İRFAN ÖZFATURA
Ermeni tarihçi Urfalı Mateos, Melikşah'tan bahsederken: "Sultanın yüreği, Hristiyanlara karşı şefkatle doluydu. Geçtiği memleketlerin halkına baba gözü ile bakıyordu. Böylelikle muharebe yapmadan birçok eyalete hâkim oldu" der.
Bizanslı Rumların aşağıladığı baskı altına aldığı Ermeniler ancak Osmanlı mülkünde kendilerini ifade imkânı bulurlar. Fatih Sultan Mehmet, onlara Patrikhane kurma izni vermekle kalmaz, dinî, hukukî ve idarî serbestlik de tanır ayrıca.
Osmanlıda teba-ı sadıka diye anılan Ermeniler askerlikten muaf tutulur, onlar da sanat ve ticarete yönelir para kazanırlar. Kendi okulları kolejleri vardır, Devlet kademelerinde nüfuslarına nispetle daha fazla yer alırlar. Yüzlerce, mebus, müderris, maliyeci ve elçiyi bir yana koyun, 22 tanesi nazır (bakan) olur İmparatorluğa.
 KILAVUZUN BATI OLURSA
 Ancak 1900'lü yıllarda Batılılara kanar, kullanılırlar. Anadolu insanına namlu doğrultur, Ruslarla birlik olur, devletin altını oyarlar. Ermeni fırıncılar kışlanın ekmeklerine zehir katar, şairleri "bırak Türk anaları ağlasın" diye mısralar yazar. Ermeni komitacılar Anadolu (Muş, Van, Bitlis, Kayseri, Sivas, Maraş) ve Kafkasya'da 1 milyon 600 bin Müslümanı şehit eder, düşman işgali için zemin hazırlarlar. Şimdi Ermenistan'da bir grup Türk bunu yapsa yaşatırlar mı acaba? İhanetin bedeli her ülkede aynıdır ama Osmanlı yine de nasihatçi yollar onlara.
Ermeniler bunu zafiyet olarak yorumlar çeteciliğe devam kararı alırlar. Çatışmalar şiddetlenir, oluk oluk kan akar, artık birlikte yaşama şansı kalmaz. Ermeniler çöllere sürülmez, Halep, Musul gibi nezih coğrafyalarda iskan edilir. Demiryolu olan hatlarda trenle taşınır, iaşeleri sağlanır, sağlık hizmeti alırlar.
İtilaf Devletleri Lübnan'ı abluka ettiklerinde Cemal Paşa, Ermeni, Rum ve Marunilere erzak yollar. Hâlbuki kendi askerinin de ihtiyacı vardır buna. 
Müslümanlar daha zor şartlarda hicret eder, 900 bin insanımızı kaybederiz yollarda. Toplam kaybımız iki buçuk milyonu aşar.


SANKİ KAÇ KİŞİYDİNİZ Kİ?
Gelelim 1.5 milyon Ermeni öldürüldü iddiasına. Osmanlılar iyi arşivcidir, bütün dünya güvenir kaynaklarına. 1914 yılında İmparatorluk sınırları içindeki Ermeni sayısı 1.173.422'dir (TSK). Yani hepsi öldürülse bile 326.578 kişi lazımdır daha.    
Ermeniler Bolşevik ihtilâlini takiben, Çar ordusunun çekildiği alanlarda terör estirmeye başlarlar. Yine kan gözyaşı kargaşa.
Haydi diyelim bütün bunlar sisli yıllar, net görünmüyor. İşte ASALA, İşte Hocalı'da yaptıkları katliam gün gibi ortada. AGİT raporlarına "etnik temizlik" adıyla geçen cinayetler hiçbir yaptırım getirmedi Ermenistan'a. Erivan Karabağ'da BM Güvenlik Konseyi kararlarına rağmen işgali sürdürüyor hala. BM'nin Irk Ayrımcılığı ve nefret söylemlerinin durdurulması kararlarını" hiçe sayıyor, ders kitaplarındaki yalanlarla militan bir nesil yetiştiriyor. Ne uluslararası hukuk, ne de 1998 tarihli "İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar Sözleşmesi"… Bütün bunlar Erivan'ı bağlamıyor.
NİYE 24 NİSAN?
 Ermenilerin "soykırımının yıl dönümü" diye andıkları 24 Nisan, devlete karşı eylem koyan, suçsuz, korumasız insanları katletmeye kalkan 234 teröristin suçüstü yakalandıkları gündür.
Aralarında memur ve bakanların da bulunduğu 234 örgüt mensubu (Taşnak, Hınçak, Ramgaver) tutuklanır. Ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 19 mavzer, 74 martin, 11 vinçester, 96 maniher, 78 gıra, 358 filovir tüfek ile 3591 tabanca ve 45 221 mermi bulunur ve adli takibat başlar. Bir kısmı serbest bırakılırken suçu sabit bulunan 57 militan Suriye Deyr-i zor'a yollanır, hiç biri idam olmaz.
Osmanlı bahane arıyor olsa, o gün İstanbul'da yaşayan 77 bin Ermeni'yi bunaltabilirdi pekâlâ.


BATI'NIN KANLI KARNESİ
Soykırım yalanına gönülden destek veren Fransa, Cezayir'de 1.7 milyon sivili katletti, Ruanda'da 1 milyon Tutsi'yi yem etti Hutu'lara. Diğer Batılılarında sabıkası var bu hususta. Mesela ABD, 8 milyon Kızılderili'yi yok etti, Hiroşima ve Nagazaki'ye attığı bomba 135 bin insanı moleküllerine ayırdı adeta. İngiltere. Avustralya'daki Aborjin'lerin soyunu tüketirken, İspanya Endülüs medeniyetini bitirdi. Kristof Kolomb'un adamları Amerikalı yerlileri köpeklere yedirdi. Portekizli Barteloma Dias ve Vasco dö Gama kaşif değil, katildi. Kalikut, Mombasa Malindi limanları ateşe verildi.
İtalyanlar ise Libya, Habeşistan ve Somali'de toplu cinayetler işledi.
Acımasız sömürgeci Hollanda Srebrenitsa katliamına yardım ve yataklık etti.
Almanya ise Hitler gibi bir lider (!) yetiştirdi. Papa'nın bunları bilmemesi mümkün değil, ya cahil ya da kötü niyetli.