BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bölücülerin sonu hüsran olacak

Bölücülerin sonu hüsran olacak

Genelkurmay Başkanlığı görevini devralan Org. Büyükanıt, TSK’nın gücünü Türk milletinden aldığını vurgulayarak, “Terörle mücadelede çok acı çektik. Ancak bu mücadelenin sonunda bölücülerin kendi karanlık emellerine gömüldüğünü göreceğiz ve üstelerinden geleceğiz” dedi.



> Haber: Mahmut Bulut ------ >>> Özkök: Dikkatli olmamız şart ORG. Özkök, veda mesajında, Türkiye’nin kendi gücünü asla küçümsememesini isteyerek, “Düşman ülkelerin birbirleriyle dost olduğu bir ortamda Türkiye de dikkatli olmalıdır” dedi. ------ ANKARA - Genelkurmay Başkanlığı görevini devralan Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türkiye’nin terörle mücadelede çok acı çektiğini, ancak bu mücadelenin sonunda bölücülerin karanlık emellerine gömüleceğini söyledi. Orgeneral Hilmi Özkök, Genelkurmay Başkanlığı görevini Genelkurmay Karargahında düzenlenen törenle Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a devretti. Orgeneral Büyükanıt ve Orgeneral Özkök, konuşmalarında, TSK’nın rolü, terörle mücadele ve askeri politik konularda TSK’nın izleyeceği tutumlarla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Törende duygusal anlar yaşandı. Komutanların sesi titrerken, Özenç Özkök’ün gözyaşlarına hakim olmadığı görüldü. Törene Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, KKTC Eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Meclis Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcıları Mehmet Ali Şahin, Abdüllatif Şener, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, kuvvet komutanları, general, amiraller ve çok sayıda davetli katıldı. Tören Cumhurbaşkanı Sezer’in tören salona gelmesi ve ardından okunan İstiklal Marşı ile başladı. Silahsız terör uyarısı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iç siyasetle ilgisi olmadığını söyleyen Orgeneral Büyükanıt, konuşmasında, terörle mücadeleden Kıbrıs’a ve bedelli askerlik uygulamasına kadar çeşitli konularda önemle açıklamalar yaptı. Orgeneral Büyükanıt şöyle konuştui: “Değerlendirmelerimizi, Türkiye dışındaki gelişmelere ilave olarak Türkiye’deki değişimler de etkilemektedir. Bu döneme, güvenlik ve anayasanın 1, 2 ve 3’üncü maddelerinde ifadesini bulan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri açısından, bölücü terör ve irticai faaliyetler damgasını vurmuş durumdadır. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bugüne kadar hiçbir zaman, bu kadar tehditle aynı anda karşı karşıya gelmemiştir. Türkiye’nin çevresinde oluşan bu belirsizlikler ve risklere ilave olarak, silahlı bölücü terörün dışında, silahsız terör diyebileceğim iç ve dış oluşum ve girişimlerle Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısına hiç bu kadar saldırılmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Bu dört nitelik, cumhuriyetin temelidir ve değiştirilemeyecek, değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek anayasa hükümleridir. Bu değerler aynı zamanda, çağdaş ve aydın vatandaşlarımız ile devlet kurumlarının ortak paydasını oluşturur. Bu değerlerle bezenmiş bir ortak paydada bütünleşen toplumsal yapımızda istikrarsızlık ve güven bunalımının ortadan kalkacağı izahtan varestedir.” Son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti’nde askerin rolü konusunun çok tartışılır olduğunu belirten Orgeneral Büyükanıt, “”Bu Tartışmalar iyi niyetle ve objektif kıstaslarla yapılırsa, anlayışla karşılamak hatta bu değerlendirmelerden istifade etmek bile mümkündür. Ancak, ön yargılı, bazıları yabancı devletlerce finanse edilen ve sipariş üzerine yapılan, doğru bilgileri içermeyen ve kamuoyunu yanlış yönlendirmekten başka bir amacı ve işlevi olmayan ve bilimsellikten uzak bu değerlendirmeler, üzüntü ve ibretle karşılanmaktadır. Bu durumu huzurlarınızda açıkça ifade etmek istiyorum. Şüphesiz, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iç siyasetle ilgisi yoktur ve olmamalıdır. Ben, silah arkadaşlarıma, bu konuda hep 1830-1918 dönemi Osmanlı tarihini iyi incelemelerini öneriyorum. Anlayışımıza ve yasalara göre askerin dört temel görevi vardır: Birincisi, kendisine teslim edilen birlikleri en iyi şekilde eğitmek ve harbe hazır hale getirmektir. İkincisi, dış tehditlere karşı ülkeyi ve ülkenin çıkarlarını korumaktır. Üçüncüsü, ülkenin üniter yapısını ortadan kaldırmak isteyen terör dahil tüm mihraklarla mücadele etmektir. Dördüncüsü ise daha önce ifade ettiğim anayasanın ilk üç maddesinde belirtilen cumhuriyetin temel ilkelerine sahip çıkmaktır. Belirttiğim dört hususun hiçbiri, bizim anlayışımıza göre iç siyasetle ilgili değildir ve bu görevler bize yasalarla verilmiştir. Askerin, yasalarla verilmiş görevleri yapma veya yapmama gibi bir seçeneği ve lüksü yoktur” diye konuştu. Maskeleri düşecek Orgeneral Büyükanıt şöyle devam etti: “Birçok kişinin ve değerli basın mensuplarının merak ettiği, şahsıma yönelik iki yıldır süren akıl, ahlak ve yasa dışı saldırılar konusunda ne düşündüğüm ve ne söyleyeceğim konusudur. Genelkurmay Başkanlığı devir ve teslim töreni gibi çok anlamlı bir törende, bu tür konuları gündeme getirmenin, icra edilen törenle ve törenin seviyesi ile uyuşmayacağını düşünmekteyim. Bu, Türk Silahlı Kuvvetleri ve laik Türkiye Cumhuriyeti düşmanı şer odaklarını yalnız ben değil Türk milleti de bilmektedir ve inanıyorum ki, yakın gelecekte maskeleri düşecek olan bu şer odakları yüce Türk adaleti önünde gereken hesapları vereceklerdir. Bu nedenle, konu ile ilgili başka bir şey söylemek de istemiyorum.” Terör konusunda önemli açıklamalar yapan Orgeneral Yaşar Büyükanıt şunları söyledi: “Bugün Türkiye’de etnik milliyetçiliğe dayalı bir bölücü terör tehdidi söz konusudur. İnsan hakları, barış, özgürlük ve demokrasi gibi çağımızın yüksek değerlerini kendisine kalkan edinen malum örgüt ve bu örgüte destek verenler hüsrana uğrayacaklar. Devleti ile, milleti ile ve güvenlik güçleri ile Türkiye Cumhuriyeti, bu tehdidin üstesinden gelecektir. Hiçbir mihrak, yurt içi olsun, yurt dışı olsun, hangi metodu denerse denesin, hangi gayriinsani ve gayriahlaki yollara başvurursa vursun, bizim mücadele azmimizi ve kararlılığımızı ortadan kaldıramayacaktır. Bu mücadele içinde acılar çektik ve çekeceğiz. Ancak esas acıyı; bize, Türk milletine bu acıyı çektirenlerin karanlık hayalleri içinde boğulurken çekeceklerini göreceğiz ve buna inanmaktayız.” Sevr hayali görenler Orgeneral Büyükanıt konuşmasını şöyle sürdürdü: “Güvenlik bağlamında çok önemli bir konuyu daha huzurlarınıza getirmek istiyorum. İyi niyetle de olsa bazı kişiler Türkiye Cumhuriyeti’nin Sevr ile tekrar karşılaşacağını ifade etmektedirler. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komutanlığını teslim almak üzere olduğum şu anda açık ve kesin olarak ifade etmek isterim ki; bazı mihraklar bu tür çabalar ve diğer bazıları da bu tür beklentiler içinde olsa bile, ben milli gücümüzün tüm unsurlarını alt ederek Türkiye’yi yeniden Sevr’e mahkûm edebilecek bir gücün mevcut olduğunu veya olabileceğini düşünmüyorum. Türk milleti ve devleti güçlüdür. Hep ifade ediyorum, kendimizi güçsüz görmeyelim. Emelleri ve hayalleri olanlar olabilir. Ancak biz onların bu hayallerini söndürme güç ve kararlılığına sahibiz. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir. Aynı şeyi irtica tehdidi için de söylemek isterim. İrtica tehdidi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu anda başlamıştır ve bugün de devam etmektedir. Konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi; anayasamızda açıkça belirtilen Cumhuriyetimizin temel ilkeleri bizim varlık nedenimizdir ve bu sorumluluğumuzdan kendimizi soyutlayamayız. Kıbrıs’ta bulundurduğumuz ve otuz yılı aşkın süredir Kıbrıslı Türklerin güvenliğini büyük bir başarı ile sağlayan Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin, adil ve kalıcı bir barış sağlanmadan Ada’dan çekilmeyeceği, Genelkurmay Başkanlığı ve hükümet yetkilileri tarafından açıklanarak devlet politikası haline gelmiştir. Zaman zaman yerli yersiz bedelli askerlik gündeme gelmektedir. Bundan büyük bir üzüntü duymaktayım. İnanmaktayım ki bu konu, ana yurdumuzun şehitler veren insanlarını da üzmektedir. Bedelli askerlik ancak ihtiyaç fazlası personel olduğunda Genelkurmay Başkanlığı’nın Milli Savunma Bakanlığı’na teklifi doğrultusunda gerçekleşebilir. Askerlik süresinin 18 aydan 15 aya indirilmesi ile bu husus gündemden düşmüştür. Bu uygulama ile Türk Silahlı Kuvvetleri zaten barış kadrosunu % 20 oranında aşağıya düşürmüştür. Bu yapı altında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin böyle bir teklifi uygun görmesi mümkün değildir ve hizmet yaptığım süre içinde de Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından hiçbir zaman böyle bir teklif yapılmayacaktır. Bunu açıklıkla ifade ediyorum. Ayrıca, bu tür girişimlerden büyük rahatsızlık duyduğumu da belirtmek istiyorum. Bu tür girişimleri, Türkiye Cumhuriyeti coğrafyasında yaşayan ve şehitler veren insanlara karşı en hafif tabiri ile saygısızlık olarak görüyorum. Ayrıca bu girişimlere sebep olanların çabalarını Türk gençlerini askerlikten soğutmak olarak değerlendiriyor ve onların bedelli askerlik beklentisi içinde asker kaçağı durumuna düşmelerinden duyduğum üzüntüyü ifade ediyorum ve diyorum ki; herkes kutsal vatan görevine gelsin, gelmeyenleri bu ulus affetmez. Vatan görevine gelmemenin hiçbir mazereti olmaz.” ------ >>> Özkök: Dikkatli olmak şart Genelkurmay Başkanlığı görevini Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a devreden Orgeneral Hilmi Özkök veda konuşmasında askeri politik konular ve bölgemizdeki krizlerle ilgili uyarılarda bulundu. Konuşmasında Türkiye’nin kilit bir coğrafyada yer aldığını belirten Orgeneral Özkök, “Ne yazık ki bu durum daha uzun yıllar değişmeyecek gibi görünüyor. Tüm beklentilerimizin aksine ülkemiz için yeni güvenlik ortamında olumlu yönde fazla bir değişiklik olmadı. Her şeyin bilindiği veya tahmin edilebildiği ve yönetilebildiği eski harika ‘soğuk savaş’ dönemi artık gerilerde kaldı. Tahmin edilemezlikler, dondurulmuş çatışmalar, uluslararası güç dengelerindeki bozulmalar bütün ufkumuzu bir karabasan gibi sardı. Bu sebeple, bu yeni ortam bize daima ihtiyatlı olmamızı dikte ettirmektedir. Kendi özel şartlarımızı dikkate almadan sırf herkes böyle yapıyor veya bizden böyle isteniyor diye köklü ve geri dönüşü olmayan de ğişimler yapmak, ileride ülkemizin yararına olmayan birtakım sonuçlar doğurabilir” dedi. Kendimize güvenelim Orgeneral Özkök şöyle devam etti: “Kuzey Kore’den başlayıp Orta Doğu’ya uzanan eksen üzerindeki kitle imha silahlarına sahip veya sahip olduğu yönünde şüpheler oluşturan ülkelerin varlığı, günümüzde ülkemizin güvenliği için ciddi ve yön verici bir tehdit oluşturmaktadır. Bu sorun, uluslararası camianın yoğun diplomatik çabalarına rağmen çözülemezse, ülke olarak yakın gelecekte önemli karar noktalarıyla karşılaşmamızın kuvvetle muhtemel olduğunu düşünüyorum. Aksi takdirde bölgedeki stratejik üstünlüğümüzü kaybetmek durumuyla karşılaşırız.” Bölücü terör ve irticaya da dikkat çeken Orgeneral Özkök, “Bu iki konu daha uzun bir süre ülkemizin gündeminde ağırlıklı olarak yer bulmaya devam edecektir. Her iki konuda da Türk halkına büyük sorumluluk düşmektedir. Türk halkı olayları yakından takip etmeli, bölücü ve irticai hareketlere karşı demokratik tepkisini sürekli olarak ortaya koymalıdır” şeklinde konuştu. Bütün zorluklara rağmen ülkemizin büyük ve güçlü bir ülke olarak uluslararası camiada yer aldığını ifade eden Orgeneral Özkök şöyle devam etti: “Nitekim ben bu hususu yurt dışına çeşitli vesilelerle yaptığım seyahatlerimde Türkiye Genelkurmay Başkanı olarak bana yapılan muameleden daha iyi görme fırsatını buldum. Oysa ki bu konuda nedense kendimizi aşırı bir küçümseme, hatta çoğu kez kendimize karşı acımasız bir tutum içinde görmekten büyük üzüntü duyuyorum. Türkiye bu bölgede muazzam bir ülkedir. Diğer bir çok ülkenin birkaç asırda gerçekleştirdiği bir değişimi, çok kısa bir zamanda, pek az acı çekerek gerçekleştirmiştir.” Orgeneral Özkök konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizin etki ve ilgi alanlarının da artık geçmişteki gibi sadece yakın çevresiyle sınırlı olmadığını düşünüyorum. Bu durum, doğal olarak ülkemizin menfaatleriyle ilgili yaklaşımları da etkilemektedir. Unutmayalım ki ülkemizin menfaatleri, Afrika’dan Avrupa’ya, Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar uzanan çok geniş bir coğrafyaya dağılmaktadır. Nitekim, TSK’nın bugün gelinen noktada, Balkanlardaki, Kafkaslardaki, Afganistan’daki ve Afrika’daki çeşitli barışı destekleme harekatlarına hesaplı riskleri göze alarak birlik göndermesinin sebebi, dünya barışına katkıda bulunmanın yanında, milli menfaatlerimizi korumak ve desteklemektir.” Büyükanıt’a övgü “Çağdaş Cumhuriyetimizi çok sağlam temeller üzerine inşa eden Büyük Önder Atatürk’e şükran borçluyuz” diyen Orgeneral Hilmi Özkök, “TSK, Türk ulusunun yaşadığı bu toplumsal gelişim ve değişimde çok önemli bir rol oynamıştır. Bütün yıpratma girişimlerine rağmen, gelecekte de bu rolü oynamaya devam edecek ve çağdaş değerlerden asla uzaklaşmayacaktır. Bu gün bayrağı güvenle, kıvançla ve gururla Orgeneral Büyükanıt’a devrediyorum. Kendisi, TSK’yı, kendisinin çizdiği yolda, 21. yüzyıla başarıyla taşıyacak bir Genelkurmay Başkanı olacaktır.” Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Orgeneral Hilmi Özkök’e Devlet Şeref Madalyası verdi. ------ Orgeneral Hilmi Özkök devir-teslim resepsiyonunda açıkladı: > Yapım politikaya uygun değil ANKARA - Genelkurmay Başkanlığı görevini Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a devreden Orgeneral Hilmi Özkök, emekliye ayrıldıktan sonra politika yapmayacağını söyledi. Özkök, “Politika için yaşım ve yapım uygun değil” dedi. Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’ndaki devir-teslim töreninin ardından, Karargah bahçesinde bir resepsiyon verildi. Törenin ardından Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve eşi Semra Sezer, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve eşi Oya Talat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Bülent Arınç, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Abdüllatif Şener ve Mehmet Ali Şahin, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Adalet Bakanı Cemil Çiçek karargah bahçesindeki kameriyeye geçti. Orgeneral Büyükanıt, torunu Bengisu’yu da kameriyeye getirerek, Cumhurbaşkanı Sezer ve eşi Semra Sezer’e tanıttı. Bu sırada Orgeneral Özkök’ün eşi Özenç Özkök de bir yaşındaki torunu Beren’i kameriyeye getirdi. Başbakan Erdoğan, kameriyede yan yana oturduğu Çörtoğlu, Orgeneral Büyükanıt ve eşi Filiz Büyükanıt ile bir süre sohbet etti. Orgeneral Büyükanıt ile Orgeneral Özkök, daha sonra ayrı bir kameriyede oturmakta olan KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın yanına giderek, Denktaş’ı bulundukları kameriyeye davet etti. Duygulanmak normal Daha sonra torununu kucağına alarak resim çektiren Orgeneral Özkök, konuşması sırasında eşi Özenç Özkök’ün duygulandığının hatırlatılması üzerine, “Ben de duygulandım. İnsanın duygularını kontrol etmesi zor. Her insan gibi bizim de duygularımız var ama bunları toplum önünde frenlemek lazım” diye konuştu. Kara Kuvvetleri Komutanlığı devir teslim töreninin ardından verilen resepsiyonda Cumhurbaşkanı Sezer ile aralarında geçen diyalogla ilgili gazetelerdeki yorumların hatırlatılması üzerine Orgeneral Özkök, “O da basının normal tabiatı. Olacak” dedi. Konuşmasında basına da teşekkür ettiğini hatırlatan bir gazeteciye de Orgeneral Özkök, “Ben herkese teşekkür ediyorum. Eleştirilerden her zaman yararlandım. Bir insan herkes tarafından takdir ediliyorsa bir sorun vardır. Ancak eleştirmek yerine, alay etmek gibi bir üslup iyi değil. Küçümsemeler, yargılamalar insanı üzüyor. Üzülsem de benim hakkımda çok şey yazıldı. Ama her türlü eleştiriye açığız” diye konuştu. Bir gazetecinin, ‘’Artık komuta eşinizde mi olacak?” sorusuna, Orgeneral Özkök, ‘’Her şey vatan için diyorduk, bundan sonra da eşimize yardım edeceğiz. Komuta zaten her zaman eşimdeydi” dedi. Bunun üzerine eşi Özenç Özkök, “Komutan her zaman eşimdi’’ karşılığını verdi. Orgeneral Özkök, kucağında tuttuğu torunu Beren’in Fenerbahçeli olduğu yönündeki sözler üzerine “Duymayayım” şeklinde espri yaptı. Emekliliğini İzmir’de geçirmeyi planladığını anlatan Orgeneral Özkök, İzmir’deki general lojmanlarında ikamet edeceğini, Urla’daki evinin kaba inşaatının en az 2 yıl alacağını kaydetti. Orgeneral Özkök, politika yapmayı düşünüp düşünmediği sorusuna, “Yapmam, yapamam. Yaşım ve yapım uygun değil” karşılığını verdi. Silah arkadaşlığı Hükümetin Lübnan’a asker gönderilmesi ile ilgili prensip kararı hakkında bilgisi olmadığını belirten Orgeneral Büyükanıt’a törende Orgeneral Özkök’ün kendisine Genelkurmay Başkanlığı amblemini takarken duygulanması hatırlatıldı. Bunun üzerine Orgeneral Büyükanıt, ilk defa böyle bir resmi törende böyle bir kucaklaşma yaşandığını belirtti ve “Ben de çok duygulandım. Hele konuşma öncesinde olması nedeniyle zor oldu” dedi. Orgeneral Büyükanıt, ‘’Askerlikte silah arkadaşlığı kavramı çok önemlidir. Rütbe farkı yoktur. Emir-komutadan ayrıdır. Silah arkadaşlığı kardeşlikten ileri bir kavramdır. Bunun yazılı bir kanunu da yok. O yüzden çok kıymetlidir ve sadece bizim Silahlı Kuvvetlerimizde vardır” dedi. Konuşmasında, şahsına yönelik saldırılarda bulunacakların hesap verecekleri yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine ise Orgeneral Büyükanıt, “Hesabı biz soracak değiliz. Cezasını adalet verecek. Yasa dışına çıkan cezasını alır’’ diye konuştu. Spor hayatın rengi Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun ise, Lübnan’a asker gönderilmesiyle ilgili soruyu cevaplarken, ‘’Hükümet’in takdiri. Kararı Hükümet verecek. Biz her türlü hazırlığı yaparız. Ama bu ‘dereyi görmeden pa çayı sıvamak’ anlamına gelmez. Kolay bir iş değil asker göndermek. Hazırlıkların yapılması lazım’’ dedi. Her askeri resepsiyonda olduğu gibi dün de futbol muhabbeti revaçtaydı. İş böyle olunca gazetecilerin sorularından bazıları da bu yönde oldu. Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olduğu bilinen ve resepsiyon sırasında da saçlarını sarı- lacivert renklerdeki tarağı ile tarayan Orgeneral Büyükanıt, “Bundan sonra Fenerbahçe maçlarına zaman ayırabilecek misiniz?” sorusuna, “Ben Sparta Prag taraftarıyım. Taraftarlık bir din gibi değildir. Hayatın rengidir” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106846
    % 1.39
  • 5.7268
    % -0.24
  • 6.3392
    % -0.02
  • 7.4182
    % -0.03
  • 270.683
    % -0.11
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT