Ucuz gıdaya erişimde atılacak yeni adımla kent tarımı desteklenecek, nüfusun kümelendiği yerlerde yapılacak üretimle yetiştirilen ürünler doğrudan evlere ve lokantalara dağıtılacak. Aracı ve yol masrafının aradan çıkarılması ile gıda fiyatlarında yaşanan düşüşün vatandaşların cebini rahatlatacağını belirten Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, dünyada yaşanan gıda sorunundan çiftçinin maliyetlerine kadar birçok konuda tarımdaki yol haritasını açıkladı.

TÜRKİYE'DE GIDA KRİZİ İHTİMALİ YOK

Pandemi sonrası dünyada yaşanan gıda krizinin Türkiye'de görülme ihtimali olmadığını belirten Bakan Kirişci, Türk çiftçisinin pandemi döneminde fedakarlık göstererek üretime devam ettiğini ancak Avrupa'da çiftçilerin eve çekildiğini belirtti. Buna bağlı olarak Avrupa'da üretim ve tedarik zinciri sorunları yaşandığını söyleyen Kirişci, "Arkasından Rusya-Ukrayna savaşı geldi. Buna rağmen Türkiye'de raflarda 'şu yok, bu yok' diyor muyuz? Demiyoruz. Türkiye 23.4 milyon hektar işlenen tarım arazisi varlığı ve artan tarımsal üretimiyle hem 85 milyon vatandaşını hem de sığınmacı ve gelen turistlerin ihtiyacını karşılayacak durumdadır" dedi.

AYÇİÇEK HARİÇ DİĞER ÜRÜNLERDE İHTİYAÇ ÜZERİNDE ÜRETİM VAR

Buğdayda hasadın başladığını söyleyen Kirişci, "Geçen yıla göre buğdayda fazlamız var. Stratejik ürün un, yağ, şekerdir. Türkiye olarak ayçiçeği hariç diğer ürünlerde ihtiyacımızın üzerinde üretim var. Ayçiçeğinde de yüzde 63 düzeyindeyiz. Bu yıl oran artacak. Gelecekle ilgili de sıkıntı olmaması için ilave önlemler alıyoruz" ifadelerini kullandı.

"TARIMDA DİJİTALLEŞMEYE İHTİYAÇ VAR"

Tarımdaki planlama sorununa değinen Bakan Kirişci, şu ifadeleri kullandı:

"İsteyen herkes istediği yere ihtiyaca bakmadan ekiyor. Burada sorun var. Doğru verilen desteklerin çiftçiyi de ihtiyaç olan ürünlere kanalize etmesi gerekiyor. Planlı üretim bu şekilde olur. Ben göreve geldiğimde ilk iş bilgi teknolojilerine genel müdür atadım. Çünkü tarımda dijitalleşmeye ihtiyaç var. Bir uygulama hazırlıyoruz. İsmine karar vermedik, e-tarım olabilir.

Siz üreticiyseniz, buraya girdiğinizde, adınızı, soyadınızı, ilinizi, ilçenizi, ada ve parselinizi gireceksiniz. Diyelim ki, Çiftçi Kayıt Sistemi'nde kayıtlı 120 dekar araziniz var. Oradaki ekolojik şartlar ve ne yetiştirebileceğinize dair bilgileri orada göreceksiniz. Sizi yönlendirecek. Eğer illa arpa yetiştirecekseniz, uygulama size 'acele et, burada başkaları da üretim yapmak istiyor' diyecek.

Ülkenin ihtiyacı doğrultusunda yeterince arpa üretimi kaydı giriliyorsa, uygulama sizi ikinci satıra yönlendirecek. Size tarlanızda üreteceğiniz başka ürün alternatiflerini söyleyecek. Velev ki, buraya bilgilerinizi girmediniz. O zaman desteklemelerden yararlanamayacaksınız. Tarlanızda bir ürün yetiştirecekseniz, kayıt olacaksınız diyeceğiz.
Diyelim ki kayıt oldu ama üretmedi.

Uygulamada bu görülecek. Şayet bir tarla sistemde 1 yıl boş görünürse, kamu otoritesi gelecek 'siz burada birşey yetiştirmiyorsunuz, tarlanıza bu muhitteki kira bedeli üzerinden kira ödeyip, üretim yaptıracağız' diyecek. Devlet kiralamayacak, taahhüt edecek. Aracılık rolü dışında bir rolü olmayacak.

ÇİFTÇİYE FARKLI DESTEKLER

Göç, veraset ve ilgisizlikten terk edilmiş tarım arazileri olduğunu belirten Bakan Kirişci, buraların yeniden tarıma kazandırılması için çiftçiye destek verdiklerini söyledi. Kirişci, "Yüzde 75 sübvanse edilen tohumu üretici gidip tarlasına ekiyor. Çiftçinin, sertifikalı tohum kullanmasını, yağmurlama ve damlama sulama yapmasını teşvik ediyoruz. Tarım Reform Genel Müdürlüğü çiftçiye alet, ekipman, güneş enerjisi santrallerine varana kadar farklı destekler veriyor" dedi.

Türkiye'nin toprak zengini bir ülke olmadığını belirten Kirişci, temel stratejik ürünlere öncelik verildiğini belirterek, "Bitkisel üretimde un, yağ, şeker; hayvansal üretimde ise yumurta, et, süt stratejik ürün. Öncelik bu ürünlerin üretimi olacak. 65'i bulan destekleri sadeleştireceğiz" ifadelerini kullandı.

UCUZ GIDANIN YOLU KENT TARIMI

 

Vatandaşın en büyük sıkıntısı ise fiyatlar. Bunu düşürmek için kent tarımına başlayacaklarını belirten Bakan Kirişci, "Kent tarımını uygulamaya başlıyoruz. Nüfusun kümelendiği yerlerde aynı zamanda üretim alanlarını da koruyor olmamız gerekiyor. Her yeri sanayileştireceğiz diye bir şey olmaz. Kocaeli'ndekilere mikrofon uzatın. Ne kadar memnunlardır? O kadar fabrikalaşma var ki..." dedi.

İnsanların temiz hava almak için 100 kilometre kat edip Düzce'ye, Bolu'ya gittiğini söyleyen Kirişci, kent tarımına dair detaylar verdi. Bir kilo domatesin Antalya'dan İstanbul'a 800 kilometre yol yaparak geldiğini, bu arada hem tazeliğini kaybettiğini hem de ulaşım maliyetinin fiyatın üzerine bindiğini söyleyen Kirişci, "Yolda da yüzde 25 fire veriyor. Bunun da maliyeti fiyata yansıyor. Üstelik, egsoz emisyonu da havayı kirletiyor. Halbuki, İstanbul'un çevresinde Çengelköy, Şile, Çatalca, Beykoz, Silivri var. Buralarda bakir alanlar var. Üretici de var. Çatalca'da domates yetiştiren kardeşimiz doğrudan ürünü lokantalara, evlere dağıtabilir. Bu yolla, vatandaş hem taze, hem az maliyetli ürün yiyecek. İklim değişikliğine sebep olan unsurları ortadan kaldıracaksınız ve köyden kente göçü de engelleyeceksiniz" değerlendirmesinde bulundu.

Kent tarımının İstanbul, Ankara, İzmir gibi illerin etrafında uygulanacağını belirten Bakan, konu ile ilgili şu ifadeleri kullandı: Erzurum- Erzincan gibi üretim kabiliyeti olan yerlerde de uygulanacak. Bir de jeotermal kaynak varsa, iklimi sert olan yerde 365 gün üretim yaparsınız. Sıcak yerlerde de serayı soğutmak için güneş enerjisini kullanırsınız. Bizim kurtuluşumuz tarımdaysa, tarımın kurtuluşu da kırsalda… 2023'te ne ürettiğini, nasıl üretildiğini bilen, kendi önceliklerini belirlemiş bir ülke olacağız.

Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan çiftçilere destek açıklaması Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan çiftçilere destek açıklaması Tarım ve Orman Bakanlığının Twitter hesabından, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İzmir'de çiftçilerle buluşmasında söz alan 3 kadın çiftçiye verilen destekler ve dile getirdikleri iddialara ilişkin açıklama yapıldı.

Türk tarımında bir ilk! 20 milyon dolarlık ithalatın önüne geçilecek Türk tarımında bir ilk! 20 milyon dolarlık ithalatın önüne geçilecek Bitki koruma ürünü üretiminde pek çok ilke imza atan ve yüzde 100 yerli üretim yapan Koruma Şirketler Grubu, tamamen ithal edilen bitki koruma ürünü aktif maddesi olan Acetamiprid’i üretmeyi başardı. Söz konusu madde dışarıdan yaklaşık 100 bin ton olarak ithal ediliyor. Buda 20 milyon dolar kayıp demek. Koruma Şirketler Grubu tarafından üretilen Benfluralin ve Bakır oksiklorür bitki koruma ürünü ile 20 milyon dolar kaybın önüne geçilecek. Öte yandan ihracata yönelik atılacak adımlarla da küresel pazarda yer alınması hedefleniyor.