Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, Musul'da yaşananların Türkiye'nin Kuzey Irak petrolünün dağıtımıyla ilgili atağının ardından meydana geldiğini belirterek, "Kuzey Irak petrolünün satışında ödemelerin Halkbank'a yatırılması üzerine gelen ilk tepkiler ABD ve Bağdat yönetimlerinden olmuştu. Kuzey Irak petrol gelirleri ve nakit akışındaki bu değişikliğin, yeni siyasi ve ekonomik gelişmelere neden olacağı bilinmekteydi. İşte böyle bir ortamda IŞİD terör örgütünün ortaya çıktığı görülüyor" dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Ergezen, Kuzey Irak'ta yaşanan gelişmelerin bölge ülkeleri ve enerji köprüsü olmayı hedefleyen Türkiye için sadece siyasi değil, ekonomik olarak da önemli etkilerinin olacağını söyledi.

Kuzey Irak'taki gerilimin ardından petrolün varil fiyatındaki artışa dikkati çeken Ergezen, "Son olarak Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından yapılan saldırı ile Musul'un ele geçirildiğine yönelik haberler, petrol fiyatlarında hızlı artışa neden oldu. Bir kaç gün içerisinde Brent petrol fiyatı, varil başına 114 doların üstüne çıktı. Bu artış, Türkiye'nin yapmış olduğu enerji ithalatının da maliyetini artırıyor. Özellikle cari açığın azalma eğilimine girdiği bir dönemde yaşanan bu gelişme, Türkiye ekonomisi açısından da tehlike arz ediyor. Oysa dış ticaret açığı nisan ayında yaklaşık 7 milyar dolara kadar gerilemişti. Bu açıdan IŞİD'in saldırıları değerlendirilirken ekonomik etkilerinin de göz önünde bulundurulması gerekir" diye konuştu.
"Halkbank, Kuzey Irak petrolünün yeni adresi"

Kuzey Irak petrolünün Türkiye üzerinden ilk satış haberinin, mayıs ayı sonunda geldiğini hatırlatan Ergezen, Kuzey Irak'tan gelen ve Ceyhan'da depolanan ham petrolün yaklaşık bir milyon varillik kısmının satışının gerçekleştiğini belirtti. Ergezen şöyle konuştu:

"Kuzey Irak Özerk Yönetimi tarafından çıkarılan ham petrol, böylece Türkiye üzerinden uluslararası piyasalara ulaşmış oldu. Bunun yanı sıra dikkati çeken diğer bir nokta ise yapılan satışın ödemelerinin Halkbank'a yatırılması oldu.
Önceden petrol gelirleri ABD bankalarına yatırılıyordu. Bu gelişme, Kuzey Irak petrolü üzerinde yapılan para akışının yönünün değiştiğini gösteren önemli bir detay. Zaten bu satışa ilk tepkiler de ABD ve Bağdat yönetimlerinden geldi. Kuzey Irak petrol gelirleri ve nakit akışındaki bu değişiklik, yeni siyasi ve ekonomik gelişmelere neden olacağı bilinmekteydi. İşte böyle bir ortamda IŞİD terör örgütünün ortaya çıktığı görülüyor."

"Kuzey Irak petrolü, Türkiye'ye 2 milyar dolar getirecek"

Kuzey Irak petrolünün, kıt enerji kaynaklarına sahip Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu yineleyen Ergezen, "Yıllık ham petrol ithalatının yaklaşık 6 milyon tonluk kısmı Irak'tan gerçekleştiriliyor. Son dönemde Kuzey Irak'tan sağlanan sevkiyatın artmasıyla, Ceyhan'a ulaşan ham petrol miktarı günlük 100 bin varil seviyesine ulaştı. Daha önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ceyhan'da biriken Kuzey Irak petrolünün 2,5 milyon varil olduğunu ve tankların kapasitesinin dolduğunu açıklamıştı" bilgisini verdi.

Bu çerçevede bir değerlendirme yapıldığında Kuzey Irak petrolünün, Türkiye'ye senede en az iki milyar dolar katkı sağlayacağını dile getiren Ergezen, "Bununla beraber Türkiye'deki yeterli enerji deposu endişeleri de gündeme geliyor. Çünkü daha şimdiden günlük 100 bin varil sevkiyat ile depolar dolmuş durumda. Eğer enerji köprüsü hedefi varsa depolama kapasitesinin de hızla artırılması gerekmektedir. Çünkü günümüzde ancak uzun süreli stoklar ile dönemsel ve geçici şoklar önlenebiliyor. ABD ve Çin, bu konuda en iyi örneği oluşturmaktalar" uyarısını yaptı.

"Türkiye, enerjinin yeni rotası ve alternatif enerji köprüsü"

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani'nin, Türkiye ile enerji alanında 50 yıllık anlaşma imzaladıklarını açıkladığını, Türkiye'nin de Kuzey Irak'ı önemli bir stratejik sıçrama tahtası olarak gördüğünü belirten Ergezen, şunları kaydetti:

"Türkiye için enerji kaynakları çeşitliliği ve enerji köprüsü hedefini gerçekleştirmek amaçlı bir hamle olarak görülebilir. Kuzey Irak petrolünün devreye girmiş olması, Türkiye'yi uluslararası güzergahlar konusunda önemli bir ülke konumuna getiriyor. Zaten Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Projesi'nin iptal olmasıyla Türkiye'nin, Kuzey Irak, İran ve Azerbaycan üzerindeki faaliyetlerini artıracağı tahmin ediliyordu.

Türkiye, yeni enerji rotası olarak, Avrupa'nın enerji arz güvenliğinin sağlanmasında en ciddi alternatif ve güvenli liman olduğunun altını çiziyor. Fakat yanlış anlamaları önlemek için bir noktaya dikkati çekmek lazım, ham petrolün satışını Türkiye gerçekleştirmiyor. Ham petrolün satışı Kuzey Irak ya da Irak Merkezi Yönetimi tarafından gerçekleştiriliyor."
"Türkiye'nin rolünü Avrupa ve Rusya da destekliyor"

Kısaca Türkiye'nin kendisini bir enerji köprüsü olarak konumlandırdığını, bu noktada Rusya'nın göstereceği tavrın, bundan sonraki gelişmelere de ışık tutacağını dile getiren Ergezen, Avrupa ve Rusya'nın yeni yapılanma süresince görülen pozitif tavrına dikkati çekti.

Ergezen şöyle konuştu:

"Rusya bir tarafta enerji hakimiyetinin kırılmasını istemezken diğer bir tarafta ise bölgedeki desteğini artırmayı hedefliyor. Bu açıdan bakıldığında Kuzey Irak petrolünün satışının ilk Almanya'ya olması ve bir Rus şirketi tarafından satın alınması, Avrupa ve Rusya'nın desteğine işaret ediyor. Bu, Türkiye'nin enerji köprüsü ve ciddi alternatif olma konumunu güçlendiren önemli bir gelişme olarak görülmektedir."

"Petrol fiyatı ortalama 108 dolar olacak"

Brent petrol fiyatının, Kuzey Irak ile ilgili gelişmeler sonrası varil başına 114 doların üzerine kadar çıktığını anımsatan Ergezen, Bundan sonraki dönemde gerilim arttıkça Brent petrol üzerindeki risk priminin de artacağını söyledi. Petrol fiyatlarındaki artışın tek gerekçesinin IŞİD olmadığını, Çin'deki stok amaçlı alımlara da değinen Ergezen, sözlerini şöyle tamamladı:

"Özellikle petrol üretim bölgelerindeki çatışmalar yakından izlenmektedir. IŞİD bir anda petrol piyasasının gündemine oturdu. Diğer taraftan Çin'in stok amaçlı petrol alımı, rekor seviyelere çıkmış durumda. Çin, petrol bağımlılığını azaltmak ve olası riskleri önlemek için petrol stoklarını artırmayı amaçlıyor. Bu alımlar, Brent petrol fiyatının 108 dolar üzerinde kalmasına yol açmaktadır. Sonuç olarak Kuzey Irak'taki gerginlik azalsa bile Çin kaynaklı talep devam ettiği sürece, Brent petrol fiyatının 2014 senesinde ortalama 108 dolar civarında olacağı tahmin edilmektedir."