Tarcan, “Hastalar korna korkusu nedeniyle kliniklere gitmeye çekiniyorlar. Ancak bu doğru değil. Aslı Tarcan Tıp Merkezi’nde olduğu gibi yüksek hijyen tedbirlerinin alındığı kliniklerde tedavilere devam edilmesi oldukça önemi” dedi. 

“Koronadan Korkup Diş Sağlığı İçin Geç Kalmayın” 

Koronavirüs salgını tüm dünyayı etkisi altına aldı. Hal böyle olunca, insanlar hayati bir tehdit oluşturmayan sağlık problemlerini bile rafa kaldırmak zorunda kaldı. Bunlardan biri de diş sağlığı… Tıp Merkezi Sahibi Aslı Tarcan, pandemi sürecinde kliniklerinde aldıkları önlemleri anlattı. Diş sağlığının ertelemeye gelmeyeceğinin altını çizen Tarcan, “Diş ve ağız sağlığı, genel sağlık problemlerine doğrudan etki ediyor. Özellikle diş sağlığının olumsuz yönde ilerlemesi zatürre gibi bu dönemde hayatımızı riske atacak rahatsızlıkların önünü açıyor. Aynı zamanda kalp hastalıklarından diyabete, ülserden böbrek rahatsızlıklarına kadar pek çok farklı hastalığın da kapılarını aralıyor” şeklinde konuştu. Bu nedenlerle diş sağlığının ertelenmesi mümkün olmayan bir konu olduğunu söyleyen Tarcan, “Kliniğimizde son derece hijyenik koşullarda ve tüm sağlık önlemlerini alarak çalışıyoruz. Ancak diş sorunları için geç kalındığında geri dönüşü olmayan problemler meydana gelebiliyor. Bunun için tüm hastaların tedbirli olmalarında fayda var” dedi. 

Aslı Tarcan Tıp Merkezi Koronavirüs Önlemlerini Artırdı 

Aslı Tarcan Tıp Merkezi’nde alınan önlemleri anlatan Tarcan, “Özellikle diş ve ağız sağlığı departmanımız, hastalarla yakın temasta oldukları için özenli bir çalışma yürütüyor. Doktor arkadaşlarımızın ve hastalarımızın sağlıklarını korumak adına elimizden gelenin fazlasını yaptığımızı söyleyebilirim. Yeni normal düzene hemen adapte olduk ve kliniğimizi gerekli araç gereçlerle donattık. Diş hekimlerimiz maske, eldiven, gözlük, yüz siperi, hasta ve doktor önlüklerini zaten öncesinde de kullanıyorlardı. Bunlar bir diş hekimi kliniğinin olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Yeni düzende aldığımız önlemlerden biri, kullandığımız tüm yüzeyleri tek kullanımlık bantlar ile sarıyoruz. Tüm araç ve gereçlerimizi ekstra sterilizasyon işleminden geçirmemizin yanında, bu bantlar sayesinde üzerini kaplamamız sayesinde bir hasta için kullanılan alet, diğer hastaya temas etmiş olmuyor” açıklamalarında bulundu.

Tarcan aynı zamanda kliniğin dezenfeksiyonunda ultraviyole ışın yöntemini kullandıklarını belirtti ve “Temizlik personeli sayımızı artırdık. Kliniğimizde sürekli bir temizlik hali mevcut” şeklinde sözlerini sürdürdü. Tarcan, “Koronavirüs salgınında ağız, burun ve göz bölgelerinin virüse en açık alanlar olduğu Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından söyleniyor. Bu nedenle hastalarımıza kendilerinde olumsuz bir durum gördüklerinde, ağrı ve iltihap durumları olduklarında destek almalarını öneriyoruz. Diş sağlığı çok önemli, acil durumların ertelenmesi doğru değil” ifadelerini kullandı.

Covid-19 Döneminde Ağız ve Diş Bakımı 

Tarcan, “Koronavirüs hastalığından enfekte olmuş kişilerde ağız ve diş sorunları artış gösteriyor. Hastada diş eti iltihabı varsa bu diğer enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi şiddetleniyor ya da çürükler hızla ilerliyor. Bu nedenle bu süreçte çok daha dikkatli olmalıyız” dedi. Hem virüse hem de diş eti sorunlarına karşı alınması gereken önlemleri sıralayan Tarcan, “Herkesin ne yazık ki koronavirüse yakalanma ihtimali var. Bu süreçte diş sağlığımızı tamamen kaybetmek istemiyorsak tedbirlerimizi almamız gerekiyor. Günde en az sabah ve akşam olmak üzere 2 kez dişlerin fırçalanması gerekiyor. Bunun yanı sıra diş ipi ile temizlenip, dilin de fırçalanması olmazsa olmazlardan. Ayrıca tuzlu su ya da ağız bakım suları ile gargara yapılmasını da tavsiye ediyoruz. Bu hem diş ve diş eti sorunlarına karşı bir önlem olduğu gibi virüse karşı da alınabilecek tedbirler arasında yer alıyor. Yalnız belirtmek isterim ki yüksek tansiyon hastalığı olanlar ve hekimler tarafından tuz perhizi yazılan kişiler ağız bakım suyunu kullanmaları daha sağlıklı olacaktır” şeklinde konuştu.