Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da, TİKA tarafından tamamlanan ortak projelerin açılışının yapılacağı "Ayrı Coğrafyalarda Aynı İmza" başlıklı törende konuştu. Başbakan Erdoğan'ı salonda bulunanlar 'Dik dur eğilme, bu millet seninle' ve 'Recep Tayyip Erdoğan' tezahüratları ile karşıladı.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

"Millet olarak tarifi mümkün olmayan bir acıyı yaşıyoruz. Acımızı paylaşan, taziye yayınlayan, yardım öneren tüm dost ve kardeş ülkelere teşekkür ediyorum."

"Zaman zaman, bizim bu uluslararası yardımlarımız eleştiri konusu yapılıyor. İşte en son, bunu üzülerek ifade ediyorum, 'Somali'yi bırak, Soma'ya bak' tarzında insaf ve vicdan dışı ifadelerle dile getirildi. Acımız daha çok sıcakken, yaralarımız tazeyken, yüreklerimiz hala kanarken bu eleştiriler üzerinde durmayacağım. Ama şunu ifade etmek durumundayım: Biz Allah'ın izniyle, milletimizin desteğiyle, Soma'ya da ulaştık, oradaki yaraları bir an önce sardık, sarıyoruz, saracağız, ama Somali'ye de ulaşacak güçte bir devletiz artık" dedi.

"Biz vicdan sahibi bir milletiz. Vicdan sahibi milletin elbette vicdan sahibi devleti olacak. Fakat insanlıktan nasibini almamış, zerre kadar vicdanı olmayan, ahlak değerleriyle yakından alakalı olmayan bazı tipler de bizim mitinglerimize geldi diye, 'Onlar buna müstahaktır' diyecek kadar seviye kaybından mahrum olanlardır. Bakıyorsunuz, bir diğeri, oda farkı yok, maalesef çok çok ahlaksızca bir ifadeyi kullanıyor. Şimdi ben soruyorum: Bu yazıyı yazanların patronları acaba bunları kendi gazetelerinde nasıl barındırıyorlar? Diyorum ki sen bir patron olarak sen de aynı zihniyetin mensubusun, eğer bunları hala kapıya koyamıyorsan sen de aynı zihniyetin mensubusun" dedi.

"Soma'daki maden faciasına ilişkin, baştan beri neler söylediler? Dediler ki 'bu patron AK Parti'lidir.' İlk defa o gün, orada gördüm. O güne kadar kendisiyle hiç görüşmüş değilim, tanımam, bilmem. Bu şirketin, holdingin sahibi kimdir bilmem, tanımam. Bu müfteriler, bu ülkede, benim milletimden zannediyorlar ki bu iftiralarla bir şey sağlaycaklar. Sağlayamazsınız. Benim milletim, bu müfterileri bu ülkede tanır" dedi.

"Soma'da tüm ailelerin mağdur edilmeyeceği şekilde her türlü tedbirimizi aldık. Yaralı kardeşlerimizle ilgili her türlü tedbirimizi aldık. Adımları atacağız ve o ocakta çalışan kardeşlerimizle ilgili de çalışmalarımızı yapacağız. Kendilerine istismara fırsat vermeyecek şekilde, bu konuda AFAD şu anda devreye girmiştir ve AFAD'ın yapacağı çalışmalar orayla ilgili hesap açılmıştır. Çünkü bunun istismarını yapanlar olur. Şu dernek, bu dernek filan bunların hepsi istismardır. AFAD, sadece bu iş için hesap açmıştır. Kimse bu oyuna gelmesin, herhangi bir destek, yardım yapacak olan varsa bu yardımın her şeyini AFAD'daki bu özel hesaba yatırsın" dedi.

"İktidara geldiğimizde 2002'den önce, Türkiye alan el konumundaydı. Büyüyen ekonomiyle birlikte o dönemi kapattık artık, veren el konumuna yükseldik. Bu noktada yaptığımız yardım hamdolsun 2,5 milyar doları aşmış vaziyette, buraya geldik. Neden? Çünkü biz büyüyoruz ki veren el, alan elden hayırlıdır. Son 11 yılda sadece TİKA'ya 1 milyar liranın üzerinde kaynak aktardık. Önceki dönemlere göre yüzde 335 artış kaydettik" dedi.

"Millet olarak tarifi mümkün olmayan bir acıyı yaşıyoruz."

"Balkanlardaki sel felaketiyle ilgili olarak, TİKA zaten başından itibaren işin içerisinde. Orada desteklerini sürdürüyor. Şu ana kadar 44 kişinin sel baskınlarında hayatını kaybettiği, hem can kaybının hem de maddi kaybın artacağı yönünde haberler alıyoruz. Tabi TİKA'ya burada mücadele sebebiyle teşekkür ediyorum. Gerek Bosna Hersek'te, gerek Sırbistan'da bu desteği sürdürdüler, sürdürmeye devam ediyorlar. Aynı şekilde AFAD ve Kızılayımız da yine afet bölgesinde, şu anda aktif durumdalar. Bosna Hersek ve Sırbistan halkına buradan bağsağlığı dileklerimi özellikle iletiyorum."

'TÜRKİYE ASLA YALNIZ DEĞİLDİ'

"19 Mayıs 1919'da başlayan, bugüne kadar da devam eden süreç, ulusal sınırlarımız içine hapsolunacak bir süreç değildir. Bize çoğu zaman şunu anlattılar; 'Türkiye saldırıya maruz kaldı, Türkiye toprakları işgal edildi, tüm dünya Türkiye'nin aleyhine tavır takındı, Türkiye yalnız bırakıldı.' Hayır. Türkiye o zor süreçte asla yalnız değildi. Her zaman ifade ediyorum; 19 Mayıs 1919'un kapılarını aralayan Çanakkale zaferimizde Anadolu ve Trakya'nın evlatları kadar, Makedonya'nın, Bosna Hersek'in, Filistin'in, Suriye'nin, Irak'ın evlatları da dedelerimizle birlikte şehit oldular" dedi.

"MUSTAFA KEMAL'İN HATIRASINA DENK DÜŞEN ANLAMLI BİR AÇILIŞ YAPIYORUZ"

"Bugün 19 Mayıs. Gazi Mustafa Kemal'in 1919'da Samsun'a çıkarak, milli mücadelenin ataşeni yaktığı o anlamlı günün 95. yıldönümünü idrak ediyoruz. Türkiye genelinde tüm gençlerimizin Gençlik ve Spor Bayramı'nı tebrik ediyor, Gazi Mustafa Kemal'i minnetle yad ediyoruz. Bu vesile ile tüm şehitlerimizi, ahirete intikal etmiş gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz" diye konuştu. 

Atatürk'ün kendi deyimi ile doğum yıldönümünde önemli açılışlara imza atıldığını belirten Erdoğan, "Gazi Mustafa Kemal, kendisine doğum tarihi sorulduğunda '19 Mayıs' dişe cevaplamıştır. Kendi ifadesiyle doğum yıldönümünde, Gazi Mustafa Kemal'in hatırasına denk düşen anlamlı bir açılış yapıyoruz. Başta TİKA olmak üzere birçok kuruluşumuzla gerçekleştirdiğimiz projeler doğrudan doğruya 19 Mayıs ruhu ile örtüşen projeler" ifadelerini kullandı.

##video##