Yalova'nın Sugören köyünde kadınlar tarafından yarım asırdır dokunan ipek halılar İstanbul Kapalı Çarşı'da yerli ve yabancı turistlere satılıyor.

Aracılar vasıtasıyla Avrupa ülkelerine de ihraç edilen halıları dokuyan kadınlar, 3 yılda hazırladıkları bir üründen 9 bin lira kazanıyor.

Sugören Muhtarı Osman Karataş, AA muhabirine, 1950'li yıllarda yün halı dokumacılığının yapıldığı köylerinde 1970'ten sonra gelen talepler doğrultusunda ipek halı üretimine geçildiğini söyledi.

Santimetreye atılan düğüm açısından yurt içi ve dışındaki birçok ünlü halıyla yarışacak kalitede olan Sugören halılarının, 800 haneli köylerindeki 3 atölyede dokunduğunu ifade eden Karataş, köylerinde gençlerden 80 yaşındakilere kadar her kadının halı dokumayı bildiğini anlattı.

İstanbul'dan gelen tüccarlara, firmalara halı dokuduklarını belirten Karataş, şöyle konuştu:

"Ham maddeyi onlar getiriyor. Kadınlarımız dokuyor, tezgahtan indiği gibi alıp götürüyorlar. İstanbul'da Kapalı Çarşı'da yerli ve yabancı turistlere satıldığını, aracılar vasıtasıyla Avrupa'ya ihraç edildiğini biliyoruz. Üretilen halıları tezgahtan kesildiği zaman ancak görüyoruz. Tamamlanınca hemen gazete gibi dürüp götürüyorlar. İstanbul'da Kapalı Çarşı'ya gittim. Orada baktım o ipek halılar pırıl pırıl parlıyor. 'Nereden bunlar?' dedim. 'Sugören'den geliyor' dediler. Bizim çocuklarımızın yaptığı halılar belki ama biz o halının kıymetini bilemiyoruz. En küçük tezgahtaki bir halıyı 6 aydan önce 'Bitiriyorum' diyen çıkmaz. Halıların tezgahtan inişleri boyutlarına göre 3 yılı buluyor."

Kaliteli ve çok zahmetli

Köydeki kadınlardan Nuray Bilgili ise kaliteli ve çok zahmetli halılar dokuduklarını söyledi.

Halı dokumaya 8 yaşında başladığını, yaklaşık 30 yıldır tezgah başında olduğunu ifade eden Bilgili, şunları kaydetti:

"Büyük bir halı 2-3 yılda tamamlanıyor. İstanbul'dan gelip bize ham maddeyi bırakarak sipariş verenler, 9 bin liradan alıyor. Tezgahtan 2-3 yılda inen halıdan 9 bin lira kazanabiliyorum. Bir sırada bin 100 ilmek. Bin 100 kere elim geçiyor. Bizden alıyorlar ama ne kadara satıldığını bilmiyoruz. Az kazanıyoruz ama eve katkıda bulunmak için yapıyoruz. Zor, gözleri, beyni yoruyor. 'Bunun yıkanmış, temizlenmiş halini tanıyamazsınız' diyorlar bize. Çok değişiyormuş. Kapalı Çarşı'ya gittim, gördüm de benim yaptığım halı mı onu ben de bilmiyorum."

Santimetrekaresinde 144 düğüm var

Yalova Halk Eğitim Merkezince köyde kurulan atölyede görev yapan usta öğretici Gülcan Temel ise halı dokuyan kadın sayısının her geçen gün azaldığını belirterek, "Eskiden çok fazla dokunuyordu ama şu an 50-60 kişi var, belki de daha az. Bir halının dokuma süresi boyutuna göre değişiyor. Santimetrekaresinde 144 düğüm var. Halılarımız en yüksek kalite." dedi.

Yeni neslin fazla ilgi göstermediği halı dokumacılığının bölgede yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu vurgulayan Temel, "15 kursiyerimiz var. Çoğu zaten biliyor. Yeni nesil okuyor, çalışıyor. Halıcılığın çok fazla bir kazancı yok. Ev hanımlarımız mutfak harçlıklarını çıkarmak için çalışıyor." diye konuştu.