¥ Nüfusumuzun yüzde 70’ten fazlası deprem bölgesinde yaşıyor.
¥ 17 Ağustos’tan bugüne kadar ülkemizde 305.238 deprem oldu.
¥ Son 58 yılda depremlerde 58.202 vatandaşımız hayatını kaybetti, 122.096 kişi yaralandı ve 411.465 bina yıkıldı veya ağır hasar gördü. 

Türkiye’de deprem sigortalı konut sayısı 9 milyonu aştı
Binaların dönüşümü konusunda yeterli mesafe alınamasa da geçen süre içerisinde sigorta bilinci arttı. Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) Koordinatörü İsmet Güngör, 1999 yılında depreme karşı güvence altına alınmış konut sayısının 500 bin civarında iken bugün bu rakamın 9 milyonu ve sigortalılık oranının yüzde 50’yi aştığını söyledi. Ayrıca Eylül 2000’den bu yana meydana gelen hasarlar sonrası hasar sahiplerine 190 milyon liralık ödemede yaptıklarını dile getiren Güngör “20 milyar TL tutarında hasar ödeyebilme kapasitesine sahibiz. Devlet kaynaklarından tamamen bağımsız olarak oluşturulan bu ödeme kapasitesini büyük depremlerde kamu bütçesine gelebilecek yükü hafifletebilmek adına çok önemli görüyoruz. DASK olarak hedefimiz ülke genelinde depreme karşı finansal önlem olarak Türkiye kumbarasını oluşturmak. Bunun için sadece günde ortalama 37 kuruş ayırmak yeterli. 100 metrekare betonarme bir bina için ortalama prim senelik 133 TL olarak hesaplanıyor” diye konuştu. 

DERS ALMADIK 
Hâlâ ağır hasarlı  binalarda yaşıyorlar 

17 Ağustos depreminde en büyük yıkımın yaşandığı illerden biri olan Kocaeli’de ağır hasarlı binalarda hâlâ hayat sürüyor. İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Kahraman Bulut “Kocaeli’de 30 hasarlı binada hâlâ insanların yaşadığını biliyoruz” dedi. Onun için depremle ilgili bölgesel planlama yapılmasını önemsediklerini ifade eden Bulut “1999 depreminde yaklaşık 4 bin binamız orta hasar almıştı, bu 4 bin binanın 2 bini güçlendirildi ama geriye kalan 2 bin bina da hâlâ güçlendirme yapılmadan insanların kullanımına devam ettiriliyor. 2012 yılında çıkarılan Kentsel Dönüşüm Kanunu’ndan sonra binaların depreme dayanıklı olup olmadığı lisanslı firmalar tarafından testleri yapılarak raporlanıyor. Bu raporlar neticesinde yaklaşık 5 bin binanın risk analizi yapıldı ve bunların 4 bin 500 tanesi yıkıldı. Geriye kalan 500 binada ise hâlâ hayatın devam ettiğini biliyoruz. Bölgesel olarak planlama yapılmasını önemsiyoruz, 1999 depreminden sonra yapılan deprem konutları ve kalıcı konutlar buna güzel bir örnek. Bu tarz binalar yapılırsa insanlarımızın güvenli bölgelerde yaşamasını sağlamış oluruz” diye konuştu. 

GYODER Başkanı Feyzullah Yetgin: 
DEPREME KARŞI HAZIRLIKLI DEĞİLİZ

Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Feyzullah Yetgin topraklarının büyük çoğunluğu deprem kuşağında bulunan Türkiye’nin hâlâ depreme hazırlıklı olmadığını bildirdi. Türkiye’nin kentsel dönüşüm fırsatını iye değerlendirmesi gerektiğini dile getiren Yetgin şu ifadeleri kullandı: “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ülkemizdeki toplam 20 milyon konutun risk alanı içindeki 6,5 milyonunun dönüşmesi gerektiğini, acil öncelikli 1,5 milyon konutun ise 2023’e kadar dönüştürüleceğini açıkladı. Dolayısıyla hiç zaman kaybetmeden bu sorunu el birliğiyle çözmemiz gerekiyor. Şehirlerimizi, talep ve ihtiyaçlara göre planlayıp geliştirmeli, değiştirmeli ve dönüştürmeliyiz. İlgili yönetmeliklerin ihtiyaçlara ne ölçüde yanıt verdiğinin sorgulanmasını, gerekli revizyonların yapılmasını ve uygulamaların denetlenmesini sağlamalıyız.” Yetgin, kanuni düzenlemelerle kentsel dönüşümde yeni bir dönem başladığını kaydederek, son değişikliklerin dönüşümü hızlandıracağını bildirdi.

Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık:
DENETİM DIŞI BETON ÜRETİMİ YAPILIYOR

Depremlere karşı önlem alınmazsa büyük can ve mal kayıplarının yaşanacağına dikkat çeken Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık “Yapılan araştırmalarda deprem yıkımlarının önemli nedenlerinden birinin standart dışı beton kullanılması, uygulama ve proje hataları olduğu görülmektedir. Depreme dayanıklı yapılara ihtiyaç olan ülkemizde hazır beton sektörünün en önemli sorunu bir kısım üreticinin denetim dışı, kalitesiz üretim yapmasıdır. Hazır betonun üretim sürecinin tamamını kapsayacak şekilde denetlenmesi, deprem ve diğer dış etkilere dayanıklı binalar üretmek için kaçınılmaz bir şarttır. Yeni yapıların oluşturulmasında ve kentsel dönüşüm çalışmalarında kullanılacak KGS belgeli kaliteli hazır beton olası bir depremde birçok hayat kurtaracaktır” dedi.

ERDOĞAN: YIKMADAN  DÖNÜŞÜM  YAPABİLİRİZ
Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan Türkiye’de riski depremin değil güvensiz yapıların oluşturduğunu kaydederek “Derin yenilene çalışmasıyla binaları yıkmadan da dönüştürebiliriz. Derin yenileme bir yapının güçlendirilmesinden, dış cephesine, iç makyajından tesisatına kadar bütün unsurları kapsıyor” dedi.

PELESEN: SU YALITIMI HAYATİ ÖNEMDE 
İZODER Başkanı Levent Pelesen su yalıtımı uygulamalarının binalarda hayati önem taşıdığını belirterek suyun nüfuz ettiği yapıların ömrünün kısaldığını, dayanıklılığının azaldığını söyledi. Ancak ülke genelinde milyonlarca konutta hâlen su yalıtımı olmadığının altını çizen Pelesen, artık bu tür binalara iskân verilmeyeceğini kaydetti.