Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) anmak manasına gelen salavat nedir, nasıl getirilir ve manası nedir? Kurban Bayramına yaklaştığımız şu tarihlerde en çok merak edilen sorulardan olan salavatın ne olduğu, nasıl getirileceği ve ne anlama geldiği ile ilgili bilgilerin detayları burada....

SALAVAT NEDİR, NE ANLAMA GELİR?

Salevat kısaca, Allahümme salli ala Muhammed ve ala âli Muhammed demektir. Peygamber efendimizin ismi anılınca, aleyhisselam veya aleyhissalatü vesselam yahut sallallahü aleyhi ve sellem demekle de Peygamber efendimize dua edilmiş, salevat getirilmiş olur. 

Namazda Ettehiyyatüden sonra okuduğumuz Salli Barikler de salevattır. Salevat-ı şerife okumanın fazileti büyüktür.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kıyamette bana en yakın olan, en çok salevat getirendir.) [Tirmizi]

(Sabah-akşam on salevat getiren, kıyamette şefaatime kavuşur.) [Taberani]

(Cuma günleri bana 80 salevat okuyanın 80 yıllık günahı affolur.) [Şir’a]

(Günde yüz salevat okuyan, kıyamette şehidlerle beraber olur.) [Taberani]

(Günde bin salevat okuyan, Cennetteki yerini görmeden ölmez.) [İbni Şahin]

(Bana bir salevat getirene Allahü teâlâ, on rahmet ihsan eder, on günahını yok eder ve derecesini on kat yükseltir.) [Nesai]

(Salevat sizin için zekattır.) [I.Hibban] [Burada zekat, temizlik, günahların affıdır.]

Peygamber efendimiz, (Cuma günleri bana çok salevat okuyun! Bunlar, bana bildirilir) buyurdu. Öldükten sonra da bildirilir mi denilince buyurdu ki: (Toprak, Peygamberlerin vücudunu çürütmez. Bir mümin salevat okuyunca, bir melek bana haber verir, "Falan oğlu filan, sana selam söyledi" der.) [İbni Mace]

(Bana salevat okuyana, melekler salat okur. Salevata devam edene, melekler de ona salat okumaya devam eder. Artık isteyen az, isteyen çok salevat okusun!) [I. Mace]

Bir kitap yazmaya veya vaaza başlarken Allahü teâlâya hamd ve Resulüne salevat getirmelidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kim, kitabına ismimi yazdıktan sonra, bana salat ve selam da yazarsa, ismim o kitapta kaldığı müddetçe, melaike, o kimse için istigfar eder.) [Taberani]

(Beni sözünüzün başında, ortasında ve sonunda anın!) [I. Neccar]

(Cebrail aleyhisselam, bana dedi ki: Ya Resulallah, senin ismin anılınca, sana salevat getirmeyen azabı hak eder, Cehenneme gider.) [İ. Ahmed]

Demek ki Resulullah efendimize ömürde bir defa salevat getirmek farz, bir oturumda, bir yazıda bir defa salevat getirmek vaciptir. Bu vacibi kasten terk eden azabı hak eder.

SALAVAT NASIL GETİRİLİR/OKUNUR?

Salevatın en kısası, (Allahümme salli alâ Muhammed ve alâ âli Muhammed) demektir. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
Bir gün dört büyük melek geldi.
Cebrail aleyhisselam dedi ki:
(Ya Resulallah, sana her gün on salevat getirenin elinden tutar, sıratı kuş gibi geçiririm.) 
Mikail aleyhisselam dedi ki:
(Ben de, ona, Kevser havuzundan kana kana içiririm.)
İsrafil aleyhisselam dedi ki:
(Ben de, onun affı için başımı secdeye koyarım. Allahü teâlâ onu affetmedikçe başımı secdeden kaldırmam.) 
Azrail aleyhisselam da dedi ki:
(Ben de, onun ruhunu, Peygamberler gibi kabzederim.)
Peygamber efendimiz de, (Bu ne büyük lütuf ve ne büyük bir ihsandır ya Rabbi) dedi. 

İki hadis-i şerif meali daha şöyledir:
(Her gün yüz defa salevat getiren, münafıklıktan ve Cehennem ateşinden uzaklaşır ve kıyamette şehitlerle beraber olur.) [Taberani]

(Bir kimse, bana salevat getirdiği sürece, melekler de, onun için istigfar eder. Artık isteyen az, isteyen çok salevat getirsin.) [İ. Ahmed]

Hazret-i Ebu Talha anlatır:
Bir gün Resulullah, sevinçli olarak gelip buyurdu ki:
(Cebrail bana gelip, şu müjdeyi verdi: Ya Resulallah! Rabbin, "Sana bir defa salevat okuyana, ben on salat okurum. On defa rahmette bulunur, on günahını affeder, on derece yükseltirim. Sana bir defa selam veren herkesin selamına da, ben on defa selam ile karşılık veririm, Bu sana ikram olarak yetmez mi, razı olmaz mısın?" dedi. Ben de, razı olurum dedim.) [Nesai]

SALAVAT OKUNAN YERLER

İbni Âbidin hazretleri, salevat getirmenin müstehab olduğu yerlerden bazılarını şöyle bildiriyor:
1- Cuma günü ve gecesi,
2- Sabah akşam,
3- Peygamberimizin kabrini ziyaret ederken,
4- Safa ile Merve’de,
5- Ezan okunurken,
6- İkamet edilirken,
7- Duanın başında, ortasında ve sonunda,
8- Telbiyeyi bitirdikten sonra,
9- Bir yere toplanırken ve oradan dağılırken,
10- Abdest alırken,
11- Abdestten sonra,
12- Bir şey unutulduğu vakit,
13- Vaaz ederken,
14- Hadis okumaya başlarken,
15- Hadis okumayı bitirince,
16- Kulak çınlarken,
17- Dînî sual sorarken,
18- Fetva yazarken,
19- Kitap yazarken,
20- Hoca derse başlarken,
21- Talebe derse girince,
22- Kız istemeye gidilince,
23- Evlenirken ve evlendirirken,
24- Mühim işlerin başında,
25- Zikre başlarken,
26- Cenaze namazında ve namazda teşehhüdden sonra salevat okumak sünnettir.
27- Gül koklarken, [Resulullah’ın mübarek teri, gül gibi kokardı.]
28- Müsafeha ederken,
29- Pilav yerken,
30- Mescide girip çıkarken.
31- Resulullah'ın "sallallahü aleyhi ve sellem" ismini işitenin, ömründe bir defa salevat getirmesi farz, okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince ilkinde söylemek vacib, tekrarında müstehabdır. (Redd-ül-muhtar)

Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
(Cuma günü ve gecesi çok salevat getirene şefaat ederim.) [Beyhekî]

(Cuma günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur.) [Dare Kutni]

(Ezanı işitince tekrar edip bana salevat getirin! ) [Buhari]

(Dua perdelidir. Salevat getirilince, perdeler yırtılır, dua kabul olur.) [Taberanî]

(Allahü teâlâyı zikretmeden ve Resulüne salevat getirmeden toplanıp dağılmak, leşten dağılmak gibidir.) [İ. Ahmed]

(Bir toplulukta Allahü teâlâ anılmaz ve Resulüne salevat getirilmezse, o topluluk, Kıyamette, hasret ve pişmanlık çekerler.) [Tirmizî]

(Abdestten sonra, on defa salevat getirenin gamı gider, duası kabul olur.) [Ey Oğul İlmihali]

(Söyleyeceğini unutan, hatırlamak için salevat getirsin!) [İbni Sünnî]

(Meclislerinizi bana salât-ü selam getirmekle süsleyin!) [Deylemi]

(Namaz kıldıktan sonra dua ederken önce Allahü teâlâya layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salevat getir, sonra dua et!) [Tirmizi]

(Kulağı çınlayan beni hatırlasın, bana salevat-ı şerife getirsin. Sonra da “Beni hayırla anana Allah rahmet etsin!” desin!) [Müslim]

(İsmim anılınca salevat okumayan, cimrilerin cimrisidir.) [Tirmizî]

(Yanında anıldığım halde bana salevat getirmeyenin burnu sürtülsün!) [Tirmizi]

(İsmim anılınca salevat getirmeyen, zelil olsun!) [Tirmizî]

(Gül koklayıp da bana salevat getirmeyen, bana eziyet etmiş olur.) [Şir’a]

(İki müslüman, selamlaşıp müsafeha eder ve bir de bana salevat-ı şerife okursa, yeni doğmuş gibi bütün günahları temizlenir.) [R.Nasıhin]

SALAVAT OKUNMAYAN YERLER

Salevat-ı şerife okunmayan yerler de vardır. Birkaçını bildirelim. Şu yerlerde Resulullaha salevat getirmek caiz değildir:
1- Cima esnasında, [Sadece yatağa girerken besmele çekilir.]

2- Tuvalette def-i hacette, [Tuvalete girerken dua okunur.]

3- Satılan malı överken, [Malın kıymetli olduğunu bildirmek için okumak, ticareti dine alet etmek olur.]

4- Uygunsuz iş yaparken, [Harama bakarken, mekruh işlerken.]

5- Bir şeye hayret edince, [Vay anasını dedirten, şaşırtıcı bir olay karşısında.]

6- Hayvan keserken, [Yalnız Besmele çekilir.]

7- Aksırınca, [Yalnız Elhamdülillah denir.]

8- Yemeğe Besmeleyle başlarken. (Besmele çekilir, salevat okunmaz. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Şu üç yerde ismimi söylemeyin: Yemeğe besmele çekerken, hayvanı besmeleyle keserken ve aksırınca.) [Beyheki])

9- Kur’an okurken, [Peygamber efendimizin ismi geçse de salevat okunmaz.]

10- Hutbe dinlerken, [Peygamber efendimizin ismi geçse de salevat okunmaz.]

11- Farz namazların ve müekked sünnet namazların ilk teşehhüdünde,

12- Cenaze olduğunu bildirmek için. [“Bir kimse ölünce peygambere salevat getirilir” intibaını uyandırıcı bir bid’attır.]

İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:
Ölen kimse âlim, zahit veya mübarek bir zat ise sonradan gelen bazı âlimler, cenazesi için sokaklarda ilan yapılmasını iyi görmüşlerdir. (Redd-ül-muhtar)

İlan yolları çeşitlidir. Mesela, davul zurna çalarak duyurmak caiz olmaz. Mevlit okutmak, salâ [salât] okumak caiz olmaz. Belediye hoparlöründen ilan etmek veya gazetelere ilan vermek caiz olur.

Bu konu hakkında İbni Âbidin’de buyuruluyor ki:
“Peygamber efendimize ömründe bir kere salevat getirmek farzdır. İsmini her söylediğinde, işittiğinde, okuduğunda ve yazdığında bir kere salevat getirmek vacip, tekrar edildiklerinde söylemek ise müstehaptır.”