayramlarını şu sözlerle anlattı: “Babam bayram namazına giderdi. Biz ise kahvaltı sofrasını hazırlayıp en güzel elbiselerimizi giyerdik. Geçtiğimiz yıllarda Mamak Hüseyin Gazi Mahallesinde bir eve gittim. Herkes yatmıştı ve herkesin baş uçlarında yeni ayakkabılar vardı. O ev bana çocukluğumu hatırlattı. Bir şey alınca sevinirdik. Maddi durumu ne kadar iyi olursa olsun o bayram harçlıklarının ve hediyelerinin yeri bir başkaydı. İyi hediye verenlere öncelikle gitmek isterdik. Şimdi herkes her gün bir şey alıyor. Alamayanları da düşünerek onların yanına gitmeyi uygun buluyorum. Zaten yapmamız gereken de bu.” Eşi Melih Gökçek’in insanları mutlu etmeye zaafı olduğunu vurgulayan Nevin Gökçek, “Bu, parayla yapılacak bir şey değil. İnsan sevmek çok farklı bir şey. Hele hele bir de hayır duası alınca o kadar mutlu olunuyor ki. Çevresine faydası olmayan insan neye yarar? Yıl boyu et yüzü görmeyen aileler var. Çok çalışmalı, çok yardım etmeliyiz. Ben gittiğim mahallelerde yatalakları, öksüzleri, kimsesiz yaşlıları tespit ediyor, onlara yardım götürüyorum. Plastik bir oyuncak verdiğimiz çocuk nasıl seviniyor anlatamam. Bugün insanlar anne ve babalarına bile bakmıyor artık” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108011
    % -0.71
  • 5.7924
    % -0.27
  • 6.4184
    % -0.14
  • 7.633
    % -0.09
  • 273.072
    % 0.07
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT