Ordu her ne kadar coğrafya kitaplarında Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinde toprağı olan ve her iki bölgeye ait bir il olarak geçse de hemen hemen bütün kültürel özellikleriyle Doğu Karadeniz Bölgesi'ne ait şirin ve güzel bir vilayetimizdir.  Gelişmeye müsait Ordu'da bir tarafta deniz diğer yanda yemyeşil tabiat adeta sizi içine çeker ve kucak açar. Ordu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Tarık Yarılgaç genç, dinamik, enerjik, sempatik yapısıyla üniversitenin kısa zamanda gelişimine katkı sağlayan bir profil çiziyor. Kendisiyle Ordu Üniversitesi'nde yaptığım söyleşi ile baş başa bırakmadan önce katkılardan dolayı iletişim koordinatörü Ali Rıza Yıldız'a teşekkür ediyorum. 
Sayın hocam, rektör olarak Ordu Üniversitesi'ni nereden nereye getirdiniz?
Dünya vizyonuna sahip dinamik, üreten ve çağdaş nesiller yetiştirme amacıyla bize takdir edilen göreve başladığımız sırada üniversitemizi diğer üniversitelere kıyasla hatırı sayılır üniversitelerden birisi yapacağımıza dair söz vermiştik. Akademik ve idari personellerimizin her birinin anlayış ve özverili çalışmaları bugün üniversitemizin daha yaşanabilir, öğrencilerimizin ihtiyaçlarına cevap verebilen ve bölgeye yakışır bir yerleşke haline getirdik. 
Cumhuriyet Yerleşkesinde inşaatı devam eden Müzik ve Sahne Sanatları Fakültemiz, Ziraat Fakültemiz ve Diş Hekimliği Fakültemizin yanı sıra diğer Fakülte ve MYO'larımızda devam eden inşaat, alt yapı ve peyzaj çalışmalarıyla öğrencilerimizin daha ferah bir ortamda eğitim almaları sağlanmış ve sağlanmaya da devam etmektedir. Ayrıca Güzel Sanatlar Fakülte Binası, İlahiyat Fakültesi Binası, Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu Binası, Sağlık Bakanlığı ODÜ 600 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Binası, Okul Öncesi Eğitim Merkezi, Merkezi Kütüphane projeleri 2015 hedeflerimiz arasında yer almaktadır.
Üniversiteniz Türkiye için ne ifade ediyor ve Türk bilim alanına yaptığı katkılardan nelerdir?
Esas görev alanı olan bilimin merkezi olma yolunda kararlı adımlarla ilerleyen üniversitemiz; tamamı sonuçlanan üç AB Projesi; altısı sonuçlanmış, beşi hâlâ yürürlükte olan toplamda 11 TÜBİTAK projesi ve bir de SANTEZ projesi bulunmaktadır. Yürürlükte olan ve sonuçlanan proje ve programların bütçeleri ise toplamda yaklaşık 10 milyon TL civarındadır.  Üniversitenin toplumsal etkinliği ve saygınlığına katkıda bulunmak adına sürekli gelişimi ve yeniliği destekleyen çalışmalarımızla, insanlığa faydalı nitelikli bilgiyi üretme gayretiyle genç araştırmacılar için çekim merkezi olma noktasında önemli gelişmeler kat etmiştir.
Üniversitenizin yakın ve uzak hedef olarak Türk bilimindeki vizyonunu ve yerini nerede görmek istiyorsunuz?
Gelişmiş bir araştırma alt yapısı oluşturmak, bunun verimli bir şekilde kullanılmasına katkı sağlamak, araştırmacıların başarılarını yükselterek akademik yaşamlarını kolaylaştırmak, sürekli gelişimi ve yeniliği destekleyen çalışmalarla insanlığa faydalı nitelikli bilgiyi üretmek gayretiyle, 2020 yılına kadar bilimsel projelere ağırlık vererek genç araştırmacılar için çekim merkezi olma noktasında önemli bilimsel projelere ev sahipliği yapmak hedefindeyiz. Bunun için de gerek bilimsel araştırmaların ve projelerin yürütülmesinde Bilimsel Araştırmalar Proje Koordinatörlüğümüz (BAP) ve araştırmaların yapılması için teknik olanak sağlayan Merkezi Araştırma Laboratuvarımız, gerekse de bireysel teşviklerimizle bu hedefimizi gerçekleştirmek için çaba sarf etmekteyiz. 
Yükseköğretim kurumlarında görmek istediğiniz öğrenci profili sizce nasıl olmalıdır?
Bir ülkenin güçlü olması o ülkenin nitelikli yetişmiş insan gücüyle orantılıdır. Öğrenme çok erken yaşlarda başlayan bir süreç olsa da kişinin ailesine, ülkesine ve insanlığa yapacağı katkılar, kariyerinde izleyeceği yol üniversite eğitimi ile şekillenmektedir. Bu doğrultuda kendinden emin, öğrenmeye ve kendisini geliştirmeye açık, araştıran, sorgulayan, ideallerini gerçekleştirme hedefiyle dünyadaki gelişmeleri yakından takip edebilen, girişimci ve özgün düşünceye sahip gençlerimizin yetişmesi arzusundayız.
Türkiye'deki üniversitelerin bilim, teknik ve üretimi katkı bakımından dünya üniversiteleri ile rekabet edebilecek düzeye gelmeleri için neler yapılmalıdır? 
Özel sermayenin katkısı bizim için çok önemli. Eğer özel sektör Ar-Ge çalışmalarına üniversiteleri dâhil edip proje üretme ve yeni patentler bulma konusunda teşvik edici olursa üniversiteler kendilerini çok daha hızlı geliştirebilir. Bütçe kullanımlarında ve üniversiteleri geliştirmede farklı modeller üzerinde çalışmak gerekiyor. Herşeye rağmen devletimiz bilime katkı amaçlı özellikle yeni kurulan üniversitelere ciddi bütçeler aktarmaktadır. Önemli olan üniversitelerimizin bu bütçeleri yerinde, planlı ve nesillere aktarılması hassasiyetiyle kullanmasıdır. Örneğin büyük bütçelere sahip yerli ya da yabancı sermayeli firmalar, eğer ilimizde çok iyi bir ciroya sahipse ve cirosuna göre yüzdelik dilimler hesaplanarak üniversitelerin genişleme ve araştırma projelerine bütçe aktarabilir veya farklı dinamikler devreye girebilir. Kanada'daki üniversitelerde bu sistemin çok iyi bir şekilde işlediğini, eğitim alanına önemli bir katkı sağladığını görmekteyiz.


Öğrencilerin üniversite tercih ve yerleştirilmesinde sizce üniversitenin yeri ve rolü ne olmalıdır?
Bilimsel araştırma projeleriyle, alanında uzman akademisyenleriyle, il ve bölgedeki saygınlığıyla, sosyal, kültürel ve fiziki olanaklarıyla, öğrencilere katkı sağlayabilen Üniversiteler, en önemli tercih sebeplerindendir. Bu kapsamda 2014-2015 üniversite tercihlerinde lisans ve ön lisans olmak üzere genel toplamda yüzde 95,4'lük doluluk oranıyla Ordu Üniversitesi'nin tercih edilirliği yüksek bir üniversite olması ve 2007 yılında 5000'lerde olan öğrenci sayımızın 17 binler seviyesine çıkması genç yaşımıza rağmen kat ettiğimiz yolda doğru ve geleceğe yönelik adımlar attığımızın bir göstergesi olarak değerlendirebiliriz.
Öğrenciler neden Ordu Üniversitesi'ni tercih etsin, diğer üniversitelerden farkınız nedir?
Eğitim-öğretimde kaliteyi benimseyen yapısı; güçlü akademik kadrosu; Mevlana, Farabi ve Erasmus değişim programı, eğitim iş birlikleri ve bilimsel projeleriyle, ulusal ve uluslararası düzeyde tanınırlık sağlayan bir üniversiteyiz.  Uluslararası düzeyde tanınırlık sağlayan gelişen ve gelişimini tüm hızıyla sürdüren bir üniversite olarak farklı dil ve kültürlerin buluşma noktası olan modern bir kampüs alanı içerisinde, sosyal, kültürel ve sanatsal imkanları ve son derece kaliteli ve sentezlenmiş bir eğitim modelini hedef alan eğitim anlayışımızla gençlerimize kariyerlerine bir adım önde başlama fırsatı sunmaktayız.
Akademisyenlerin performansa dayalı ücret almasını doğru buluyor musunuz, özel üniversite ile devlet üniversitesi arasındaki ücret dengesizliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Akademik camianın aldığı ücretlerinin azlığı veya çokluğu derecesinde maaş hesabının yapılıyor olması öncelikli görevimiz olan akademik misyonumuzun önüne geçtiği düşüncesindeyim. Bu bağlamda bir akademisyenin kendinden beklenen bilimsel çalışımlarını sürdürürken ve geleceğin teminatı gençlerimizi yetiştirirken ekonomik kaygıya düşmemelidirler. Gönlümüz dünya standartlarında akademisyenlere sağlanan özlük haklarının ülkemizde de meslektaşlarımıza sağlanmasından yanadır. Fakat bir o kadar da gönlümüz akademik camiamızdan insanlığa katkı sunması adına birçok bilimsel çalışma ve proje üretmesidir. Sürekli gelişen bir toplum yapısı içerisinde alanına özgü projeler üreten akademisyenlerimize performansa dayalı ücretin getirilmesi hem teşvik edici olacak hem de yapılan bilimsel çalışma sayısını artıracaktır. Böylece daha çok emek harcayan, çalışan ve üreten akademisyenler ayırt edilebilecektir.
Yeni Türkiye'nin yeni rektörü nasıl olmalıdır?
Yeni Türkiye'nin yeni rektörü; çağdaş, vizyon ve misyon sahibi, yenilikçi, şeffaf, katılımcı, demokratik, ilkeli, kararlı, girişimci, dinamik, evrensel değerleri benimseyen, nitelikli, üretken, ileri görüşlü, değişime ve iş birliğine yatkın biri olmalıdır. Ayrıca, şeffaf, ulaşılabilen, dinleyen, özgün düşünceye sahip, problemlere alternatif çözümler sunabilen, dürüst, herkese eşit mesafede, yapıcı, hızlı ve doğru kararlar alabilen, alınan kararlara saygı gösteren, adil, ekip ruhuyla hareket edebilen, bilimsel anlamda kendini kanıtlamış, yöneticilik deneyimine sahip, üretilen bilimsel bilgiyi insanlığın ve ülkemizin hizmetine kazandıran bir rektör olmalıdır.


Ordu Üniversitesi Kimlik Kartı
Yenilikçi-girişimci
Kuruluş: 2006
10 Fakülte, 10 Meslek Yüksekokulu, 3 Yüksekokul ve 3 Enstitü.
Araştırma ve Uygulama Merkezi: 5
Etik kurullar: 3, 
Akademik personel sayısı: 622, İdari personel sayısı: 323
Öğrenci sayısı: 17 bin
Misyon: Evrensel boyutta bilgi üretebilecek, çağdaş, bilimsel, teknolojik ve kültürel birikimin egemen olmasını sağlayacak ülke kalkınmasına ve toplumun gelişmesine dönük ulusal ve uluslararası alanda projeler üreterek katkıda bulunacak ulusal değerlere bağlı, araştıran, sorgulayan, eleştiren, sorumluluk sahibi, mesleki anlamda donanımlı, inisiyatif kullanabilen, empati yeteneği gelişmiş bireyler yetiştirmektir.
Vizyon: Eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, bilimsel yayın ve uygulamada dünya standartlarını yakalayan ülkemizin ve bölgemizin sosyo-ekonomik, teknolojik ve kültürel gelişimine katkıda bulunacak projeler üreterek paydaşlarıyla bütünleşen yenilikçi, rekabetçi, girişimci ve tercih edilen bir üniversite olmaktır.
Doç. Dr. Süleyman DOĞAN sordu, rektörler cevapladı