Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 128 milyar dolar tutarındaki rezervle ilgili tartışmalara açıklık getirdi. Kavcıoğlu, döviz alım-satımlarının koordinasyon içerisinde yapılabilmesi için Şubat 2017'de Hazine Müsteşarlığı ile protokol imzaladıklarını hatırlattı. Bu protokolle sağlıksız fiyat oluşumunun engellenmesine, döviz piyasalarındaki arz-talep dengesine ve likidite tesisine katkıda bulunulduğunu ifade eden Kavcıoğlu "Söz konusu döviz işlemleri, işlem platformları üzerinden, o günkü piyasa şartları ve fiyatları çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Alıcı ve satıcı tarafın işlem gerçekleşene kadar bilinemediği otomatik platformlarda, doğrudan bir karşı taraf belirlenmeksizin, mevcut piyasa kotasyonları üzerinden işlemler yapılmıştır. Herhangi bir kesime, banka veya firmaya ayrıcalıklı döviz işlemi gerçekleştirilmesi söz konusu değildir. Anılan platformlarda piyasa dinamiklerinden bağımsız, piyasa dışı fiyatlardan, belirli taraflar seçilerek işlem yapılması da mümkün değildir. Finansal istikrarın korunması, ödemeler dengesi finansmanı ve döviz arz-talep dinamikleri kapsamında işlemler gerçekleştirilmiştir" açıklamasında bulundu.
Bu konuların yanlış ve eksik bilgiye dayalı olarak kamuoyu önünde tartışılmasının Merkez Bankasına zarar verdiğini vurgulayan Kavcıoğlu, şöyle devam etti: Protokol kapsamında kamu bankaları aracılığıyla döviz işlemleri yapılmaya başlamıştır. Bu sayede sistemde sağlıksız fiyat oluşumlarının engellenmesi ile döviz piyasalarındaki arz-talep dengesi ve likiditenin tesis edilmesine katkıda bulunulmuştur. Piyasanın işleyişini çok iyi bilmelerine rağmen, 'kime satıldı' diye konuşmalar yapılıyor. Sadece TCMB değil, dünyanın hiçbir yerinde bu tür karşı taraf ayrıntıları açıklanamaz. Bu işlemler sonucu piyasadan çekilen Türk lirası likidite, TCMB tarafından açık piyasa işlemleri ve swap işlemleri yoluyla piyasaya fonlama olarak sağlanmıştır. Dolayısıyla bilanço, varlık, yükümlülük denkliği açısından bakıldığında ortada kaybolmuş bir varlıktan bahsetmek mümkün değildir. TCMB, görev ve sorumluluk alanlarındaki bilgi ve verileri uluslararası standartlar dahilinde şeffaf bir şekilde kamuoyuyla da paylaşmaktadır.