Borrell, AB adına yaptığı açıklamada, Çin'in en üst düzey yasama organı Ulusal Halk Kongresi'nin (UHK), Hong Kong Özel İdari Bölgesi'ndeki seçim sisteminde reform yapılması yönündeki kararı kabul etmesini değerlendirdi.

Kararın hesap verebilirlik ve siyasi çoğulculuğa darbe vuracağını belirten Borrell, Hong Kong halkının meşru olarak temsil hakkının erozyona uğrayacağını kaydetti.

Borrell, AB'nin Hong Kong'daki temel özgürlükler, demokratik ilkeler ve siyasi çoğulculuğun artan bir baskı altında olmasından üzüntü duyduğunu, son kararın "bir ülke iki sistem" ilkesinin ihlali anlamına geldiğini vurguladı.

AB ülkelerinin dışişleri bakanlarının, 22 Şubat'taki toplantıda, Hong Kong konusunda kısa ve uzun dönem eylemler hakkında çalışmak için mutabakata vardığını hatırlatan Borrell, "Son karar ışığında, AB ilave adımlar atmayı değerlendirecek ve Hong Kong'daki duruma genel AB-Çin ilişkilerinin bir parçası olarak daha fazla dikkatle yaklaşacaktır." ifadesini kullandı.

Çinli yetkililer, Hong Kong'daki seçim sisteminde yapılacak reformla bölgede siyasetten yargıya birçok alanda "vatansever" Hong Kongluların iş başına gelmesinin beklendiğini dile getirmişti. Seçim sistemindeki reformun, Çin hükümetinin bölgede son iki yılda attığı adımların en önemlisi olduğu belirtilmişti.

Bu reform, Temmuz 2020'de bölgede yürürlüğe giren ulusal güvenlik kanununa tepki gösteren muhaliflerin, seçimlerde daha güçlü şekilde öne çıkmasına karşı bir adım olarak değerlendiriliyor.