ABD ve Avrupa merkez bankalarının parasal genişmeye gitmesi ve faiz indiriminde gaza basması üzerine, bu yıl dünyada altına yönelim hızla arttı. Ticaret savaşları gibi riskler de para birimleri üzerindeki riskleri artırınca; altın, özellikle merkez bankaları tarafından “rezerv tutma” anlamında büyük ilgi görmeye başladı. Dünya Altın Konseyinin verilerine göre, sadece 3. çeyrekte merkez bankaları toplam 156,2 ton altın alımı gerçekleştirdi. Böylece bu yıl yaptıkları toplam alım miktarı, 550 tona ulaştı. Üçüncü çeyrekte TCMB, en fazla altın alan merkez bankası olarak kayıtlara geçti. Murat Uysal’ın başkanlığa geçmesinin ardından TCMB, sadece üçüncü çeyrekte 71,4 ton altın alımı yaptı. Bu yüklü alım Türkiye’yi, altın varlığı sıralamasında da yukarı taşıdı ve ülkemiz en fazla altın rezervine sahip 12. ülke oldu. TCMB’nin toplam altın rezervleri ise 385,5 tonla rekor seviyeye çıktı.
TCMB, altın rezervlerini artırarak, döviz cinsinden para birimlerindeki oynaklık ve belirsizliğe karşı kendini güvenceye aldı. Aynı zamanda herhangi bir merkez bankası tarafından yönetilmeyen ve küresel anlamda değeri artan altın, TCMB’nin kazanç elde etmesine sebep oldu. Bu arada sıralamada birinci sırada yer alan ABD’nin 8 bin 133 ton, ikinci Almanya’nın 3.366 ton, üçüncü IMF’nin ise 2.451 ton altını bulunuyor.

YASTIK ALTINDAN 82,3 TON ÇIKTI
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikalarında başarıya ulaşıldığını, 82,3 ton altının ekonomiye kazandırıldığını söyledi. Bakan Albayrak, bu sayede hem dış finansman ihtiyacı hem de finansmandaki faiz yükünün azaldığını belirtti.

'SARI' MEVDUT YÜZDE 67 YÜKSELDİ
BDDK verilerine göre Türkiye’deki altın mevduatları; ocak-eylül döneminde, 2018’in aynı sürecine kıyasla yüzde 67,3 artarak, 64,5 milyar liraya ulaştı. Altın mevduatları, geçen yılın 9 ayında 38,5 milyar lira düzeyinde bulunuyordu. Neredeyse 26 milyar liralık bir artış yaşandı.